Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/3302 E. 2025/7046 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/3302
- Karar No
- 2025/7046
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3302 Karar No : 2025/7046
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İzmir ili, Buca ilçesi, ... Mahallesi ... Sokak No:... adresinde "... Evi" adı altında izinsiz eğitim faaliyetinde bulunulduğundan bahisle 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca anılan yerin kapatılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı İzmir Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlığın "..." isimli iş yerinde izinsiz eğitim ve öğretim faaliyetinde bulunulup bulunulmadığından kaynaklandığı, davalı idarece yapılan denetimde tutulan işleme esas 05/01/2024 tarihli denetim tutanağı ve ekinde bulunan fotoğraflar ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; uyuşmazlık konusu iş yerinde sınıf düzeninin oluşturulduğu, sınıfta eğitim ve öğretim faaliyetinde kullanılmak üzere gitar bulundurulduğu, iş yerinin girişinde söz konusu yerde yapılan eğitim faaliyeti ile ilgili yönlendirici tabelaların (resim, gitar, piyano, keman vb.) bulunuğu, öğrenci koçluğu ve danışmanlığı alanında tamamlanmış eğitimine dair ilgili sertifikalarının iş yerine asıldığı, uyuşmazlık konusu iş yerinde eğitim ve öğretim faaliyetinin yürütüldüğünün sabit olduğu, ancak davacı tarafından anılan eğitim ve öğretim faaliyetinin yürütülmesi için başta 5580 sayılı Kanun olmak üzere ilgili mevzuat uyarınca alınmış izin belgesinin bulunmadığı, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca eğitim ve öğretim hizmetinin verilebilmesinin ancak Milli Eğitim Bakanlığının izni ile mümkün olduğu, izinsiz olarak işletilen davacıya ait işyerinin kapatılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu adreste dernek faaliyetleri yürütüldüğü, eğitim öğretim hizmeti sunulmadığı, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden kullanılmayan... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 22/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Kurum Açma İzni" başlıklı 3. maddesinde; "Bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınması zorunludur. İzin başvuruları ilgili millî eğitim müdürlüğüne yapılır. Valilikçe açılması uygun görülen okullara ilişkin başvurular kurum açma izni verilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Kurum açma izni talebinin valilikçe reddedilmesi hâlinde, kurucu veya kurucu temsilcisi tarafından taleplerinin reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren onbeş iş günü içinde Bakanlığa itirazda bulunulabilir. İtiraz, Bakanlıkça onbeş iş günü içinde karara bağlanır. Kurum açma izni alınmadıkça, kuruma öğrenci kaydı yapılamaz.(...)Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir. Bu faaliyetleri yürütenler, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür. Bu Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valiliklerce kapatılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu uyarınca, eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorumlu olduğu hususunda tartışma bulunmamakta olup; izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetine ilişkin gerekli tespitin yapılması ve yaptırımların uygulanması da bu çerçevede Milli Eğitim Bakanlığının görev ve sorumluluğu kapsamındadır. Dolayısıyla, eğitim ve öğretim faaliyetlerine yönelik sunulan hizmetlerin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetim ve gözetimi altında yapılması gerektiği, bu çerçevede anılan eğitim öğretim hizmetinin izinsiz ve ruhsatsız olarak sunumunun tespiti halinde ilgili yerlerin Valiliklerce kapatılacağı tartışmasızdır. Ayrıca; davalı idarece tesis edilen işlemin hukuka uygun kabul edilebilmesi için öncelikle "izinsiz ve ruhsatsız" verildiği belirtilen hizmetin, doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı'nın görev ve yetki alanına giren "eğitim ve öğretime ilişkin" olması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; ... isimli iş yerinde 05/01/2024 tarihinde yapılan denetimde; denetim anında kurumda 2 öğrencinin bulunduğu, tabelasında eğitim ve dergi hizmeti verildiğinin belirtildiği, piyano, gitar ve resim kursu için sınıf düzeni oluşturulduğu, kurumda eğitim ve öğretim faaliyeti yürütüldüğünün tespit edildiği, ancak kurum tarafından 5580 sayılı Yasa uyarınca alınmış izin belgesinin bulunmadığı yazılmak suretiyle aynı tarihli tutanağın düzenlendiği görülmektedir. Dosyada yer alan fotoğraflarda eğitim ve eğitim ücretine ilişkin hiç bir görüntünün olmaması, tutanakta öğrenci olduğu iddia edilen kişilerin beyanlarının alınmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde anılan tespitlerin ve tutanağa ekli bilgi ve belgelerin, dava konusu adreste izinsiz ve ruhsatsız eğitim verildiğini her türlü şüpheden uzak, kesin, net ve somut olarak ortaya koymaya yeterli olmadığı anlaşıldığından; davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.