Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/3514 E. 2025/7062 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/3514
- Karar No
- 2025/7062
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3514 Karar No : 2025/7062
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... VEKİLİ : Av. ...
2- ... VEKİLLERİ : Av.... Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Yönetimi Anabilim Dalı için ilan edilen 2 adet doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmak üzere davacının yaptığı başvurunun reddine ilişkin Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığının ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile anılan kadroya yapılan atama işlemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; jüri raporları ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda söz konusu raporlar arasında, davacı ve ataması yapılan adayların akademik çalışmaları ile ilgili yapılan tespitler bakımından belirgin düzeyde farklılıkların bulunmadığı, davacı ile ataması yapılan adayların puanlarının birbirine yakın hesaplandığı, davacının atanmasını gerektirecek nitelikte farklı tespitlere yer verilmediği, bilirkişi raporunda bahsedilen davacının SSCI, SCI, SCI-Expanded ve AHCI ile “Web of Science All Database” ve Scopus indekslerinde taranan dergilerde yayımlamış olduğu makalelerin, diğer dört adayın her birinin yapmış olduğu akademik çalışmalardan daha fazla olmasının uyuşmazlık konusu kadroya davacının atanmasını zorunlu kılan bir husus olmadığı, ayrıca bilirkişi raporlarında belirtilen kanaatlerin, mahkemeleri bağlayıcı niteliğinin de olmadığı gerekçesiyle atama yapma hususunda davalı idareye tanınan takdir yetkisinin, jüri raporları göz önüne alınarak diğer iki adayın atanması, üçüncü sırada atanması uygun görülen davacının ise atanmaması yönünde kullanılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dosyada yer alan iki adet bilirkişi raporuna rağmen Mahkemece bu raporlara itibar edilmemesinin nedenlerinin ortaya konulamadığı, uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında bilimsel ve teknik bir incelemeyi gerektirdiği, davalı idarenin takdir yetkisinin kullanımının kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğu, jüri raporlarındaki atama önerisi sıralamasının aynı olduğu, bu durumun adayların başvurularının incelenmesinde nesnel davranılmadığını gösterdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, doktor öğretim üyesi kadrolarına başvurularda aranan puanlamanın "zorunlu ya da toplam puan fark etmeksizin asgari başvuru koşullarına ilişkin olduğu, asgari puanı sağlayarak başvuru hakkı kazanan adaylar arasında eğitim-öğretim tecrübesi, çalışma alanı, varsa ilanda yer alan ek koşul yönünden değerlendirme yapıldığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak en uygun adayın belirlendiği, jüri üyelerince toplam puan, zorunlu puan ve belli yayınlar değil tüm dosya kapsamı dikkate alınarak rapor hazırlandığı savunulmuş; Müdahil Nilay Neyişçi tarafından ise toplam akademik puanının 215,82 olarak hesaplandığı ve adaylar içerisinde birinci sırada atama hakkı elde ettiği, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği belirtilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin/ işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 22/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.