Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/6034 E. 2026/651 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/6034
- Karar No
- 2026/651
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6034 Karar No : 2026/651
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... Arama ve Üretim A. Ş. VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
2- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Manisa ili, Alaşehir ilçesi sınırları dahilinde bulunan 3.837,50 hektarlık alana ilişkin olarak ... tarih ve ... sıra numaralı jeotermal kaynak işletme ruhsatı ve elektrik üretim lisansı bulunan davacı şirketin, kendi ruhsat sahasının bitişiğindeki alan için jeotermal kaynak işletme ruhsatı bulunan Enerjeo Enerji Üretim A.Ş. tarafından açılan 3 adet kuyuda, kuyu içinde meydana gelen sapmalardan dolayı kendilerine ait ruhsat sahasına tecavüz edilerek haklarının ihlal edildiği, ruhsat sahasına bu kadar yakın mesafede kuyu açılması sonucunda sürekli ve sürdürülebilir enerji üretimi yapamayacağı gibi jeotermal sistem rezervuarının da zarar göreceğinden bahisle, söz konusu kuyuların faaliyetinin engellenerek kuyuların kapatılması istemiyle yaptığı 26/02/2015 tarihli başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar, Enerjeo Enerji Üretim A.Ş.'ne ait davaya konu 3 adet kuyunun, davacıya ait ruhsat sınırına mesafesi 45 metre, 54 metre ve 87 metre ise de, davacı şirkete ait ruhsat sahasının bitişiğindeki alan için jeotermal kaynak işletme ruhsatı bulunan anılan şirketin, Yönetmelik değişikliği ile kuyu içi koordinatı ile ruhsat sınırı arasında 100 metreden az mesafe olamayacağı şartının getirildiği 30/04/2014 tarihinden önceki bir tarihte 4 adet üretim ve 2 adet reenjeksiyon kuyusuna dair koordinatları idareye bildirdiği ve işletme projesini sunduğu, bu nedenle bu mesafe şartının aranmayacağı ve kazanılmış hakkının bulunduğu, anılan şirkete ait kuyular ile davacı şirkete ait kuyulardan en yakın olanın dahi arasındaki mesafenin 2000 metre olduğu gözönüne alındığında, somut bilgi ve belgelerle desteklenmeyen, anılan şirketin kuyularının kendi üretim kuyularına ve kaynak rezarvuarına zarar verdiği iddialarına itibar edilemeyeceği, davacının bu iddialarını ispat külfetinin kendisine ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, kendi ruhsatlı sahasının bitişik parselinde yer alan Enerjeo Enerji Üretim A.Ş.'ye ait 3 adet kuyunun faaliyetinin durdurulması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay 8. Dairesinin 28/09/2022 gün ve E:2018/4278, K:2022/5196 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, 08/06/2023 tarih ve E:2022/1910 sayılı yazı ile keşfi ve bilirkişi masrafları olarak 300.000,00-TL'nin 5 gün içinde yatırılması, aksi halde dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceğinin davacı vekiline 13/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği halde, süresinde istenilen keşif ve bilirkişi avansının yatırılmadığı, yatırılan avans ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına imkan olmadığı anlaşıldığından, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler incelenerek dosya incelenmiştir. Davacı ruhsat sahibinin talebinin kendi ruhsat sahasının bitişiğindeki alan için jeotermal kaynak işletme ruhsatı bulunan Enerjeo Enerji Üretim A.Ş. tarafından açılan 3 adet kuyuda, kuyu içinde meydana gelen sapmalardan dolayı kendilerine ait ruhsat sahasına tecavüz edilerek haklarının ihlal edildiği, ruhsat sahasına bu kadar yakın mesafede kuyu açılması sonucunda sürekli ve sürdürülebilir enerji üretimi yapamayacağı gibi jeotermal sistem rezervuarının da zarar göreceğinden bahisle, söz konusu kuyuların faaliyetinin engellenerek kuyuların kapatılması yönünde olduğundan; davalı idare tarafından, Maden Tetik ve Arama Genel Müdürlüğü ile iletişim ve koordinasyonun kurularak, konusunda uzman kişilerden yararlanılarak, davacının ruhsat alanına tecavüz ettiği iddia edilen kuyuların içinde ölçüm yapılarak veya yapılmış güvenilir ölçümler varsa temini sağlanarak, kuyu içi koordinatlarda bir sapma olup olmadığı tespit edilerek, kuyular arasında birbirlerinin ruhsat alanlarına herhangi bir müdahale olup olmadığı, eğer