Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/15964 E. 2025/9360 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/15964
Karar No
2025/9360
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/15964 Karar No : 2025/9360

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ...Komutanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 35/B-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ve rütbesinin geri alınmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, dava konusu işlem tesis edilmeden önce disiplin soruşturması açılmadığı, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat noktasında dikkate alınan kriterlerin kendisinde bulunmadığı, ankesörlü hatlardan arandığı iddiasının Yargıtay kararlarında belirtilen kriterleri taşımadığı iddia edilmektedir. Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeyerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan "......tanık A.P ifadesinde özetle; "Eyalet Talebe Mesulü O.K’nın yerine görevlendirilen N.Ş isimli şahsın kendisine liseden mezun olmuş ancak tekrar üniversite sınavlarına hazırlanan dört öğrencinin sorumluluğunu verdiğini, N.Ş. isimli şahsın Konya’lı olduğunu ve Uludağ Üniversitesinde sınıf öğretmenliği bölümü mezunu olduğunu bildiğini, kendisine verilen bu görevde sorumlu olduğu öğrencilerin Y.K, ... ile M.B. ve soyismini hatırlayamadığım ... isimli şahıslar olduğunu, sanığında içerisinde bulunduğu bu şahısların cemaate ait başka öğrenci evinde kaldıklarını, kendisine verilen bu görev üzerine 2008 yılı Haziran ayında yapılan üniversite sınavına kadar bu çocuklara kaldığı öğrenci evinde ders çalıştırdığı ve ders haricinde de yine daha önce bahsettiği cemaat faaliyetlerini de yaptıklarını belirttiği, Eyalet Talebe Mesulü olan N.Ş isimli şahsın kendisine ders çalıştırdığı bu şahısların jandarma uzman çavuşluk sınavlarına hazırlanmaları gerektiğini söylediğini, Y.K. ve sanık ... isimli öğrencilerin üniversite sınavından aldıkları puan ile müracaat ettikleri Jandarma Uzman Çavuşluk sınavlarının mülakatlarında başarılı oldularını, kendisinin bizzat mülakat, sağlık ve spor aşamalarında bu şahıslar ile bir irtibatının olmadığını, Eğitim sürecinde kendisinin bu şahıslar ile herhangi bir temasının olmadığını, Eğitim sonrasında Y. K.'nin Bursa iline, ...'in ise Ankara iline atandıklarını, sanık ... görevine başladıktan sonra Eyalet Talebe Mesulü N.Ş isimli şahsın kendisine ... ile görüşmesini ve irtibatı kopartmamasını söylediğini, bunun üzerine hatırladığı kadarıyla 2008 yılı eylül ayında sanık ...’i telefonla aradığını ve kendisi ile görüşmek istediğini söylediğini, sonrada N. Ş.’ye bilgi verdiğini ve N.Ş'nin kendisine Ankara’da buluşma yapması için bir ev adresi verdiğini, kendisinin otobüs ile Ankara’ya gittiğini, kendisine verilen görev gereği ... ile Ankara’da şu an adresini hatırlamadığı Dikimevi Metro İstasyonu civarında örgüt mensubu bir aileye ait evde buluştuklarını, bu buluşmada sanık ... ile gündelik konulardan biraz muhabbet ettiklerini, sonra sanığın kendisine “abi ben bu saatten sonra cemaat ile görüşmek istemiyorum, ben kendi yolumu çizeceğim, beni aramayın, sizlerle görüşmek istemiyorum, ailem görüş itibariyle milliyetçi ve onlarda benim cemaat içerisinde olmamı istemiyor” dediğini, bir müddet daha konuştuktan sonra sanığın işi olduğunu söyleyerek evden ayrıldığını belirttiği, bu görüşmenin sanık ... ile son görüşmesi olduğunu, kendisinin tekrar Bursa’ya döndüğünde durumu N.Ş’ye bildirdiğini ve ...'ında kendisine “tamam, kendisi bilir” dediğini ve durumu geçiştirdiğini, kendisinden sonra ...’in cemaat ile irtibatının olup olmadığını bilmediğini ancak duyduğu kadarıyla ifadesinde ismini bahsettiği K.K isimli şahsın ... ile görüşmek için tekrar irtibat kurmaya çalıştığını fakat görüşüp görüşmediğini bilmediğini" ifade ettiği, tanık Y.K soruşturma aşamasındaki ifadesinde özetle; "sanık ...'in Bursa'da Fetullah Gülen yapılanmasına ait cemaat evinde kaldıkları dönemde, ikinci olarak taşındıkları cemaat evinde tanıştığı ve kendileri ile birlikte öğrenci olarak o evde kalan biri olduğunu" belirttiği, ancak tanıkların kovuşturma aşamasında talimat ile alınan beyanlarında daha önceki beyanlarını kısmen değiştirerek sanığı suçtan kurtarmaya yönelik beyanda bulunduklarının anlaşıldığı, toplumsal ve örgütsel baskı dikkate