Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/1597 E. 2026/847 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/1597
- Karar No
- 2026/847
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/1597 Karar No : 2026/847
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı "..." ticari plakanın çalışma ruhsatı vize işlemlerinin (toplu taşıma hizmeti verme süresinin) 15/06/2024 tarihinde sona erecek şekilde yapılmasına, sürenin bitiminde ticari plakanın Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı uhdesinde bırakılmasına ilişkin Afyonkarahisar Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu minibüs hattına ait davalı idarece tanınan imtiyaz süresinin 16/06/1975 tarihinden başlatılmasının yerinde olmadığı, toplu taşıma imtiyaz süre sınırlamasını öngören 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 13/07/2005 tarihinden itibaren geçerli olmak (başlatılmak) üzere 49 yılı geçmemek kaydıyla davalı idarece öngörülen süre ile sınırlanabileceği, bu durumda, imtiyaz süresinin 5393 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13/07/2005 tarihinden geriye dönük olarak dava konusu dolmuş hattının ilk kullanılmaya başladığı 16/06/1975 tarihinden itibaren başlatılarak, imtiyaz süresinin 15/06/2024 tarihinde dolacağından bahisle imtiyaz hakkının sonlandırılarak söz konusu tarihten sonra ... sayılı plakanı belediye uhdesinde kalmasına karar veren dava konusu Belediye Meclisi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkemece 5393 sayılı Kanun'un yürürlüğe girişinin başlangıç olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, minibüs hattı alıp taşımacılık yapanların değişik tarihlerde taşımacılık yapmaya başladığı, istinafa konu kararı ile tüm minibüs taşımacılığı yapanların taşımacılık yapma sürelerinin eşitlendiği, önceki yapılan taşıma süresinin göz ardı edildiği, örneğin 40 yıl taşımacılık yapılan hat ve 20 yıl taşımacılık yapılan hat bakımından sürenin mahkemece eşitlendiği, istinafa konu karar nedeniyle taşımacılık yapanlar arasında eşitsizlik oluşturulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava konusu ... plakalı toplu taşıma hattının, L.K. tarafından 16/06/1975 tarihinde ... plakalı aracı ile toplu taşıma hizmeti vermeye başladığı, 06/05/1993 tarihinden itibaren F.Y. ve O.Y. (davacı) tarafından, 03/10/1994 (dava konusu işlemde 03/10/1984 yazılmıştır) tarihinden itibaren ise davacı tarafından devralınarak kullanıldığı, Afyonkarahisar Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, toplu taşıma hizmetinde kullanılan ... ticari plakanın ilk tahsis tarihinden başlamak üzere 49 yıl hizmet verecek şekilde toplu taşıma hizmeti verme süresinin 15/06/2024 tarihinde sona erecek olması sebebiyle sürenin bitiminde ticari plakanın imtiyaz süresinin sona ermesi ile belediye uhdesine bırakılmasına karar verilmesi üzerine söz konusu meclis kararının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15. maddesinde, "Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır: ... f) Toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek, ... p) Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek. ... Belediye, (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen hizmetleri Danıştayın görüşü ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebilir; toplu taşıma hizmetlerini imtiyaz veya tekel oluşturmayacak şekilde ruhsat vermek suretiyle yerine getirebileceği gibi toplu taşıma hatlarını kiraya verme veya 67'nci maddedeki esaslara göre hizmet satın alma yoluyla yerine getirebilir. ..."; "Meclisin görev ve yetkileri" başlıklı 18. maddesinde ise, "Belediye meclisinin görev ve yetkileri şunlardır: ... j) Belediye adına imtiyaz verilmesine ve belediye yatırımlarının yap-işlet veya yap-işlet-devret modeli ile yapılmasına; belediyeye ait şirket, işletme ve iştiraklerin özelleştirilmesine karar vermek. ..." kuralları yer almıştır. 