Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2025/962 E. 2025/1855 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2025/962
Karar No
2025/1855
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2025/962 Karar No : 2025/1855

TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI) ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan 27.10 tarife pozisyonundaki malların, 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere taahhüt verilerek üretilmesinin ve yapılan mahsuben iade başvurusunun yerine getirilmesinin ardından, inceleme raporu ile imal edilen ürünün liste dışı olmadığının tespit edildiğinden bahisle, 2016 yılının Ocak ilâ Mayıs aylarının (1.) ve (2.) dönemlerine ait haksız olarak mahsuben iade edilen özel tüketim vergilerinin ve satışları üzerinden hesaplanması gerekirken beyanlara yansıtılmayan özel tüketim vergilerinin tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle bir kat tutarında vergi ziyaı cezaları ile birlikte tarh edilmesine dair işlemlerin iptali istenilmektedir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden, davacı tarafından üretilen BREVIOL D-WW karışımında %89-91, PULCRA AFW karışımında %89-91, PULCRA AFZ 180 karışımında %80-85, PULCRA AFZ CT karışımında %80-85 civarında mineral yağ kullanıldığı, mineral yağ (spindle oil) hidrokarbon esaslı bir tür baz yağ olup oksidasyon direnci ve termal kararlılığı yüksek bulunduğundan ilave edilecek köpük kesici vs. katkı maddeleri ile tepkimeye yatkın olmadığı, üretim sürecinde gerçekleşen olay kimyasal bir tepkime değil, fiziksel bir olay olduğundan yeni bir ürünün oluşmadığı, ilave edilen katkı maddelerinin yağın esas niteliğini değiştirmeyerek sadece performansını arttırdığı hususları dikkate alındığında, baz yağlara çeşitli oranlarda katkı maddeleri eklenmek suretiyle üretilen mamûlün esas unsur olarak ağırlık itibarıyla %70 veya daha fazla petrol yağları içermesi nedeniyle 27.10 pozisyonunda sınıflandırılmasının gerektiği, üretilen mamûlün petrol yağı veya bitümenli mineral yağlar oranının bileşiğin ağırlık itibarıyla %70 veya daha fazlasına tekabül ettiği, kullanılan katkı maddelerinin yağın esas niteliğini değiştirmediği, bu itibarla, müstahzarın kullanımı açısından esas bileşen olduğunun anlaşılması karşısında, davacı şirketin söz konusu dönemlerde üretip 38.09 ve 38.24 pozisyonlarında beyan ettiği emtianın gerçekte 27.10 pozisyonunda yer aldığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlık konusu dönemler için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinde hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi gerekli şartların oluştuğu anlaşılmışsa da, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halinde, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yönünde getirilen kural, davacının lehine olup, somut olayda uygulanmasının icap ettiği, tekerrüre esas alınan cezanın tutarı 55,88 TL olduğundan, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan bölümünün anılan tutara isabet eden kısmında hukuka aykırılık, aşan kısmında ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle arttırılan bölümünün 55,88 TL'ye isabet eden kısmı yönünden davanın reddine, anılan tutarı aşan kısmının ise iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, üretilen mamüllerin 27.10 pozisyonunda sınıflandırılmasının hukuka aykırı olduğu, aynı mamüllerin daha sonraki yıllarda da üretilmesine rağmen vergi inceleme elemanlarınca 34.10 pozisyonunda yer aldığının kabul edildiği; davalı idarece, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle artırılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI :Davalı idarece, savunma verilmemiş; davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2025/962, K. 2025/1855, T. 22.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2025-962-e-2025-1855-k-ef516f493cd3