Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/14579 E. 2025/11685 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/14579
- Karar No
- 2025/11685
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/14579 Karar No : 2025/11685
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair ... tarih ve ... sayılı Kurul Kararına ilişkin 29/07/2022 tarihli Bakan Olur'unun iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilân edip cezalandırma yetkisinin olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının soyut ve muğlak olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, terör örgütleriyle bir bağının olmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurunun sakat olduğu, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinden ulaşılan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmüş soruşturma dosyasının (S:...) incelenmesinden tanık ...’in davacıya yönelik teşhisli beyanında davacı ile birlikte 2013-2014 yılları arasında FETÖ/PDY adına faaliyet gösteren evlerde birlikte kalarak sınavlara hazırlandıklarını dile getirdiği, davacı hakkında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce tanzim olunan 28/05/2020 tarihli ankesör-büfe analiz raporunun incelenmesinden davacının 25/10/2014-28/1/2016 tarihlerinde askeri öğrenci ... ile İstanbul’dan ardışık arandığı görülmekte olup davacının ceza dava dosyasına yansıyan savunmasında örgütün kendisini ankesörden aradığını beyan ettiği hususlarının gerekçeye eklenmesi suretiyle kararın onanması gerektiği, öte yandan İstinaf Mahkemesinin yargılama gideri dökümü kısmında “İstinaf Y.D. Harcı:” başlıklı satırın yanına “296,40 TL” ibaresinin 2577 sayılı Kanun'un 49/1-b maddesi uyarınca maddi hata kapsamında eklenmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dava dosyası tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Davacı hakkında FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde (... Ağır Ceza Mahkemesi, E:..., K:..., ...) suçun sübuta erdiği ancak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmekte olup bahse konu kararın ceza hukuku bağlamında davacı aleyhine bir sonuç doğurmadığı hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte ceza mahkemesince verilen karardan bağımsız olarak ceza dava dosyasında yer alan delillerin idarî yargı mercilerince davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütüyle iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında değerlendirilmesine engel bir durumun olmadığı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.