2886 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde; genel bütçeye dâhil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu kanunda yazılı hükümlere göre yürütüleceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan mevzuat hükümlerinin incelenmesinden, şehir içi trafik hizmetlerini yapma ve yaptırmanın belediyelerin görev ve sorumluluğunda olduğu, bu kapsamda, toplu taşıma yapmak amacıyla her türlü toplu taşıma sistemlerini kurma, kurdurma, işletme ve işlettirmenin belediyelerin yetki ve imtiyazında bulunduğu, toplu taşıma hizmetlerinin belediyelerce; imtiyaz verme, ruhsat verme, kiralama veya hizmet satın alma usullerinden birinin seçilmesi yoluyla gördürülebileceği anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlık ile benzer nitelikteki Anayasa Mahkemesi Cafer Sezgin ve Diğerleri Başvurusu (Başvuru Numarası: 2018/20720) incelendiğinde; "başvuru konusu olayda değişik tarihlerde başlamakla birlikte en geç 1999 yılından beri sahip olunan ve başvuruculara şehir içi yolcu taşımacılığı yapma imtiyazını veren tahsisler 2014 yılında iptal edilmiştir. Bir kısım başvurucu için 1987 yılından, diğerleri için muhtelif tarihlerde olmakla birlikte en son olarak 1999 yılından beri süregelen yolcu taşımacılığının bu süre içinde kesintiye uğramadan devam ettiği, idarenin, şehir içi yolcu taşımacılığını yeniden düzenleme ve bu işten gelir sağlama yetkisi kapsamında imtiyazların iptaline karar verdiği, somut olayda müdahalenin kamu yararı amacını gerçekleştirmeye elverişli olduğu, idarenin, kanunla üstlenmiş olduğu görevleri yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu mali kaynakları temin edebilmek amacıyla hat tahsislerini iptal ederek belirli bir süre için ihale ile oluşacak bedel karşılığında isteklilere devretmeyi kararlaştırdığı, iptal edilen minibüs hattı tahsisinin ihalesiz bir ortamda verildiği ve hâlihazırda bu hatta çalışmak isteyebilecek kişilere de bu imkânın tanınması gerektiği, bu nedenle müdahalenin gerekli olduğu, şehir içi yolcu taşımacılığına ilişkin imtiyaz sahibi olan başvurucuların bu imtiyazı herhangi bir bedel ödemeden ya da sembolik denilebilecek bir bedel karşılığında elde ettiği ve bu imtiyazın muhtelif olmakla birlikte en kısa süreli Kooperatif üyesi bakımından 15 yılı aşkın bir süreden beri devam ettiği, ekonomik bir değer ifade etmekle mal varlığına dâhil olabilen bu kadar uzun süreli bir imtiyazın başvurucuların mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin ölçülü olabilmesi için ise bu müdahalenin keyfî ve öngörülemez nitelikte olmaması gerektiği, 5393 sayılı Kanun'da imtiyazın 49 yılı aşmayan bir süre için verilebileceği düzenlenmiş olmakla iptal tarihinde bu sürenin dolmadığı, ancak rekabet ortamı sağlanmadan ve önemli sayılabilecek bir bedel ödenmeden ihalesiz bir şekilde imtiyaz verildiği, başvurucuların fiilen taşımacılık yaptıkları dönem içinde ya herhangi bir bedel ödememiş ya da ancak sembolik bir ödemede bulundukları, bu şartlar altında şehir içi yolcu taşımacılığını düzenleme yetkisine sahip olan ve belde halkına karşı olan görevlerini yerine getirebilmek için ekonomik bir güce ihtiyaç duyan Belediyeden 49 yıllık sürenin sonuna kadar herhangi bir düzenleme yapmadan hareketsiz kalmasının beklenemeyeceğinin tartışmasız olduğu, ancak idarenin başvuruculara ait imtiyazın sona erdirilmesi genel anlamda haklı bir dayanağı bulunuyor ise de idarenin bu yetkisini uzun yıllardan beri yolcu taşımacılığı imtiyazını elinde bulunduran