Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/3145 E. 2025/6780 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/3145
Karar No
2025/6780
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3145 Karar No : 2025/6780

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : I- (DAVACI) ... Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALILAR) 1- ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi No:... adresinde bulunan işyerinin, 08/09/2018 tarihinde yaşanan sel baskını sonucunda zarara uğradığından ve davalı idarelerin uğranılan zarara hizmet kusuru nedeniyle sebebiyet verdiklerinden bahisle 04/12/2019 tarihli dava dilekçesi ile 100.000,00-TL (miktar artırım dilekçesi ile dava değeri 1.403.958,15-TL arttırılarak toplamda 1.503.958,15-TL) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tazmini iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu yerde oluşan zararın 08/09/2018 tarihinde yaşanan aşırı yağışa bağlı sel baskını sonucunda oluştuğu, meydana gelen sel sonrası zararda en büyük etkinin yapının orijinal projesinde olmayan yapının alt kısmına inen rampanın olduğu, bu rampanın projeye aykırı olarak davacı şirket tarafından yapıldığı, bu nedenle bilirkişi raporuyla davacı şirketinin %50 oranında kusuru bulunduğu, davalı idarelerin yüklendikleri kamu görevi nedeniyle atık suların ve aşırı yağış dahil yağmur sularının sağlıklı bir şekilde tahliyesinden kuruluş kanunları gereği sorumlu oldukları, davalı idarelerin bu görev ve sorumlulukları tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediklerinin mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile ortaya konulduğu, buna göre kamu hizmetlerinin işleyiş ve organizasyonunda hizmet kusurunun varlığının kabulünün gerektiği, davalı idarelerden Zeytinburnu Belediye Başkanlığının dava konusu bina ile ilgili olarak 1996 yılında yapı tatil tutanakları tutulduğu, encümen kararları alındığı, ancak encümen kararı kapsamında yıkımların yapılmadığı, dolayısıyla oluşan zarardan %30 oranında sorumluluğunun bulunduğu, bu zarara karşılık gelen tutarın ise (938.995,16-TL x %30) 281.698,50-TL olduğu, yine İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün yağış sularının toplanması kapsamındaki görevini yapmamış olması nedeniyle nedeniyle %20 oranında oluşan (938.995,16-TL x %20) 187.799,00-TL yönünden sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davacının toplam 938.995,16-TL'lik maddi tazminat isteminin 469.495,50-TL'lik kısmının kabulü ile Zeytinburnu Belediye Başkanlığı tarafından 281.698,50-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 24/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı şirkete ödenmesine, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 187,799,00-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 18/04/2019 tarihinden itibaren işleyece yasal faiziyle davacı şirkete ödenmesine, 469.495,50-TL'lik tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı "kaldırma-gönderme" kararı sonrasında alınan bilirkişi raporlarıyla belirlenen tazminat miktarına yönelik davacı tarafından miktar artırımında bulunup bulunulmayacağının 28/02/2023 ve 22/06/2023 tarihli ara kararla sorulması üzerine, davacı vekili tarafından dava değerinin 938.995,16-TL'ye yükseltildiği ve Mahkemece bu miktar üzerinden hüküm kurulduğu görülmekte ise de; işbu davanın, daha evvel istinaf aşamasından geçen davanın devamı mahiyetinde olduğu, Mahkemenin E:... sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama aşamasında davacı tarafından dava değerinin miktar artırımı suretiyle 1.503.958,15-TL'ye yükseltildiği ve Dairenin "kaldırma-gönderme" kararı sonrası yaptırılan bilirkişi raporu ile belirlenen miktarın talep edilen tutarı aşmadığı, davanın, ilk miktar artırımı ile belirlenen tutar olan 1.503.958,15 TL'ye hasren incelenmesi gerektiği, bu kapsamda, davanın reddedilen miktarında artış olacak ise de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi uyarınca taraflar lehine/aleyhine hükmolunan vekalet ücretinde ve kabul edilen tazminat miktarı üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca belirlenen nispi karar harcında bir değişiklik olmayacağından kararın bu kısımlarının düzeltilmesine gerek görülmediği, davanın reddedilen miktarının artması nedeniyle tarafların haklılık oranlarında değişiklik olacağından, kararın yargılama giderlerinin taksimine ilişkin kısmının düzeltilmesi gerektiği, bu nedenlerle;... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; "davanın özeti" ve hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "938.995,16 TL" ibarelerinin "1.503.958,15 TL" olarak; hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "469.495,50 TL'lik tazminat isteminin ise reddine" ibaresinin "1.034.462,65 TL'lik tazminat isteminin ise reddine" şeklinde; hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan " 8.453,05-TL yargılama giderinin takdiren haklılık oranında hesaplanan (%50) 4.226,52-TL'sinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına, geriye kalan 4.226,52-TL'lik kısmının; 2.535,91-TL'sinin Zeytinburnu Belediye Başkanlığınca; 1.690,60-TL'sinin İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünce davacı şirkete ödenmesine" ibaresinin; "8.543,05-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren 5.832,60-TL'sinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına, geriye kalan 2.620.45-TL'lik kısmının; 1.572.27-TL'sinin Zeytinburnu Belediye Başkanlığınca; 1.048.18-TL'sinin İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünce davacı şirkete ödenmesine" şeklinde; hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan "179,40 TL" ibaresinin "287,00" şeklinde; 4 numaralı bendinde yer alan "114,80 TL" ibaresinin "160,70 TL" şeklinde düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz ve eksik incelemeye dayalı olduğu; davalı idareler tarafından, meydana gelen olayda idarelerine atfı kabil bir kusur bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idareler tarafından yapılan temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 15/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/3145, K. 2025/6780, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-3145-e-2025-6780-k-50d8fef6a7a8