Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/5789 E. 2025/6859 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/5789
Karar No
2025/6859
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5789 Karar No : 2025/6859

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVALI) ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...

2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, taraflarca kararın aleyhlerine olan kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 15/04/2023 tarihli 2023/1. Dönem Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş sınavı sonucuna göre İzmir Bakırçay Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalına uzmanlık eğitimi için yerleştirilen davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48. maddesinin 1. fıkrasının A bendinin (4) numaralı alt bendinde sayılan 'Kamu haklarından mahrum bulunmamak" şartını taşımadığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin sebep unsurunun davacının "İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'nda uzmanlık eğitimi yapmakta iken memuriyetten çıkarılarak görevden ayrıldığından bahisle kamu haklarından mahrum bulunduğu" hususu olarak gösterilmiş ise de, davacının kamu haklarından yoksun bulunduğuna ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada ise davacı hakkında mahkumiyetine ilişkin verilmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmadığı gibi hakkında açılmış ve halen derdest bir ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunmadığı görüldüğü, bu durumda; kasten işlenen bir suç nedeniyle hakkında kesinleşmiş bir hapis cezası ve bunun sonucu olarak kamu haklarından yoksun bırakılmasına ilişkin ceza mahkemesi kararı bulunmadığı anlaşılan davacının, kamu haklarından yoksun bulunduğundan bahisle atamasının yapılamamasına ilişkin dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; 2709 sayılı T.C. Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden dolayı doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu" kurala bağlanmış olup; hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının, yoksun kaldığı parasal ve özlük kayıplarının davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin, Mahkeme kararının davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusu incelendiğinde; Yönetmelik düzenlemesine göre uzmanlık eğitiminin belirli bir süreyi kapsadığı, dolayısıyla da uzmanlık öğrenciliği statüsünün bu süre boyunca geçerli olacağı, uzmanlık öğrenciliğine ait parasal ve özlük haklarından da bu süre boyunca yararlanılacağı açık olduğu, bu durumda, davacının uzmanlık eğitimi almak üzere atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olması nedeniyle bu karar uyarınca davacının uzmanlık eğitimine başlatılacağı ve eğitim süresince de uzmanlık öğrenciliğinden kaynaklanan parasal ve özlük haklarından yararlandırılacağı, uzmanlık eğitimine başlatılmadan önceki döneme ait parasal ve özlük haklarının ödenmesi halinde uzmanlık eğitimi boyunca yararlanacağı parasal ve özlük haklarının bir kısmının mükerrer olacağı göz önüne alındığında, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük hakkından söz edilmesine imkan bulunmadığı, davacının bu isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığından, Mahkeme kararının davacının parasal ve özlük haklarının ödenmesi isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davalı idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddine ( dava konusu işlemin iptali yönünden), kısmen kabulü ile istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına; bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, atamasının yapılmamasına kendi kusuruyla sebep olan idarenin bu eyleminin doğurduğu zararları gidermesi gerektiği, atamasının yapılmadığı dönemlere ilişkin yapılacak ödemenin mükerrer olmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48. maddesinin 1. fıkrasının A bendinin (4) numaralı alt bendinde sayılan 'Kamu haklarından mahrum bulunmamak" şartını taşımadığından bahisle atamasının yapılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Bölge İdare Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının kısmen kaldırıldığı ve işin esası hakkında yeni bir karar verildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi'nin 27/03/2025 tarih ve E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararı gereğince "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü" halinde hükmün denetlenmesini talep etme hakkı kapsamında, Bölge İdare Mahkemesince verilen bu karara karşı temyiz kanun yolunun açık olduğuna karar verilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 16/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/5789, K. 2025/6859, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-5789-e-2025-6859-k-54b23045b41b