Danıştay · 10. Daire
Danıştay 10. Daire 2024/4548 E. 2025/3568 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 10. Daire
- Esas No
- 2024/4548
- Karar No
- 2025/3568
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4548 Karar No : 2025/3568
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av....
İSTEMLERİN_KONUSU: Davacı tarafından, Sakarya ili, Adapazarı Yenikent Devlet Hastanesinde kendisine yapılan iğne sonucu sol bacağında his kaybı oluşmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla 30.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi le 665.687,17 TL) maddi ve 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 200.000,00 TL) manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi yolunda verilen ilk kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 10/04/2023 tarih ve E:2022/5445, K:2023/1933 sayılı kararı ile kısmen onanması kısmen bozulması üzerine bozulan kısım yönünden bozma kararına uyularak davacının maddi tazminat istemi ile miktar artırım dilekçesi ile artırılan 180.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, enjeksiyonu yapanın bilinmemesinin hizmet kusuru olduğu, Adli Tıp Kurumunun ilk rapor üzerinden değerlendirme yaptığı, rapor çelişkili olsa da meydana gelen bedensel arazın enjeksiyondan kaynaklandığı, dolayısıyla idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, kalıcı araz nedeniyle 20 yıl süren acı ve elemden dolayı hükmedilen manevi tazminatın düşük kaldığı ve tamamına hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, hizmet kusurunun bulunmadığı, yazılı onam almanın her zaman mümkün olmadığı, enjeksiyon uygulamasının büyük cerrahi müdahalelerden olmaması nedeniyle yazılı rıza alınmadığı için hükmedilen manevi tazminatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçelerindeki iddiaların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE, 2.... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.