Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2024/2886 E. 2025/3963 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2024/2886
Karar No
2025/3963
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2886 Karar No : 2025/3963

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Noterde düzenlenen ve davacının da kiralayan sıfatıyla imzaladığı ... tarih ve ... ilâ ... yevmiye numaralı kira sözleşmelerinde damga vergisinin eksik alındığının tespit edildiğinden bahisle, davacı adına 2017/Eylül dönemine ilişkin ikmalen tarh edilen damga vergisi ile bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının kiralayan sıfatı ile kiracı ve müteselsil kefil ile birlikte imza edilen arazi kira sözleşmelerinde müteselsil kefilin bulunması nedeniyle anılan sözleşmelerin kefalet senedi hükmünde olduğu ileri sürülerek cezalı tarhiyat yapılmışsa da, damga vergisine konu olan kağıdın müşterek ve müteselsil kefilleri ihtiva eden, kira sözleşmesi olduğu hususunda şüphe bulunmadığı, kira sözleşmesine kefillerin dahil edilmesinin söz konusu sözleşmenin hukuki niteliğini kefalet senedi olarak değiştirmeyeceği, zira kefillerin imzasının sözleşmeden çıkarılması halinde de sözleşmenin hükümlerini devam ettireceğinden, davacı adına ikmalen tarh olunan vergi ziyaı cezalı damga vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı damga vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının da taraf olduğu arazi kira sözleşmelerinde müteselsil kefillerin de olduğu görüldüğünden damga vergisinin binde 9,48 oranında alınması gerektiğinden, gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, Daire kararında belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Noterde düzenlenen ve davacının da kiralayan sıfatıyla imzaladığı ... tarih ve ... ilâ ... yevmiye numaralı kira sözleşmelerinde damga vergisinin eksik alındığının tespit edildiğinden bahisle, davacı adına 2017/Eylül dönemine ilişkin ikmalen tarh edilen damga vergisi ile bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT: 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun "Konu" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, Damga Vergisine Tâbi Kâğıtların yer aldığı (1) Sayılı Tablonun I. Akitlerle ilgili kâğıtlar A. Belli parayı ihtiva eden kâğıtlar kısmında 2017 yılına ilişkin kira mukavelenameleri için oranın binde 1,89; kefalet, teminat ve rehin için binde 9,48 olduğu, "Mükellef" başlıklı 3. maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, "Kağıtların mahiyetlerinin tayini" başlıklı 4. maddesinde, bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı, mahiyeti tayin edilmek istenen kağıdın üzerinde başka bir kağıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan kağıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre verginin alınacağı, "Bir kağıtta birden fazla akit ve işlem bulunması" başlıklı 6. maddesinde, bir kağıtta biribirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların her birinden ayrı ayrı vergi alınacağı, bir kağıtta toplanan akit ve işlemlerin birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde damga vergisinin, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınacağı, ancak bu akit ve işlemlere asıl işlemin akitlerinden başka bir şahsın eklenen akit ve işleminin de ayrıca vergiye tabi olduğu ifade edilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun "Kefalet Sözleşmesi" başlıklı 581. maddesinde; kefalet sözleşmesinin, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme olduğu, "Müteselsil Kefalet" başlıklı 586. maddesinde; kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Teselsül karinesi" başlıklı 7. maddesinin birinci fkrasında; İki veya daha fazla kişinin, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girmesi halinde, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olacakları, ikinci fıkrasında ise; ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olacağı hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME Dava dosyasının incelenmesinden, davacının mülkiyetinde bulunan arazilerin kiralanması hususunda davacı ile muhtelif kiracılar arasında 14/09/2017 tarihli 8 ayrı kira sözleşmesi düzenlendiği, anılan kira sözleşmelerin müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olanlar tarafından da imza edildiği, kira sözleşmelerine istinaden damga vergisi beyannameleri verilerek kira bedelleri üzerinden binde 1,89 oranında tahakkuk eden damga vergilerinin ödendiği, Adalet Bakanlığı Başmüfettişliğince gerçekleştirilen noterlik denetiminde sözkonusu sözleşmeler uyarınca eksik vergi hesaplandığı sonucuna ulaşılarak, bu hususun davalı idarece tekrar araştırılması yönündeki yazı üzerine, davalı İdarece yapılan araştırma sonucu sözleşmelerde müteselsil kefalete ilişkin işlemlerin de bulunması nedeniyle oranı daha yüksek olan kefalet sözleşmelerine ilişkin oran olan binde 9,48 oranında vergi alınması gerektiğinden bahisle düzenlenen 17/11/2022 tarihli tutanak esas alınarak 2017/Eylül dönemine ilişkin olarak, önceden kira vergisi oranında ödenen tutar düşülmek suretiyle kefalet sözleşmelerine ilişkin oran olan binde 9,48 oranında ikmalen tarh edilen vergi ziyaı cezalı damga vergilerinin, aynı tarihte müteselsil sorumlu sıfatıyla hem davacıdan istenildiği, hem de anılan 8 adet sözleşmeyi kiracı sıfatıyla imzalayanlardan ihbarnamelerle istenildiği, bunun üzerine davacı tarafça anılan sözleşmeler gereği ödenecek vergilerden kiracının sorumlu olduğu ve dava konusu vergilerin zamanaşımına uğradığı iddialarıyla bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, yukarıda yer verilen mevzuatın incelenmesinden, bir kağıtta biribirinden tamamen ayrı birden fazla akit ve işlem bulunduğu takdirde bunların herbirinden ayrı ayrı vergi alınacağı, bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı bir asıldan doğma oldukları takdirde damga vergisinin, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınacağının açıkça düzenlendiği, bu durumda sözkonusu kira sözleşmelerinin, üçünçü kişilerin kefalet şerhini de içermesi nedeniyle, en yüksek vergi oranını içeren kefalet sözleşmesine göre vergi alınması gerektiğinden, ayrıca kefalet sözleşmesinin asıl borç ilişkisinin alacaklısı durumunda olan kiralayan/davacı ile kefiller arasında imzalandığı gözönüne alınarak kefalet sözleşmesinin tarafı olan davacı adına kira vergisi oranında ödenen damga vergisi düşülmek suretiyle, kefalet akdine ilişkin damga vergisi oranı uygulanmak suretiyle eksik alındığı anlaşılan damga vergisinin ikmalen tarh edilmesi yerinde ise de; gerek davalı idarenin savunma ve temyiz dilekçesinde, gerekse Uyap'ta yapılan incelemede anılan sözleşmeleri kiracı sıfatıyla imzalayanlar adına, aynı sebeple, yani kira sözleşmesinde kefalete ilişkin hükümlerde bulunması nedeniyle, kira vergisi oranında ödenen tutar düşülmek suretiyle, kefalet sözleşmelerine ilişkin oran uygulanmak suretiyle ikmalen tarh edilen vergi ziyaı cezalı damga vergilerine karşı açılan davalarda, davacıların borçlarını yapılandırmaları nedeniyle açtıkları davalardan feragat ettikleri, bu nedenle açılan davalarda, ... Vergi Mahkemesinin E:..., ...,...,...ve ...Vergi Mahkemesinin E:...,...,...,...sayılı dosyalarında karar verilmesine yer olmadığı kararları verildiği görüldüğünden, işbu davayla aynı maddi olaydan doğan ve müteselsil sorumluluk kapsamında taraflardan birinin ödemesiyle sona erecek damga vergisine ilişkin vergi borcunun, yapılandırma üzerine ödenip ödenmediği, ya da başka suretle İdarece tahsil edilip edilmediği, neticede borcun sona erip ermediği hususları da araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2024/2886, K. 2025/3963, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2024-2886-e-2025-3963-k-e02f2cd28d5a