Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2022/5044 E. 2025/7617 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2022/5044
- Karar No
- 2025/7617
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5044 Karar No : 2025/7617
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Çimento Fabrikaları A.Ş (... Çimento A.Ş.) VEKİLLERİ : Av. ...... - Av. ...-Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Kocaeli ili, Körfez ilçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsat sahasının, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinin 10. fıkrası ile Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 16. ve 17. maddelerinde yer alan düzenlemeler kapsamında çimento ham maddesi karakteristiğine uygun olabilecek, çimento fabrikasının ticari faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemeyecek şekilde belirlenecek bir bölgeye taşınarak mevcut rezerve eşdeğer hammadde ihtiyacının karşılanması istemiyle 25/10/2019 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kuzey Marmara Otoyolu Bağlantıları Proje Güzergahı ile davacı şirketin uhdesindeki sicil:... sayılı II (a) grubu kalker işletme ruhsatının çakışmasından dolayı ruhsat sahasındaki madencilik faaliyeti tamamen sonlanacağına ilişkin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 15. ve 16. fıkraları ile Maden Yönetmeliği'nin 121. maddesi kapsamında tetkiki sonucu düzenlenen 26/03/2019 tarihli heyet raporunda; "Ruhsat sahibi şirket temsilcisinin beyanları doğrultusunda, çimento fabrikasının faaliyetine devam ederek istihdam edilmesi ve ihracat yapılabilmesi için hammadde güvenliğinin sağlanması gereklilik olduğundan dolayı 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinin 10. fıkrası ile Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 17. maddesinde belirtilen ruhsat sahasının taşınmasının uygun olacağı heyetimizce değerlendirilmiştir. Ruhsatın taşınması halinde tüm hak ve vecibeleri ile birlikte sicil:... sayılı II (a) grubu kalker işletme ruhsat sahası temel alınmalıdır." yönünde görüş ve kanaate yer verildiği, Kocaeli ili, Körfez ilçesi, ... Mevki hudutları dahilinde davacı şirketin uhdesinde bulunan sicil:... sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsat sahasının, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinin 10. fıkrası ile Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin 16. ve 17. maddelerinde yer alan düzenlemeler kapsamında şartları sağlayıp sağlamadığı hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın davacı şirketin başvurusunun reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, Mahkemece konun farklı bir şekilde değerlendirildiği ve ilgili Kanun ve yönetmelik hükümlerinin yanlış yorumlandığı, Bakanlık Oluru işlemi ile söz konusu ruhsatın iptaline karar verildiği ve ilgili kararın davacı şirkete tebliğ edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, teknik heyetin ön inceleme, değerlendirme ve tespitleri sonucunda rapor oluşturmakla yükümlü olduğu, tüm tespitlerinin doğru olarak kabul edilmesi ve uygulanmasına yönelik herhangi bir karar mekanizmasının söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 15/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.