müdahale var ise bunun rezervuara ya da birbirlerine olan zararının ne boyutta olduğu, ayrıca bloke alan belirlemesi yapılmasını gerektiren bir durumun söz konusu olup olmadığı konusunda uzman kişiler tarafından, mahallinde yapılacak inceleme ve denetim sonucunda ayrıntılı ve detaylı hazırlanacak teknik bir rapor ile ortaya konulduktan sonra işlem tesis edilmesi gerekirken, teknik bir inceleme ve rapor hazırlanmaksızın, söz konusu kuyuların davacı şirketin ruhsat sınırını geçmediğinden bahisle davacı talebinin reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, .... İdare Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, bilirkişi incelemesi yapılmadan verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı, davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY : Manisa ili, Alaşehir ilçesi sınırları dahilinde 3.837,50 hektarlık alanda ... tarihde ve ... ruhsat numarası ile jeotermal kaynak işletme ruhsatı alan davacı şirketin, 27/02/2015 tarihli dilekçe ile, kendi ruhsat sahasının bitişiğindeki alan için jeotermal kaynak işletme ruhsatı bulunan Enerjeo Enerji Üretim A.Ş. tarafından açılan 3 adet kuyuda, kuyu içinde meydana gelen sapmalardan dolayı kendilerine ait ruhsat sahasına tecavüz edilerek haklarının ihlal edildiği, ruhsat sahasına bu kadar yakın mesafede kuyu açılması sonucunda sürekli ve sürdürülebilir enerji üretimi yapamayacağı gibi jeotermal sistem rezervuarının da zarar göreceği, bu gibi durumların önlenmesi için Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 23. maddesinde, 24/09/2013 ve 30/05/2014 tarihinde değişik yapılarak ruhsat sınırına 500 metre mesafe içinde açılacak kuyular için kuyu içi koordinat ölçülerinin alınması ve Ek Form 14'ün düzenlenmesi zorunluluğunun getirildiği ve kuyu içi koordinatı ile ruhsat sınırı arasında 100 metreden az mesafe olamayacağı hükmünün getirildiğinden bahisle, söz konusu kuyuların faaliyetinin engellenerek kuyuların kapatılması istemiyle başvuruda bulunduğu, Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının...tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT: 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, jeotermal ve doğal mineralli su kaynaklarının etkin bir şekilde aranması, araştırılması, geliştirilmesi, üretilmesi, korunması, bu kaynaklar üzerinde hak sahibi olunması ve hakların devredilmesi, çevre ile uyumlu olarak ekonomik şekilde değerlendirilmesi ve terk edilmesi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir. ", "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; "Jeotermal kaynak Jeolojik yapıya bağlı olarak yerkabuğu ısısının etkisiyle sıcaklığı sürekli olarak bölgesel atmosferik yıllık ortalama sıcaklığın üzerinde olan, çevresindeki sulara göre daha fazla miktarda erimiş madde ve gaz içerebilen, doğal olarak çıkan veya çıkarılan su, buhar ve gazlar ile yeraltına insan düzenlemeleri vasıtasıyla gönderilerek yerkabuğu veya kızgın kuru kayaların ısısı ile ısıtılarak su, buhar ve gazların elde edildiği yerleri", "Koruma alanı: Kaynak ve bunların bağlı olduğu jeotermal sistemin; bozulmasına, kirlenmesine ve sürdürülebilir özelliğinin yitirilmesine neden olacak dış etkenlerden korumak amacıyla sahanın jeolojik, hidrojeolojik yapısı, iklim koşulları, zemin cinsi ve tipleri, drenaj sahası sınırı, kaynak ve kuyu çevresindeki yerleşim birimleri, endüstri tesisleri, çevrenin topografik yapısı gibi unsurlara bağlı olarak belirlenmiş önlemler alınması gereken, içerisinde yapılan faaliyetlerin kontrol ve denetime tâbi olduğu ve gerektiğinde yapılaşma ve arazi kullanım faaliyetleri kısıtlanabilir alanları," "Bloke alan: İşletme ruhsatı verilmiş bir jeotermal kaynaktan yapılan üretim faaliyetlerinin etkilenmemesi için işletme ruhsatı sahibi dışındaki talep sahiplerine kapatılmış ve işletmeye açılmayacak alanları" belirtilmiştir. Aynı Yasanın "Faaliyetlerin denetlenmesi" başlıklı 9. maddesinde, " Faaliyetler her yıl idare tarafından denetlenir. Gerektiğinde idarece talep edilmesi halinde MTA tarafından da denetim yapılır. Denetimler, 14 üncü maddede belirtilen hususlar ve diğer maddelerde belirtilen ilkeler dikkate alınarak yapılır. Denetimler için ruhsat sahibi tarafından