alınarak tanıkların kovuşturma aşamasındaki bir kısım beyanlarına itibar edilmediği, terör örgütleriyle ilgili davalarda mağdur veya tanıkların terör örgütlerinin korkutucu etkisi nedeniyle daha sonra beyanlarından vazgeçmelerinin sıklıkla yaşanan bir durum olduğu, kaldı ki tanıkların aynı suçtan yargılandığı ve beyanlarını niçin değiştirdikleri konusunda mantıklı ve makul hiçbir gerekçe sunamamış olmaları hususları nazara alındığında tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edildiği, sanıktan ele geçirilen dijital materyallerde örgüt ile iltisaklı birçok siteye giriş yapıldığı, terör örgütü elebaşının konuşmalarının takip edildiği Herkül.org isimli siteye ait kalıntıların tespit edildiği, yine dosyaya beyanlarını ibraz edilen N.T ifadesinde özetle: 2006-2008 yıllarında Bursa'da örgüt evlerinde kaldığını, ünivesiteye hazırlanan öğrencilere yönelik bir grup oluşturulduğunu, mahrem imam olan Adnan'ın haftada bir bu gruba sohbet verdiğini, kaldığı evde yapılan bu örgütsel sohbetlere sanığın da katıldığını beyan ettiği, sanığın tüm savunmalarında sürekli değişen ve çelişen savunmalar yaparak örgüt ile olan irtibatını zımni olarak ikrar ettiği, 04.01.2017 tarihinde KOM Şube Müdürlüğünde vermiş olduğu beyanında özetle "2007-2008 yıllarında örgüt evlerinde kaldığını, her hafta salı günü sohbet ve toplantılara katıldığını, uzman jandarma okuluna başladıktan sonra örgüt abisi A.P. ile Ankara'da iki kez görüştüklerini, örgüt ile görüşmek istemediğini A.P'ya söylediğini, daha sonra 2010 yılında Şırnak iline atandığını, 2010 yılında Şırnak'ta örgüt içinde talebe mesulü olan A.K ile bir kez görüştüğünü, 2011 yılında Kocaeli'ne atandıktan sonra burada A.K ve yanında bulunan Ferhat isimli kişi ile yine görüştüğünü, 2012 yılında da A.K'nın ısrarı ile yine görüştüklerini, ...'in yanında ... isimli kişinin olduğunu, ...'in kendisine bundan sonra ... ile görüşeceğini söylediğini ancak kendisinin kabul etmediğini, bir ay sonra ...'in kendisinin arayınca buluştuklarını, kendisine bir daha görüşmek istemediğini söylediğini ancak ...'in 15 gün sonra tekrar aradığını, ısrar ettiği için evine gelmesine müsaade ettiğini, burada birlikte çay içtiklerini, ... isimli kişinin daha sonrada aradığını ancak cevap vermediğini" beyan ettiği, sanığın sabit numaralardan 2012-2013 yıllarında 3 kez arandığına ilişkin HTS tespit ve Analiz tutanağının sanığın örgüt mensupları tarafından arandığına ilişkin bu beyanlarını desteklediği ancak sanığın beyanlarında A.K ile en son 2012 yılında görüştüğünü söylemiş ise de; hts kayıtlarından irtibatının 22/12/2015 tarihine kadar devam ettiğinin anlaşıldığı, sanığın daha sonra dosyaya sunmuş olduğu yazılı savunmalarında A.K ile olan telefon görüşmelerinin örgütsel görüşmeler olmadığını iddia ettiği, sanığın yine hakkında örgüt ile ilgili soruşturma yapılan ve örgüt içinde görev alan kişiler ile yapılan yoğun görüşmelerinin örgütsel görüşmeler olmadığını beyan ettiği, sanık yine dosyaya sunduğu yazılı beyanlarında ve savunmalarında örgütün hiçbir sohbetine katılmadığını, A.K. ile yaptığı görüşmelerin örgütsel görüşmeler olmadığını, ... isimli kişi isteği dışında görüştüğünü beyan ederek örgüt ile hiçbir irtibatının bulunmadığını beyan ederek örgütsel tavır aldığı, sanığın idari soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde ise tüm bu ikrar ettiği hususları da inkar ettiği anlaşıldığı, sanığın yukarıda izah edildiği sanığın örgüt ile olan irtibatına ilişkin tanık A.P, N.T ve Y.K'nin beyanı ile sanığın beyanlarındaki örtülü ikrarı, dijital materyal raporu ve HTS incelenmesi sonucunda yaptığı görüşmeler birlikte değerlendirildiğinde; sanığın asker olmadan önce örgüt evlerine kalarak askeri okullara hazırlandığı, daha sonra askeri sınavları kazandığı, örgüt yapılanması içerisinde askeri kişilerle ilgilenen örgüt mensuplarıyla ankesörlü sabit hatlardan iletişim kurduğu, Ankara, Şırnak ve Kocaeli gibi bir çok ilde mahrem imam diye adlandırılan kişilerle telefonda ve yüzyüze görüştüğü anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olup bu örgüte üye olduğu, örgüt üyeleri ile organik bağ içerisinde bulunduğu..." tespitleri, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/15964, K. 2025/9360, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-15964-e-2025-9360-k-b2910f0fc824