Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2023/5690 E. 2025/5082 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2023/5690
Karar No
2025/5082
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5690 Karar No : 2025/5082

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Etiket ve Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirleri ile ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... sayılı ödeme emirleri yönünden, vergi borçlarının tahsil zamanaşımına uğradığı, ... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emrine konu amme alacağının, asıl borçlu şirket tarafından 2010 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle takdir komisyonu kararına istinaden yapılan cezalı tarhiyattan ve kesilen özel usulsüzlük cezasından kaynaklandığı, 08/09/2010 tarihinde şirketteki hisselerini devreden davacının, kurumlar vergisi beyannamesinin beyan edilmesi gerektiği 2011 yılında şirket ortağı olmadığından vergi borcundan sorumlu tutulamayacağı, ... sayılı ödeme emri ve ... sayılı ödeme emrinin ... sayılı tahakkuk fiş numaralı amme alacakları dışındaki kısmı yönünden, ödeme emirlerine konu 2007 ila 2010 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinin, asıl borçlu şirketin 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin defter ve belge isteme yazısının şirketin kanuni temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi üzerine katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi sonucu yapılan cezalı tarhiyatlardan kaynaklandığı, davacının vergisel sorumluluğu ortağı olduğu döneme ilişkin beyanname verilmemesi, beyan edilen bir verginin ödenmemesi veya yapılan inceleme sonucu eksik beyanda bulunulduğunun tespiti durumunda söz konusu olabileceğinden, davacının ortaklık sıfatının sona ermesinden sonra görev yapan yöneticilerin defter ve belge ibraz etmeme eyleminden sorumlu tutulamayacağı, ... sayılı ödeme emrinin ... sayılı tahakkuk fiş numaralı amme alacaklarına ilişkin kısmı ile ... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emirlerine konu vergi borçlarının dayanağı olan asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirleri ve tebliğlerine ilişkin bilgi ve belgelerin Mahkemelerince verilen ara kararlarıyla istenilmesine rağmen davalı idarece bu hususlara ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, ispat külfeti kendisine düşen davalı idarece anılan ödeme emirleri içeriği amme alacağının kesinleşmesine ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına ödeme emirlerinin düzenlenerek usulüne uygun tebliğ edildiğinin ortaya konulamadığının anlaşıldığı, amme alacağının şirket ortağı olan davacıdan ödeme emriyle takip edilebilmesi için usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerektiğinden davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Etiket ve Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirleri ile ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından, sermaye hisseleri oranında, doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... sayılı ödeme emirleri ve ... sayılı ödeme emrinin ... sayılı tahakkuk fiş numaralı amme alacaklarına ilişkin kısmına yönelik hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, ..., ... sayılı ödeme emirleri ve ... sayılı ödeme emrinin ... sayılı tahakkuk fiş numaralı amme alacakları dışındaki kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemi yönünden, Dosyanın incelenmesinden, davacının 07/02/2006-08/09/2010 tarihleri arasında ... Etiket ve Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olduğu, ... sayılı ödeme emrine konu amme alacağının, şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra, asıl borçlu şirket tarafından 2010 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle takdir komisyonu kararına istinaden şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı ve kesilen özel usulsüzlük cezasından kaynaklandığı, ... sayılı ödeme emri ve ... sayılı ödeme emrinin ... sayılı tahakkuk fiş numaralı amme alacakları dışındaki kısımlarının ise yine davacının ortaklıktan ayrıldıktan sonra, şirketin 2007 ila 2010 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin istenilmesine dair yazının 08/11/2012 tarihinde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi üzerine düzenlenen vergi inceleme raporları dayanak alınarak asıl borçlu şirket adına re'sen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarından kaynaklandığı, şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına hissesi oranında şirket ortağı sıfatıyla anılan ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır. 6183 sayılı Kanun'un 35. ve 213 sayılı Kanun'un 10. maddeleri ile Anayasa Mahkemesinin 19/03/2015 tarih ve E:2014/144, K:2015/29 sayılı kararı ile 13/12/2017 tarih ve E:2016/14, K:2017/170 sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde; limited şirket ortaklarının ve kanuni temsilcilerin sorumluluklarının farklı içerikler taşıdığı, kanuni temsilcilerin vergi ile ilgili ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle sorumlu tutuldukları ve sonraki dönemlerdeki kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri nedeniyle, önceki kanuni temsilcilere sorumluluk yüklenemeyeceğinin kural olarak belirlendiği, limited şirket ortakları için benzer bir hüküm bulunmadığı ve limited şirket borcundan