MTA’ya 1000 Türk Lirası ödenir. Bu miktar, MTA tarafından yıllık ÜFE’ye göre artırılır."; "İdarî yaptırımlar" başlıklı 11. maddesinde : "Faaliyetlerin, projeye göre yürütülmesi zorunludur. Ruhsat sahibinin projesinde belirtilmeyen konularda veya izinsiz olarak faaliyette bulunulduğu tespit edilirse, teminatı irat kaydedilerek faaliyet durdurulur ve teminat üç katına çıkarılarak bir ay içinde tamamlattırılır. Aynı fiilin tekrarı halinde teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir. Ruhsat sahibince, kaynak koruma alanı etüdü yapılmadan işletmeye geçilmesi veya koruma alanı etüdünde öngörülen tedbirlere uyulmamasının tespiti halinde faaliyetler durdurularak teminat irat kaydedilir. Altı ay içerisinde gerekli tedbirlerin alınması ve teminatın tamamlattırılması istenir. Altı ay sonunda teminat verilmez ve tedbirler alınmaz ise faaliyetler durdurulur....", "Kaynak rezervuarının korunması" başlıklı 14. maddesinde : " Bu Kanuna tâbi faaliyetlerde kaynağı oluşturan jeotermal sistemin korunması, kaynağın israf edilmemesi ve çevrenin korunması esas olup işletme faaliyeti öncesinde kaynağın koruma alanları etüdünün ruhsat sahibi tarafından yaptırılması zorunludur. Aksi takdirde faaliyetler durdurularak koruma alanlarının belirlenmesi için ruhsat sahibine uygun süre verilir. .." hükmü yer almaktadır. Öte yandan, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin "Kaynak rezervuarının korunması" başlıklı 23. maddesinin 6. fıkrasında " (Ek:RG-24/9/2013-28775) (Değişik:RG-30/5/2014-29015)Arama ve/veya işletme ruhsatlı alanlarda, yönlü sondaj tekniği ile açılacak olan tüm üretim/reenjeksiyon kuyuları ile ruhsat sınırına 500 metre mesafe içinde açılacak üretim ve/veya reenjeksiyon kuyuları için kuyu içi koordinat ölçüleri alınır ve Ek-14 form düzenlenir. Bu form, kuyunun tamamlanmasını müteakiben sondaj kulesinin kuyudan ayrılma tarihinden itibaren 30 gün içinde idareye bildirilir ve sicil dosyasına eklenir. Kuyu içi koordinatları ile ruhsat sınırı arasındaki mesafe 100 metreden az olamaz. Bu formun süresi içerisinde verilmemesi ve/veya bu mesafenin ihlal edilmesi durumunda kuyuda üretim/reenjeksiyon faaliyetlerine idarece izin verilmez. Ancak ruhsat sahiplerinin aynı olması durumunda veya ruhsat sahiplerinin anlaşma sağlaması halinde ve bu anlaşmanın yazılı metnini İdareye bildirmesini müteakip sicile işlenmesi koşulu ile mesafeye ilişkin şartlar aranmaz. Arama ve/veya işletme ruhsatlı alanlardaki reenjeksiyon kuyularının, komşu ruhsat alanındaki üretim kuyularına zarar vermemesi esastır. " "Hakların intibakı" başlıklı Geçici 1. maddesinin 11. fıkrasında;...kuyu içi koordinatları ile ruhsat sınırı arasındaki mesafeye ilişkin yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsat sahibi, İdareye işletme projesini sunmuş ve projede açılacak olan kuyu koordinatlarını bildirmiş ise bu ruhsat sahalarında, sondaj/kuyu çalışmalarına, yönetmelik değişikliği yapılmadan önceki hükümler doğrultusunda izin verilir. Yine aynı fıkrada belirtilen arama ve/veya işletme ruhsatlı alanlarda, yönlü sondaj tekniği ile açılacak olan tüm üretim/reenjeksiyon kuyuları ile ruhsat sınırına 500 metre mesafe içinde açılacak üretim ve/veya reenjeksiyon kuyuları için kuyu içi koordinat ölçülerinin verilmesi şartı, yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahibi olunan ruhsat sahaları için de uygulanır. " düzenlemelerine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinin, yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 324. maddesinde; taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanunun 325. maddesinde ise; tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hakim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verileceği, belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedileceği, kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık, Manisa ili, Alaşehir ilçesi sınırları dahilinde bulunan 3.837,50 hektarlık alana ilişkin olarak ... tarih ve ... sıra numaralı jeotermal kaynak işletme ruhsatı ve elektrik üretim lisansı bulunan davacı şirketin, 26/02/2015 tarihli dilekçe ile, kendi ruhsat sahasının bitişiğindeki alan için jeotermal kaynak işletme ruhsatı bulunan Enerjeo Enerji Üretim A.