Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2023/2030 E. 2025/1894 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2023/2030
Karar No
2025/1894
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2030 Karar No : 2025/1894

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... 2- (DAVALI) ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Ticaret ve Taşımacılık Limited Şirketinin 2016 ila 2018 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesinden, otomasyon sisteminin manipüle edilerek bazı kayıtlarının silindiği, silinen kayıtlara konu bir kısım akaryakıt satışlarının sahte belge düzenlemek suretiyle kayıt ve beyan dışı bırakıldığı, belgesiz satışları nedeniyle de belgesiz mal bulundurulduğuna ilişkin vergi tekniği raporuna dayalı olarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden anılan şirketin tasfiyesinin tamamlanarak ticaret sicilinden silinmiş olması nedeniyle kanuni temsilcisi davacı adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 4. maddesinin 3. fıkrasına dayalı olarak 2016 yılının Mayıs (2.), Haziran (1. ve 2.), Temmuz (1.) ve Aralık (1. ve 2.) dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirket hakkında belgesiz akaryakıt bulundurduğu yolunda düzenlenen vergi tekniği ve vergi inceleme raporlarında yer alan tespitlerden hareketle şirketin 26/06/2020 tarihinde tasfiyesinin tamamlanarak ticaret sicilinden silinmiş olması nedeniyle davacı hakkında dava konusu işlemlerin tesis edildiği, anılan raporlarda, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... numaralı dosya kapsamında yürütülen soruşturmada, ... Anonim Şirketine ait ... IP ve ... IP adresli sunuculardan alınan imaj örneklerinin bulunduğu hard disklerin çözümlenmesi neticesinde borçlu şirketin 2016 yılında 764.304,39 TL tutarında toplam 221.147,32 litre, 2017 yılında 1.028.025,28 TL tutarında toplam 230.142,26 litre ve 2018 yılında 544.893,37 TL tutarında toplam 114.609,09 litre motorine ait, 2016 yılında 110,32 TL tutarında toplam 24,18 litre kurşunsuz benzine ait verilerinin silindiğinin tespit edildiği, şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan verisi silinen akaryakıtlara ilişkin açıklama yapmasının istenildiği ve silinen kayıtlara konu satılan akaryakıtlara ait alış belgelerinin olup olmadığının, kimden alındığının sorularak ilgili tevsik edici bir belge ibraz edilip edilemeyeceği hususunda bilgi istenildiği, şirket temsilcisi tarafından, ibraz edilen alış ve satış faturaları dışında başkaca bir belge bulunmadığı yolunda cevap verilerek, akaryakıt alışlarını, alış tarihinde hangi dağıtıcıyla sözleşmeleri var ise o firmadan yapmış olduklarının belirtildiği, ayrıca ibraz edecekleri bir belge bulunmadığından 10 günlük süreye de ihtiyaçlarının bulunmadığını bildirdiği, tespiti yapılan silinen satışlarla ilgili olarak taşıt plakalarından yola çıkılarak inceleme yapıldığı ve bahsi geçen taşıtların bir kısmının sahiplerinden bilgi ve belge istenildiği, anılan yazılara verilen cevap ve gönderilen belgelerin incelenmesinden, silinen veriler listesindeki bilgilerle örtüşen ödeme kaydedici cihaz fişlerinin düzenlendiğinin teyit edildiği, bu durumda borçlu firmanın silinen satışlarına konu akaryakıtların belgesiz olarak alındığının anlaşıldığı, firma nezdinde yapılan kaydi envanter neticesinde ortaya çıkan akaryakıt farkına ilişkin alış belgelerinin ibraz edilemediği, bu nedenle söz konusu yılda belgesiz alındığı tespit edilen akaryakıta ilişkin özel tüketim vergisinin borçlu firmadan aranılması gerektiğinden bahisle dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmış olup, tespiti yapılan hususlar nedeniyle, otomasyon sistemine müdahale etmek suretiyle manipüle edilen akaryakıtın dönem içi satış miktarına ilave edilmesi suretiyle yapılan kaydi envanter dengesi sonucunda bulunan farkın ilgili vergilendirme döneminde geçerli olan özel tüketim vergisi tutarlarının dikkate alınması suretiyle bulunan matrah üzerinden re'sen tarh edilmesinde ve tek kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak, söz konusu verginin 4760 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 3. fıkrasına dayalı olarak tarh edildiği dikkate alındığında ibraz edilmeyen belgeler nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezasının tek katı aşan kısmında hukuka uygunluk görülmediği, ayrıca 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında, anılan maddede aranılan koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, tek kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri yönünden davanın reddine, vergi ziyaı cezasının tek katı aşan kısmı ile özel usulsüzlük cezasının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davacının istinaf başvurusuna konu vergi mahkemesi kararının davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrası hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususların sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; davalı idarenin, vergi mahkemesi kararının iptale ilişkin hüküm fıkralarına yönelik istinaf başvurularının incelenmesinden ise, vergi ziyaı cezalarının tek katı aşan kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrası, olayda, otomasyon sistemine müdahale etmek suretiyle kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen akaryakıta ilişkin belgelerin davacıya verilen süreye rağmen ibraz edilmediği ve bu durumda belgeleri gizleme fiilinin oluştuğu ve anılan durum 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (a) bendinin 2. fıkrası kapsamında olduğundan vergi ziyaı cezasının üç kat olarak uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrası ise, cezalandırmayı gerektiren fiilin tüm unsurlarıyla ortaya konulması gerektiği yolundaki ceza ilkesi karşısında, söz konusu malların kimden veya kimlerden, hangi tarihte veya tarihlerde, ne miktarda ve ne tutarda satın alındığı hususunda herhangi bir tespit yapılmadığından kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının vergi mahkemesi kararının davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin vergi mahkemesi kararının kesilen vergi zıyaı cezalarının tek katı aşan kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile üç kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine, özel usulsüzlük cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun ise belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece asıl borçlu şirket hakkında yapılan tespitlerin bilimsel bir temelinin olmadığı, kayıt dışı olduğu ileri sürülen akaryakıtın satış miktarları dikkate alınarak yapılan envanter çalışması sonucunda defter ve belge verilerinden hareketle yapılan kaydi envanter ile EPDK verilerine göre yapıldığı belirtilen kaydi envanter verilerinin farklılığının, dönem içi satışların, fiilen var olduğu iddia edilen dönem başı ve dönem sonu stok değerlerinin, belgeler-fişler-çıktılar üzerinde bire bir yapılan hesaplamalardan elde edilmediği, şayet bir kayıt dışı hasılat ortaya konulacaksa yapılacak kaydi envanter hesaplaması sonucunda ulaşılacak farklar üzerinden hesaplanması gerektiği bu nedenle tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı; davalı idarece ise özel usulsüzlük cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI :Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2023/2030, K. 2025/1894, T. 23.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2023-2030-e-2025-1894-k-57ffb6bfccd9