Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2884 E. 2025/543 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2884
- Karar No
- 2025/543
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2884 Karar No : 2025/543
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
3- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 27/06/2022 tarih ve E:2019/2275, K:2022/4207 sayılı kararının, bireysel işleme ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Elazığ İl Emniyet Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta iken, görevli bulunduğu hizmet binasına 18/08/2016 tarihinde gerçekleştirilen saldırıda yaralanan davacının, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin vazife malullüğü hükümlerinden yararlanarak görevine devam etme talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işleminin ve 04/08/2003 tarih ve 25189 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin 15 ve 17. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 27/06/2022 tarih ve E:2019/2275, K:2022/4207 sayılı kararıyla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 4. maddesinde; 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde ve dava konusu Yönetmelik maddelerinde yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak, Düzenleyici işlem yönünden, 03/01/2018 tarih ve 30290 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği'nin 28. maddesi ile yürürlükten kaldırılan dava konusu Yönetmeliğe ilişkin istem yönünden uyuşmazlık konusuz kaldığından, bu kısım hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı, Bireysel işlem yönünden, Dava konusu Yönetmeliğin 15 ve 17. maddelerinde, emniyet hizmetleri sınıfında görev yapanlarla diğer hizmet sınıflarında görev yapanlar için sağlık durumlarının hastalık branşlarının sınıflandırılmasına göre değerlendirilmesi, hangi durumlarda sağlık kurulu raporu alacakları, alınan raporların hangi organ, komisyon ya da kurumlarca değerlendirileceği, bu raporların nereye gönderileceği, hastalanmaları veya vücutlarında meydana gelen arızaların, hastalık branşlarının sınıflandırılmasındaki hangi sağlık şartları dilimine sahip olup olmadıklarına ve bulundukları hizmet sınıfına göre mevcut kadrosuna ilişkin görevini yapıp yapamayacağı veya sağlık durumuna uygun başka görevleri ifa edip etmeyeceği veya çalışamayacak durumda ise hangi koşullarda emeklilik hükümlerinden yararlanmalarının belirlenmesine yönelik düzenlemeler yapıldığı, düzenlemelerde emniyet hizmetleri sınıfında görev yapan amir ve memur personel ile diğer hizmet sınıflarında bulunan personelin hastalıkları veya vücutlarında meydana gelen arızalar, hastalık branşlarının sınıflandırılmasında aynı dilime girmelerine karşın görevlerini yapıp yapamayacakları ve vazife malullüğü için aranan koşulların hizmet sınıflarına göre birbirinden farklı düzenlendiğinin görüldüğü, Kamu hizmetinin eksiksiz, düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesinden sorumlu olan idarece, davaya konu Yönetmeliğin mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin gereklerini esas alarak, bu hizmeti yürütecek personelin atanmasını belirli kurallara bağlama, personelin bir hizmet biriminde uzun süre görev yapmasının gerek personel, gerekse hizmet yönünden ortaya çıkartabileceği olumsuzlukları giderme, alanlarında görev yapmalarını sağlayarak, hizmetin aksamadan etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesini sağlama amacına yönelik olarak, personelin, mesleğe girişte ve sonrasında hangi sağlık şartlarını taşımaları gerektiğine ilişkin ve ekindeki hastalık branşlarının sınıflandırılmasına dair EK-3 teki A-B-C-D-E dilimlerindeki hastalık ve sakatlıkların, hastanelerin ve Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunun görüşleri alınmak suretiyle hazırlandığı ve ilgili Kanun hükümlerine dayanılarak yürürlüğe konulduğu anlaşıldığından Yönetmeliğin iptali istenilen 15 ve 17. maddelerindeki düzenlemelerin kamu yararı ile hizmet gereklerine ve hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı, Davacının vazife malulü olup olmadığına ilişkin olarak ise, 23/03/2017 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, ... tarih ve ... sayılı Fırat Üniversitesi Hastanesi Başhekimliği Sağlık Kurulu Kararına ek olarak, davacının rahatsızlığının Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi Kliniğinde incelenmesinin istenmesi üzerine, anılan Üniversite durum bildirir sağlık raporunda, davacının rahatsızlığının B ve C dilimlerine uygun olduğunun belirtildiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 04/08/2003 tarih ve 25189 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği'nin 17. maddesine göre, her iki raporda da rahatsızlığı C diliminde sayılan davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, vazife maluliyeti kararlarında Yönetmeliğin 15 ve 17. maddelerine göre değerlendirme yapılacağı hususundaki görüşün hatalı olduğu; bütün hizmet sınıflarındaki personel için 17. maddeye göre değerlendirme yapılması gerektiği; C ve D dilimi olanların vazife malulü olarak farklı unvanlarla veya aynı unvanla görevine devam edebildiği, E dilimi olanların ise vazife malulü olarak emekliye sevk edildikleri; Yönetmeliğin 17/4 maddesinde diğer hizmet sınıflarında bulunan personel için, hastalık branşlarının sınıflandırılmasındaki C veya D dilimi sağlık şartlarına sahip olanların görevlerine devam edebileceğinin belirtildiği, diğer hizmet sınıflarındaki C ve D dilimi raporu olan personelin vazife malulü olarak görevine devam edebileceği, E dilimi olanların ise emekliye ayrılacağı, Yönetmeliğin 17. maddesi uyarınca yani vazife malullüğüne ilişkin düzenlemeye göre talebinin kabul edilmesi gerekirken, 16. maddesindeki emniyet hizmetleri sınıfında çalışmaya (adi maluliyet) ilişkin düzenlemeye göre ret işlemi tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, Yönetmeliğin 17. maddesindeki özel düzenleme gereğince tüm hizmet sınfları için C ve D dilimi sağlık raporu olanlar için davalı kurum tarafından vazife malulü olduğuna karar verilmesi gerektiği, vazife maluliyetine ilişkin davaların % 99 unun sivil memur, polis memuru ve amiri ayrımı olmaksızın SGK'nın vazife malullüğü kararlarını madde 16 uyarınca vermesinden kaynaklandığı, oysa ki özel düzenleme bulunan 17. madde uyarınca vazife malullüğü kararlarının verilmesi gerektiği, davalı idarenin Yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca ret işlemi tesis etmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, tek ihtilafın Yönetmeliğin 17. maddesi uyarınca sadece C dilimi raporu olan polis memur ve amirlerinin mi vazife malulü olacağı yoksa tüm hizmet sınıfında çalışanlar için C dilimi raporla vazife malulü olabileceği noktasında olduğu, Yönetmelik 16. maddeye göre karar veriliyor olsaydı C dilimi raporu olan polis memur ve amirleri de dahil olmak üzere hiçbir emniyet personelinin vazife malulü sayılmasının mümkün olmadığı, 16. maddede de D dilimi raporu olanların malul olacağının düzenlendiği, Yönetmeliğin 17. maddesinde farklı hizmet sınıfları için farklı dilim düzenlemesi yapılmadığı belirtilerek, Daire kararının bireysel işleme yönelik davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup diğer davalı idarelerce savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen davanın reddi yolundaki Danıştay Onikinci Dairesinin 27/06/2022 tarih ve E:2019/2275, K:2022/4207 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 06/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.