Ş. tarafından açılan 3 adet kuyuda, kuyu içinde meydana gelen sapmalardan dolayı kendilerine ait ruhsat sahasına tecavüz edilerek haklarının ihlal edildiği, ruhsat sahasına bu kadar yakın mesafede kuyu açılması sonucunda sürekli ve sürdürülebilir enerji üretimi yapamayacağı gibi jeotermal sistem rezervuarının da zarar göreceğinden bahisle, söz konusu kuyuların faaliyetinin engellenerek kuyuların kapatılması istemiyle başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali isteminden kaynaklanmaktadır. Dairemizin 28/09/2022 tarih ve E:2018/4278 K:2022/5196 sayılı kararıyla uyuşmazlığın teknik nitelik taşıdığı ve çözümünün özel ve teknik bilgi gerektirdiği belirtilerek mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesinin yaptırılmasının gerektiği bu nedenle eksik incelemeye dayalı Bölge İdare Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizin bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince... tarih ve E... sayılı karar ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve davacıdan 30.000 TL keşif avansı istenilmiştir. Davacı tarafından 27/01/2023 tarihinde bu avans yatırılmıştır. Davacı tarafından, ek beyan dilekçesi ile keşif sırasında yapılacak ölçümün GYRO cihazı ile yapılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine, çeşitli şirketlerden bu cihaz ile ölçümün maliyeti sorulmuş ve gelen cevaplar üzerine 08/06/2023 tarihli yazı ile şimdilik 300.000,00 TL keşif avansı istenilmiş ancak bu avansın davacı şirket tarafından yatırılmaması üzerine de dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesince, davacının talep ettiği ölçüm metodunun uygulanmasının maliyetli olacağı gerekçesiyle keşif avansının artırıldığı; artırılan bu avansın yatırılmaması üzerine de davanın mevcut haliyle sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. İdari yargılama hukukunda, uyuşmazlıkların maddi gerçeğe uygun biçimde çözümlenebilmesi amacıyla mahkemece re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca mahkeme, tarafların sunduğu delillerle bağlı olmayıp, gerekli gördüğü her türlü bilgi ve belgeyi ilgili kişi ve kurumlardan isteyebileceği gibi, bilirkişi incelemesi yaptırabilir; ayrıca uyuşmazlığın niteliğine göre keşif ve incelemenin kapsamı ve yöntemini de belirleme yetkisine sahiptir. Bu çerçevede, Bölge İdare Mahkemesince öncelikle: ölçümün davacının talep ettiği yöntem dışında daha düşük maliyetli veya eşdeğer güvenilirlikte başka teknik yöntemlerle yapılıp yapılamayacağı, daha önce aynı sahada ölçüm gerçekleştiren şirketler veya uzman kuruluşlar bulunup bulunmadığı, davalı idarenin uhdesinde ölçüme esas teşkil edebilecek veri, belge veya teknik raporların mevcut olup olmadığı, hususlarının araştırılması; gerektiğinde ilgili kurumlardan ve taraflardan bilgi ve belge temin edilerek keşif ve bilirkişi incelemesinin bu veriler ışığında şekillendirilmesi gerekmektedir. Zira yargı merciinin, salt davacının talep ettiği ölçüm metodunun maliyetli olduğu gerekçesiyle artırılan keşif avansının yatırılmamasını esas alarak teknik inceleme yapılmaksızın karar vermesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması yükümlülüğü ve re’sen araştırma ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu itibarla, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın verilen kararın eksik incelemeye dayandığı; bu yönüyle hukuka uygunluk taşımadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, yukarıda yer verilen mevzuat hükmünden de anlaşıldığı üzere, uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirdiği dikkate alındığında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerekli kıldığı hallerde keşif ve bilirkişi incelemesi için gereken avansın davacı tarafından yatırılmaması durumunda davalı idarelerden istenilmesi, davalı idareler tarafından da yatırılmaması halinde, ileride haksız çıkan taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilerek, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği de ortadadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ......gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 09/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.