Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/1159 E. 2023/2566 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/1159
- Karar No
- 2023/2566
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1159 Karar No : 2023/2566 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 27/12/2022 tarih ve E:2022/4302, K:2022/6904 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 09/07/2019 tarih ve 30826 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Savunma Bakanlığı Rehberlik ve Psikoloji Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 4, 7, 8, 10, 11, 14, 16, 17, 18, 19, 20, 22, 24 ve 28. maddelerinden "psikolojik danışman" ibaresinin kaldırılması talebiyle yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun, davalı idare tarafından zımnen reddine yönelik işlemin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 27/12/2022 tarih ve E:2022/4302, K:2022/6904 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7, 10, 11, 14 ve 15. maddeleri aktarıldıktan sonra; Davacı Derneğin, Yönetmeliğin Resmî Gazete'de yayımlandığı 09/07/2019 tarihini izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca altmış gün içinde dava açma yoluna gitmediği; ancak, aradan üç yılı aşkın bir süre geçtikten sonra 05/09/2022 tarihinde Yönetmeliğin değiştirilmesi için davalı idareye yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine 30/11/2012 tarihinde bakılan davayı açtığı, Davacı Derneğin, davalı idareye yaptığı başvurusunda, 09/07/2019 tarih ve 30826 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Savunma Bakanlığı Rehberlik ve Psikoloji Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4, 7, 8, 10, 11, 14, 16, 17, 18, 19, 20, 22, 24 ve 28. maddelerinden "psikolojik danışman" ibaresinin kaldırılması talebinde bulunduğu, Bu başvurunun, anılan Yönetmeliğin değiştirilmesi istemiyle yapılmış bir başvuru olduğu, dolayısıyla bu başvurunun reddine ilişkin işlemin, davacı Dernek yönünden bir uygulama işlemi olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığı; 2577 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramının, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik doğuran bireysel nitelikteki işlemleri ifade ettiği, bu itibarla davacının, dava konusu ettiği Yönetmeliğin değiştirilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yaptığı başvurunun zımnen reddi sonrasında, bu ret işlemini iptal davasına konu edebileceğinin kabulü hâlinde, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin gözardı edilmesi sonucunu doğuracağı, Belirtilen durum karşısında, 2019 yılında yürürlüğe girerek hukuki sonuçlarını doğurmuş olan Yönetmeliğe karşı süresi içinde dava açmayan davacı Derneğin, dava açma süresinin geçirilmesinden sonra, sözü edilen Yönetmeliğin kimi maddelerinin değiştirilmesi için 2577 sayılı Yasa'nın 11. maddesine göre davalı idareye yaptığı başvurunun dava açma süresini yeniden başlatmayacağından, bu başvurunun reddi üzerine açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3/(e) ve 15/1/(b) maddeleri uyarınca süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, her ne kadar dava konusu Yönetmelik 2019 yılında çıkarılmış olsa da, davanın yetkili idari makamlardan edinilen yeni tarihli işlem ve görüş yazıları nedeniyle açıldığı; Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programlarından mezun olanların “psikolojik danışman” unvanını kullandıklarından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına başvurdukları, bu programdan mezun olanların hangi unvanı kullanabileceklerinin sorulduğu, 28/07/2022 tarihli verilen cevaptan “rehber öğretmen” unvanını kullanabileceklerinin sabit olduğu; Sağlık Bakanlığından da “psikolojik danışman” unvanında personel bulunup bulunmadığının sorulduğu, 20/07/2022 tarihli verilen cevapta, sağlık meslekleri arasında Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık meslek tanımının bulunmadığı, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık mezunlarının ruh sağlığı alanında faaliyet gösterebilmesi için Klinik Psikoloji yüksek lisansı yaparak Klinik Psikolog unvanı alması gerektiği, bunun haricinde ruh sağlığı alanında herhangi bir yetkisinin olmadığının belirtildiği; ayrıca dava konusu Yönetmelik hükümleri açısından farklı idari kurumların düzenlemelerinin çelişkili uygulamalar doğmasına neden olacak nitelikte olduğu belirtilerek, davanın süre aşımı nedeniyle reddi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın hukuka uygun olduğu, haksız temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 27/12/2022 tarih ve E:2022/4302, K:2022/6904 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu hüküm altına alınmış; 4. fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler... " kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere bir düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlemi veya uygulama işlemini ya da her ikisini birlikte iptal davasına konu yapabileceği kuşkusuzdur. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca ilgilisi tarafından düzenleyici işlemde değişiklik yapılması amacıyla idareye başvuru yapılması ve bu başvurunun reddi üzerine 2577 sayılı Kanun'un 7. ve 10. maddelerinde öngörülen süreler içinde dava açılması da mümkündür. Davacı Dernek tarafından, “psikolojik danışman” unvanının kullanımına yönelik başvurularına, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve Sağlık Bakanlığından aldığı, yükseköğretim kurumları bünyesinde yer alan programlardan mezun olunduğunda kazanılan unvanlar arasında "psikolojik danışman" unvanının bulunmadığı ve psikolojik danışma ve rehberlik mezunlarının ruh sağlığı alanında herhangi bir yetkisi bulunmadığı yolundaki cevaplar üzerine, Millî Savunma Bakanlığı Rehberlik ve Psikoloji Danışma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 4, 7, 8, 10, 11, 14, 16, 17, 18, 19, 20, 22, 24 ve 28. maddelerinden "psikolojik danışman" ibaresinin kaldırılması yolunda düzenleme yapılması istemiyle davalı idareye 05/09/2022 tarihinde başvurduğu, davalı idarece bu başvurunun zımnen reddi üzerine, temyizen incelenen davanın 30/11/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının dava konusu düzenlemede değişiklik yapılması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine açmış olduğu dava süresindedir. Belirtilen nedenlerle, davanın süresi içinde açıldığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile süre aşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.