Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/9679 E. 2025/14482 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/9679
Karar No
2025/14482
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/9679 Karar No : 2025/14482

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üyelik suçundan takipsizlik kararı verildiği, somut delil ve gerekçe gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, istinaf isteminin gerekçesiz olarak reddedildiği, adil yargılanma ve çalışma haklarına riayet edilmediği, Bank Asya hesap hareketlerinin yasal olduğu, 2012 yılında iki kez hesabı kapattırmak istemesine rağmen hesabının kapatılmadığı, kurum kanaatinin objektif nitelik taşımadığı, hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, ölçülülük ve orantılılık ilkelerinin ihlal edildiği, disiplin soruşturması yapılmadan, savunma hakkı tanınmaksızın OHAL kanun hükmünde kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, aynı eylemler nedeniyle iki ayrı yargılama yapılamayacağı, kamu görevinden çıkarıma işleminin idari işlemin unsurları yönünden sakat olduğu, birçok evrensel hukuk kuralının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;"... Sanığın ceza infaz kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yaptığı ve KHK ile görevinden ihraç edildiği, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü yapılanması ile ilgili olarak Adalet Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilatı personeline yönelik yürütülen soruşturma kapsamında; sanığın ... nolu GSM hattı üzerinden Adalet Teşkilatı mahrem sorumlusu olan 3 şüphelinin operasyonel hattı (Örgütün, mahrem sorumlular tarafından kullanılan operasyonel GSM hatlarının sadece örgütsel görüşmelerde kullanılması yönünde talimat verdiği yapılan çalışmalar neticesinde tespit edilmiştir) ile 40 kez, Adalet Teşkilatı mahrem sorumlusu olan 3 şüphelinin şahsi GSM hattı ile 40 Kez irtibat kurduğunun tespit edildiği, tanıklar Y.G., İ.T., F.B., İ.E.G. ve gizli tanık ...'un ifadelerinden de örgüt yapısına dahil olduğunun belirlendiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapılanması içerisinde yer aldığı, savunmasında atılı suçlamayı inkar etmiş, örgütün mahrem yapılanmasında yer aldığı tespit edilen ... ile örgütsel manada bir görüşme yapmadığını iddia etmiş ise de; sanığın FETÖ/PDY Silahli Terör Örgütü tarafından başkaları üzerine alınmış ve örgütün o bölgedeki en üst yetkilisi tarafından örgütsel mahiyette görüşme yapması gereken kişilere (mahrem sorumlular) verilmiş olan GSM hatları ile 2012 ilâ 2013 yılları arasında görüşme kayıtları bulunduğundan, ( Örgütün, mahrem sorumlular tarafından kullanılan operasyonel GSM hatlarının sadece örgütsel görüşmelerde kullanılması yönünde talimat verdiği yapılan çalışmalar neticesinde tespit edilmiştir) ve sanığın savunması aksine örgütsel sohbet programlarına katıldığı gizli tanık ve açık tanık ifadelerinden anlaşıldığından sanığın savunmasına itibar edilemeyeceği, sanığın kullanımında olan GSM hattı üzerinden Adalet Teşkilatı mahrem sorumlusu ile görüşmelerinin örgütün, gizlilik derecesi yükseltildiği için 2014 yılından itibaren operasyonel GSM hatlarının iade edilerek artık kullanılmaması, yine akıllı telefonların yaygınlaşması ile birlikte teknolojiden faydalanılarak örgüt yönetici ve üyelerince internet üzerinden görüşmeler yapılması yönündeki talimatlarına uyarak sonlandırdığı, dolayısıyla tüm bu hususlar gözetilerek sanığın örgüt tarafından organize edilen örgütsel toplantılara ve diğer faaliyetlere katıldığı, örgüt tarafından gizliliğin sağlanması amacıyla kendilerine tahsis edilen evlerde kaldığı, kendisi ile ilgilenmek üzere örgüt tarafından görevlendirilen sözde mahrem imamlarla gizlilik içerisinde görüştüğü..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/9679, K. 2025/14482, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-9679-e-2025-14482-k-962f4fcf5890