Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/2496 E. 2025/7342 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/2496
- Karar No
- 2025/7342
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2496 Karar No : 2025/7342
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
2- ... Birliği VEKİLİ : Av. ...
3- ... Barosu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan davacının, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a, 72. ve 74. maddeleri gereğince ruhsatnamesinin geri alınarak iptaline ve adının bir daha yazılmamak üzere Baro levhasından silinmesine ilişkin Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin Türkiye Barolar Birliği'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu kararları onayan ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Olur'unun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "Silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, silahlı terör örgütüne üye olmak ve yardım etmek" suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kanun yolundan geçerek kesinleştiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanmasının ve haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu, bu hususta davalı idarelerin takdir yetkilerinin bulunmadığı anlaşıldığından, 1136 sayılı Kanun'un emredici hükümleri çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri yönünden göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin ikinci fıkrasının "Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir." hükmü uyarınca davacının ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu göz önüne alındığında yargılama giderinin davacıdan tahsilinin mağduriyetine yol açacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının yargılama giderlerinden muaf tutulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, davacının adli yardım talebi Mahkemesince kabul edildiğinden istinaf aşamasında davacıdan tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ruhsatnamesinin geri alınarak iptaline ve adının bir daha yazılmamak üzere Baro levhasından silinmesine ilişkin dava konusu işlemlerin savunması alınmaksızın verildiği, zira cezaevinde olması nedeniyle yeterli ve etkili savunma yapma imkanının bulunmadığı, hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının adil olmadığı, nitekim hak ihlali iddiası ile Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun sonucu beklenmeksizin avukatlık ruhsatının iptal edilmesinin ise başta çalışma hakkı olmak üzere temel insan haklarını ihlal ettiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinde; "(1) Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması halinde, uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilebilir. (2) Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükmünde tamamen veya kısman ödemeden muaf tutulmasına karar verilebilir." hükmü bulunmaktadır. İdare Mahkemesince; 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile yargılama giderleri bakımından göndermede bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun "Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili" başlıklı 339. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davanın reddine karar verilmekle birilikte, ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu göz önüne alındığında yargılama giderinin davacıdan tahsilinin mağduriyetine yol açacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davacının yargılama giderlerinden muaf tutulmasına karar verilmiştir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 6100 sayılı Yasanın 339. maddesi uyarınca davacının gerek istinaf aşamasında gerekse temyiz aşamasında yapması gereken yargılama giderlerinden muaf tutulması gerektiğine kanaat getirilmiştir. Bu itibarla; temyiz incelemesine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görülen; "... davacının adli yardım talebi Mahkemesince kabul edildiğinden istinaf aşamasında davacıdan tahsil edilmeyen aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına ..." ibaresinin kararın hüküm fıkrasından çıkarılmak suretiyle düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi İdare Mahkemesince kabul edilerek yargılama giderinin tahsilinin mağduriyetine yol açacağı kanaatine varıldığından, davacının yargılama giderlerinden muaf tutulmasına, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 07/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.