İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/198 E. 2026/320 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/198
Karar No
2026/320
Karar Tarihi

T.C. ............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/198 Esas - 2026/320 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ............. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/198 Esas KARAR NO : 2026/320

....................... ........................... .................................... .................................................. ............................................................. .....................................................................

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/10/2017 KARAR TARİHİ : 14/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...............'nin 38 yaşında müşterek çocuk olan ...'e gebe kaldığını, gebelik takibinin Dr. Zekai Tahir Kadın Hastalıkları Hastanesi'nde yapıldığı, 01/07/2011 tarihinde müşterek çocuk ...'ün down sendromlu olarak dünyaya geldiğini, gebeliğin takipleri için doktorların gelmesini istediği her an ..................'ün hastaneye gittiğini, gebeliğin 16. haftasında sigortalı hekim Dr. ................ tarafından muayene edildiğini, down sendromunun tespiti bakımdan önemli olan bu ayda müşterek çocuğun down sendromlu olup olmadığının tespit edilmesi ve tespiti halinde istenmeyen gebeliği sonlandırabilmek mümkünken bu imkadan davalının sigortalısı doktorun tıbbi özen eksikliği nedeniyle yaralanamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik küçük ... için 10.000,00-TL iş göremezlik maddi tazminat ve 50.000,00-TL manevi tazminat, anne ................için 50.000,00-TL manevi, baba .............. için 50.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alanarak müvekkilerine verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının gebelik takibinde sigortalı hekim tarafından takip edildiği döneme ilişkin tüm test ve tetkiklerin eksiksiz olarak yaptırıldığını, mevcut tıbbi yöntemlerle down sendromu vb. anomalilerin %100 tespitinin mümkün olmadığını, test ve tetkiklerde düşük risk çıktı ise bu durumda da hekime kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, ikili tarama vb. tetkiklerin yapılabilmesi için hastanın yüksek risk grubunda yer almasının gerektiğini, davacının sigortalı hekimin gebelik takibini gereği gibi yapmadığını iddia etmekte ise de sigortalı hekimin hastayı kaçıncı haftalarda gördüğü, hastanın düzenli şekilde gebelik takiplerine devam edip etmediği, hekim tarafından istenen test ve tetkikleri yaptırıp yatırmadığının detaylı şekilde incelenmesinin gerektiğini, olayda müvekkilinin sigortalısı hekimin kusurlu olduğu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, zira hastanenin ve hekimin sorumluluğunun doğabilmesi için gerçekleştirilen teşhis ve tedavi yöntemlerinde tıbbi standartın uygulanmamış olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ,GEREKÇE VE KANAAT: Davalı sigorta şirketinden hasar dosyası ile doğuma ilişkin tüm kayıtlar ilgili yerlerden getirtilerek dosya içerisine alınmıştır. Dosya kadın doğum uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmıştır. Sunulan raporda; tedaviyi gerçekleştiren hekimin bebeğin down sendromlu olarak doğmasında bir kusurunun bulunmadığı yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporuna göre davacının ek rapor için takdir edilen ücreti yatırmaması gözetilerek dosyadaki mevcut delil durumuyla davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ............. BAM 23. H.D'nin 2020/629 Esas 2022/40 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuş olup, Yargıtay 11. H.D'nin 2022/3562 Esas 2023/7555 Karar sayılı ilamı ile, bilirkişi ek ücretinin yatırılması konusunda 6100 sayılı HMK'nın 324.maddesine uygun açıklama ve ihtarat yapılmadığından bahisle ............. BAM 23.H.D'nin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı bozulmuş, dava dosyası yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizce dosya yukarıda belirtilen esasa kaydolunmuş, Yargıtay bozmasına uyularak ek rapor ücretini yatırmak üzere davacı tarafa usulünce süre tayin edilmiştir. Bilirkişi ücreti yatırıldıktan sonra tarafların itirazları karşılanmak üzere kaldırma kararından önceki raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş ise de görevlendirme aşamasında raporu düzenleyen bilirkişilerin emekli oldukları anlaşılmakla, dosyanın perinatoloji dalında uzmanlığı bulunan 3 kişilik bilirkişi heyetine verilmesine karar verilmiş, bu doğrultuda görevlendirme yapılmıştır. Mahkememize sunulan raporda bilirkişi heyeti; davacı çocuğun annesi ...............'nin gebelik takiplerinin T.C. Sağlık Bakanlığı Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirildiği, ilk muayenesine 16.gebelik haftasında geldiği, hastanın kontrollerinin düzenli olarak yapıldığı, gerekli olan tarama testlerinin istenildiği, tarama testinde hastanın düşük riskli olarak değerlendirildiği, ayrıntılı ultrasonografisinde fetal anomali izlenmediği hususunun doktor tarafından yatış anamnezinde belirtildiği, dosyada bu testlerle ilgili resmi belgelerin görülemediği, poliklinik defter kayıtlarında görüldüğü kadarıyla hastaya tanı amaçlı amniyosentez testi önerildiği, okuma yazma bilmeyen hastaya " anne karnından su aldırmak istemiyorum" ibaresi altında işlemi reddettiğine yönelik parmak izi alındığı, hastanın doğumunun sorunsuz olarak gerçekleştirildiği, bebeğin doğumdan sonra down sendromu fenotipinde olması nedeniyle genetik bölümüne konsulte edildiği ancak hastanın istenilen tetkikleri tamamlamadın kendi isteği ile taburcu olduğu, tüm tarama testleri düşük risk gelse bile bebeğin down sendromlu olma riskinin mevcut olduğu, üçlü tarama testinin down sendromunu tespit etme oranının %65-75 civarında olduğunu, yanlış negatiflik oranının yaklaşık %23-35 civarında olduğunu, hekimin poliklinik şartlarında eşlik eden hemşire eşliğinde hastanın 38 yaşında olması sebebiyle hastaya amniyosentez önerildiği ve dosyadaki ifadelerden bu tedaviyi kabul etmediği bu işlemi istemediği hususunun görüldüğü, hastanın tüm tetkiklerinin düzenli olarak yapıldığı, tedaviyi gerçekleştiren hekimin mevcut hastalığa sebep olabilecek ve sorumluluğunu gerektirecek kötü niyet, ihmal, hata ve tıbbi kötü uygulama olmadığı kanaati yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir. Düzenlenen rapor taraflara tebliğ edilerek itiraz süresinin dolması beklenilmiştir. Alınan bu rapor ile kök rapora yönelik itirazlar karşılanmış olup, yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Bilindiği üzere sigorta şirketinin maddi ve manrvi tazminat yükümlülüğünden söz edebilmek için sigortalının en az ihmal düzeyinde kusurlu olması gerekmektedir. Tedaviyi gerçekleştiren sigortalı doktorun hamilelik süresince yapılan tedavilerde ve doğum sırasında bir kusurunun, ihmalinin ve kötü tıbbi uygulamasının bulunmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, gelinen aşamada davacının tazminat talebi sübut bulmamıştır. Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın maddi ve manevi tazminat talebi yönünden reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 732,00-TL olduğundan peşin olarak alınan 546,48-TL'den mahsubu ile bakiye 185,52-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı maddi tazminat yönünden duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı manevi tazminat yönünden kendisini duruşmada bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-Davacılar tarafından yatırılan gider avasından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ile ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............. Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/198, K. 2026/320, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-198-e-2026-320-k-b54cd2d139fb