Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2022/463 E. 2025/7152 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2022/463
- Karar No
- 2025/7152
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/463 Karar No : 2025/7152
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACILAR) : ... mirasçıları 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Köyü, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların 6292 sayılı Kanun uyarınca iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı ... tarafından, murisi ...'ın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile Bakırköy Tapu Sicil Müdürlüğüne kaydedilmiş olan dava konusu taşınmazı 1952 yılında satın alındığı belirtilerek, hak sahibi olunduğu iddiasında bulunulmakta ise de, 1968 yılı Kadastro Tutanaklarına göre, 134.300 m² yüz ölçümlü ... sayılı parselin ... adına kaydedildiği, söz konusu kayıt işlemine karşı ... isimli şahsın mirasçıları tarafından itiraz edildiği, anılan itirazın yargıya intikal ettiği, 93.125 m² yüz ölçümlü 312 sayılı parselin ise, Hazine adına tescil edildiği, bu işleme karşı da ... tarafından itiraz edildiği, yapılan itirazın Tapulama Komisyonu tarafından kabul edildiği, bunun üzerine Hazine tarafından ilgili Komisyon kararının iptali ve taşınmazın kendi adına tescili için Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, 309 sayılı parsel için ... mirasçıları tarafından açılan dava ile ... sayılı parsel için Hazine tarafından açılan davaların ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile birleştirilerek yargılamasının yapıldığı, yargılama neticesinde; ... parsel yönünden 2001 yılında Hazine adına tesciline ilişkin kesinleşmiş yargı karar olduğundan bahisle "Karar Verilmesine Yer Olmadığına" yönelik hüküm kurulduğu; 309 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, kısmen ..., kısmen ... ve kısmen de Hazine adına tesciline karar verildiği, anılan kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile " ....dava konusu taşınmazların 1940 yılında kesinleşen orman sınırında kaldığı, hukuken orman özelliğini sürdürdüğü, bu nedenle de her iki parselin de Orman Vasfı ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiği..." gerekçesine yer verilerek bozulduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozma kararına uyulduğu, anılan kararın da temyiz edilmesi sonrasında temyiz incelemesi yapan Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararı ile, ".... dava konusu taşınmazların 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırı içinde kaldığı halde, orman kadastrosu ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kez kadastrosunu yaptığı, 766 sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1 maddeleri gereğinde ikinci kadastronun yolsuz ve bütün sonuçları ile hükümsüz olduğuna, dava konusu ... parselin tamamının ve ... parsel sayılı taşınmazın 25/05/2006 tarihli fenni bilirkişi ve krokisinde (C) harfi ile gösterilen bölümün önceki karar ile orman olarak Hazine adına tesciline karar verilerek kesinleştiğine, temyize konu karar ile ... parsel sayılı taşınmazın geri kalan bölümleri olan 25/05/2006 tarihli fenni bilirkişi ve krokisinde (A) ve (B) ile gösterilen kısımların orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmek suretiyle ... parsel sayılı taşınmazın tamamının orman niteliği ile hazine adına tescil edilmiş olduğu....." gerekçesine yer verilerek kararın onandığı; bu durumda dava konusu taşınmazların 1939 yılından bu yana Orman vasfı ile Hazine adına tescilli olduğu, davacının murisi olan ... tarafından kadastro tutanaklarına karşı açılan davalarda da dava konusu taşınmazların Hazine adına tescilli olduğu yönünde hüküm kurulduğu ve anılan kararların temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmekte olup, belirtilen taşınmazların, Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılması öncesinde de davacının bu taşınmazlar üzerinde herhangi bir hak sahipliğinin bulunmadığı açık olduğundan, anılan taşınmazların 6292 sayılı Kanun uyarınca iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazların tamamının yargı kararıyla orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, taşınmazlarla ilgili eskiden beri devam eden süreç dikkate alındığında iade kapsamında yer aldıklarının kabulü gerektiği, Anayasa hükümlerine ve hukuka aykırı işlem tesis edilerek mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, işlemin hukuka ve mevzuata uygun tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Uyap üzerinden elde edilen bilgi ve belgeler ile dosyaya sunulan Bakırköy 5. Noterliği'nce düzenlenmiş 24/06/2024 tarihli Mirasçılık belgesinden, davacının 14/06/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, davacının mirasçıları tarafından davayı takip iradesinin ortaya konulduğu anlaşılarak, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 24/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.