Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/15425 E. 2025/10886 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/15425
Karar No
2025/10886
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/15425 Karar No : 2025/10886

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olma durumunun kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla belirlenebileceği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir devlet yetkisini kullanamayacağı, aksine uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, hakkında somut delil bulunmadan, usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan ve kişiselleştirme yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, komisyona başvuru ile dava açma yolunun savunma hakkı yerine geçmeyeceği, kesin olmayan mahkumiyet kararının dava konusu işleme dayanak olarak alınamayacağı, usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı, MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde OHAL’in neden olduğu konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, kimsenin işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele ya da cezaya tabi tutulamayacağı, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel oluşturmayacağı, bilgisi ve iradesi dışında elde edilen verilerin fişleme niteliğinde olduğu ve Anayasal suç oluşturduğu, SD kart içerisindeki verilerin usulüne uygun olarak incelenmediği, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, SD kart fişlemesinin kamu görevinden çıkarıldığı tarihten sonra ortaya çıktığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkı, doğal hakim ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkeleri, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, çalışma hakkı, ayrımcılık yasağı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/15425, K. 2025/10886, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-15425-e-2025-10886-k-14cc0a9cbb39