Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/4522 E. 2025/11935 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/4522
Karar No
2025/11935
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/4522 Karar No : 2025/11935

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin yetki, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa'ya ve kanunlara aykırı şekilde işlem tesis edildiği, hiçbir somut delil ortaya konulmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunca sadece idarenin verdiği bilgi ve belgeler esas alınarak başvurusunun reddine karar verildiği, Kimse Yok Mu Derneğine gönderdiği SMS'lerin dini ve insani duygularla yapılmış bağışlardan ibaret olup örgütsel bir amaç taşımadığı, Bank Asya hesap hareketlerinin örgütsel tavrın aksine olduğunun bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu, hakkındaki iddiaların yalnızca tanık Y.E.A.'nın beyanlarından ibaret olduğu, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda öngörülen usul ve esasların dikkate alınmadığı, suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı hareket edildiği, kamu görevinden çıkarma kararının ölçülü olmadığı, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatlarının dikkate alınmadığı, olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal dayanağının kalmadığı, kanun önünde eşitlik ilkesinin gözetilmediği, Anayasa'nın emredici hükümlerine aykırı davranıldığı, özel hayata saygı, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlaline neden olunduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve maddi gerçeklere aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, davacının temyiz iddialarının yasal dayanağının bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında yakalama kararı çıkartıldıktan 5 yıl sonra 07/07/2021 tarihinde yakalanması, hakkında aynı suçtan soruşturma yürütülen tanık Y.E.A.'nın etkin pişmanlık kapsamında aktardığı anlatımlarında; ortaokul 8.sınıfa geçtiğinde gidip geldiği öğrenci evi değişince sanık ... ile tanıştırıldığını, bu evde sanıktan başka hatırladığı kadarıyla soyismini bilmediği A. ve A. isimli üniversite öğrencilerinin de kaldığını, eve ara sıra Ö. isimli üniversite öğrencisinin de gelip gittiğini, bazen de bu evde kaldığını, 8. Sınıf boyunca bu öğrenci evinde genel itibariyle sanık ...'ün ilgilendiğini, sanığın Uludağ Üniversitesi İşletme Bölümünde okuduğunu ve bildiği kadarıyla Kastamonulu olduğunu, sanığın kendisini askeri liselere yönlendirdiğini, kendisiyle birlikte Askeri Lise mülakatlarına girmek için İstanbul iline geldiklerini, sanığın kendisine uzun yıllar abilik yaptığını belirtmesi, kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında soruşturma aşamasındaki beyanlarını doğrulayarak; kendisinin 2004-2008 de Kuleli'de, 2008-2012 de Hava Harp Okulu'nda okuduğunu, sanığın kendisini askeri liseyi kazandıktan sonraki zamanlarda da ziyaret etmeye devam ettiğini, bu görüşmelerin bir haftada yada iki haftada bir olduğunu, görüşmeler için sanığın kendisini sabit hatlardan aradığını, hatta sanığın, Hava Harp Okulunda okuduğu dönemde de bir süre kendisini ziyaret ettiğini belirterek sanığı teşhis etmesi, hakkında yakalama kararı bulunmasından dolayı yargılamayı sürüncemede bırakmamak amacıyla mahkememizce kovuşturma aşamasında yeniden dinlenilmesinden vazgeçilen tanık A.P.'nin etkin pişmanlık kapsamında aktardığı anlatımlarında; üniversiteyi Bursa ilinde kazanınca örgütün yönlendirmesi ile bir abi ile beraber sanık ... ile tanıştığını, sanığın kendisini öğrenci evine yerleştirdiğini, sanığın cemaatin evlerinde kalan öğrencilere ders çalıştırdığını, lise ve Hava Harp Okulu öğrencilerine abilik yaptığını belirtmesi ve sanığı teşhis etmesi, 21.03.2022 tarihli ankesör-büfe analiz raporuna göre; sanık tarafından kullanıldığı tespit edilen ... numaralı GSM hattı üzerinden, örgütün, örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı, İstanbukl ilinde kurulu bulunan sabit/ankesörlü hatlar kullanılarak 13.06.2012 tarihinde 1 kez ardışık arandığının ve 13.06.2012 tarihinde sabit aramaların olduğunun tespit edilmesi ve sanığın alınan savunmalarının içeriğine bakıldığında; sanığın tanık olarak dinlenen Y.E.A.'nın askeri liseye girerken eşlik ettiğini ikrar etmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Her ne kadar sanık aşamalarda alınan savunmalarında; FETÖ-PDY terör örgütü ile bir bağlantısının bulunmadığını, mahrem yapıda bulunmadığını belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; yukarıda açıkça izah edildiği üzere; tanık anlatımlarının birbiriyle örtüşmesinden ve sanığın da aşamalarda alınan savunmalarında tanık olarak dinlenen Y.E.A.'nın askeri liseye girerken eşlik ettiğini ikrar etmek suretiyle tanık anlatımlarını desteklemesi..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/4522, K. 2025/11935, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-4522-e-2025-11935-k-826cc29551e3