doğrudan doğruya sorumlu tutuldukları, kanuni temsilcilerin, borcun tamamından müteselsilen sorumlu oldukları halde, ortakların sorumluluğunun sermaye payına isabet eden borçla sınırlandığı ve kanuni temsilcilere rücu olanağı tanınmış olmasına karşın ortaklara böyle bir rücu olanağı tanınmaması karşısında şirket ortaklarının ve kanuni temsilcilerin takibinin ayrı değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve ortak olan şahsın devirden önceki dönemlere ait amme alacağından doğan sorumluluğunun kusursuz sorumluluk ilkesine dayanması nedeniyle şirketten ayrıldıktan sonra ibraz yükümlülüğü gibi diğer bir takım vergisel ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle ortaya çıkacak vergi ve cezai sorumluluğun borcun ait olduğu dönemde ortak olanları da kapsadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, ... sayılı ödeme emrinde yer alan 2010 yılına ilişkin salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, kesilen özel usulsüzlük cezası ve hesaplanan gecikme faizi ile ... sayılı ödeme emri ve ... sayılı ödeme emrinin ... sayılı tahakkuk fiş numaralı amme alacakları dışındaki kısımlarında yer alan 2007 ila 2010 yıllarının muhtelif dönemleri için salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile hesaplanan gecikme faizinin; davacının şirketteki hisselerini devretmesinden sonra seçilen kanuni temsilci tarafından, kurumlar vergisi beyannamesinin verilmemesi ve ilgili yıllara ait defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinden kaynaklandığı görülmekle birlikte; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Limited şirketlerin amme borçları başlıklı" 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kuralı gereğince, şirket ortağı için, şirket yetkilisinin sorumluluğundan farklı olarak borcun doğmasında herhangi bir kusurunun olup olmadığına bakılmaksızın, hissedar olmasının, hissesi oranında borçtan sorumlu olması için yeterli olduğu ve kendi dönemi ile hissesi oranında doğan borçtan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davacının ortak olarak sorumlu olduğu dönemler ve ..., ... sayılı ödeme emirleri ile ... sayılı ödeme emrinin ... sayılı tahakkuk fiş numaralı alacaklar dışındaki kısmında yer alan borçların dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilerek şirket nezdindeki takip yollarının usulüne uygun biçimde tüketilip tüketilmediği hususları da dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ..., ... sayılı ödeme emirleri ve ... sayılı ödeme emrinin ... sayılı tahakkuk fiş numaralı amme alacakları dışındaki kısma yönelik hüküm fıkrasının bozulmasına BOZULMASINA, kalan kısımların ONANMASINA, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 26/11/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, davacının 07/02/2006-08/09/2010 tarihleri arasında ... Etiket ve Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olduğu, ... sayılı ödeme emrine konu amme alacağının, şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra, asıl borçlu şirket tarafından 2010 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi nedeniyle takdir komisyonu kararına istinaden şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı ve kesilen özel usulsüzlük cezasından kaynaklandığı, ... sayılı ödeme emri ve ... sayılı ödeme emrinin ... sayılı tahakkuk fiş numaralı amme alacakları dışındaki kısımlarının ise yine davacının ortaklıktan ayrıldıktan sonra, şirketin 2007 ila 2010 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin istenilmesine dair yazının 08/11/2012 tarihinde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi üzerine düzenlenen vergi inceleme raporları dayanak alınarak asıl borçlu şirket adına re'sen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarından kaynaklandığı, şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına hissesi oranında şirket ortağı sıfatıyla anılan ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca kural olarak, tahsili gereken kamu alacağına ilişkin vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortaklar, ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlerde ortaklık sıfatından doğan ve bu dönemlere dair yapılacak bir inceleme sonrası tarh edilen vergi ve kesilecek cezalardan sorumlu tutulabilecektir. Ortaklık sıfatının devam ettiği dönemlerde şirket işlemleri hakkındaki her türlü bilgiye erişme imkanı olan ortakların, paylarını devrettikten, başka bir ifadeyle şirketle bağlarının ortadan kalkmasından sonra, ortak oldukları dönemlerde gerçekleşmeyen defter ve belge ibraz etmeme ve beyanname vermeme fiilleri sonucunda ortaya çıkan kamu alacağından, salt vergilendirme dönemlerinde payları bulunduğundan bahisle sorumlu tutulmaları mümkün değildir. Bu durumda, ortaklık sıfatının sona ermesinden sonra gerçekleşen defter ve belge ibraz etmeme ve beyanname vermeme fiilleri nedeniyle re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezalardan sorumluluğu bulunmayan davacı adına düzenlenen ..., ... sayılı ödeme emirlerinde ve ... sayılı ödeme emrinin ... sayılı tahakkuk fiş numaralı amme alacakları dışındaki kısım hukuka uygunluk bulunmadığından, anılan kısım yönünden temyiz isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2023/5690, K. 2025/5082, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2023-5690-e-2025-5082-k-e74c69957412