başvurucuların alınan karar öncesinde bilgilendirilmesi gerektiği, oluşacak yeni duruma kendilerini hazırlayabilmeleri yönünde bir imkân tanınması gerektiği, idarenin bir uyarı yapmadan ve geçiş süresi de öngörmeden bir anda aldığı veya alacağı karar ile başvurucuların toplu taşıma faaliyeti sona erdiremeyeceği, bu nedenlerle imtiyaz sahiplerine iptal sonrasında oluşacak yeni duruma uyum göstermeleri için süre ve imkân tanınması gerektiği, iptalin olası sonuçları hakkında herhangi bir önlem almadan ve daha da önemlisi iptalden önce buna ilişkin objektif koşullar belirlemeden imtiyazın sona erdirilmesinin mümkün olmadığı" anlaşılmaktadır. Dosya incelendiğinde, dava konusu ... plakalı toplu taşıma hattının, L.K. tarafından 16/06/1975 tarihinde ... plakalı aracı ile toplu taşıma hizmeti vermeye başladığı, 06/05/1993 tarihinden itibaren F.Y. ve O.Y. (davacı) tarafından, 03/10/1994 tarihinden itibaren ise davacı tarafından devralınarak kullanıldığı, Afyonkarahisar Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, toplu taşıma hizmetinde kullanılan ... ticari plakanın ilk tahsis tarihinden başlamak üzere 49 yıl hizmet verecek şekilde toplu taşıma hizmeti verme süresinin 15/06/2024 tarihinde sona erecek olması sebebiyle sürenin bitiminde ticari plakanın imtiyaz süresinin sona ermesi ile belediye uhdesine bırakılmasına karar verilmesi üzerine söz konusu meclis kararının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda aktarılan mevzuattan ve Anayasa Mahkemesi kararından, minibüs hattının ihalesiz ve bedelsiz olarak tahsisinin mevzuata aykırı olduğu, dava konusu işlemde belirtildiği şekilde imtiyaz süresinin 16/06/1975 tarihinden başlatılmasının da, Mahkeme kararında belirtildiği şekilde imtiyaz süresinin 5393 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13/07/2005 tarihinden başlatılmasının bir mevzuat dayanağının bulunmadığı, her iki yorumun da hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararında belirtildiği şekilde, iptal edilen minibüs hattı tahsisinin ihalesiz bir ortamda verildiği ve hâlihazırda bu hatta çalışmak isteyebilecek başka kişilere de bu imkânın tanınması gerektiği, idarenin, kanunla üstlenmiş olduğu görevleri yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu mali kaynakları temin edebilmek amacıyla hat tahsislerini iptal ederek belirli bir süre için ihale ile oluşacak bedel karşılığında isteklilere devretme yönündeki iradesinin mevzuata uygun olduğu, bu nedenle imtiyazın sonlandırılmasının gerekli olduğu, 5393 sayılı Kanun'da imtiyazın 49 yılı aşmayan bir süre için verilebileceği düzenlenmiş olmakla işlem tarihinde bu sürenin dolmadığı, ancak şehir içi yolcu taşımacılığına ilişkin imtiyaz sahibi olan davacının bu imtiyazı herhangi bir bedel ödemeden ya da sembolik denilebilecek bir bedel karşılığında elde ettiği, bu şartlar altında şehir içi yolcu taşımacılığını düzenleme yetkisine sahip olan ve belde halkına karşı olan görevlerini yerine getirebilmek için ekonomik bir güce ihtiyaç duyan Belediyeden 49 yıllık sürenin sonuna kadar herhangi bir düzenleme yapmadan hareketsiz kalmasının beklenemeyeceğinin tartışmasız olduğu, ihalesiz ve bedelsiz olarak verilen imtiyazın sonlandırılmasının haklı olduğu, Anayasa Mahkemesi kararında belirtildiği şekilde imtiyaz hakkı sahipleri için bir geçiş süreci ve düzenlemesi yapılarak sonrasında minibüs hattı tahsisine ilişkin ihale çalışmalarına başlanılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu anlaşılan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, yukarıda aktarılan gerekçe ile onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 17/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.