Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/12370 E. 2025/8411 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/12370
- Karar No
- 2025/8411
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/12370 Karar No : 2025/8411
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve verilen karara bağlı olarak kamu görevine iade edildiğinden bahisle bu süreç içerisinde uğradığı manevi zararlara karşılık 20.000,00-TL manevi tazminatın kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; manevi tazminatın mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp manevi tatmin aracı olduğu, manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi ve idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunmasının gerektiği, idarenin olayı değerlendirmesine göre takdir hakkını kullanarak tesis ettiği işlemin iptal edilmiş olmasının ilgilinin mutlaka tazminata hak kazanacağı veya idari işlemden manevi zararı olduğu anlamına gelmeyeceği, söz konusu işlem öncesi, bu işleme esas teşkil eden fiil ve işlemlerin araştırılması amacıyla yapılan inceleme ve soruşturmalar ile söz konusu incelemeler sonucu hazırlanan soruşturma raporlarının da ilgili hakkında bir manevi zarar oluşturmayacağı ve de bu kişi uhdesinde manevi tazminat hakkı doğurmayacağı, bu duruma göre, idarece yapılan işlem mahkeme tarafından iptal edilmiş olsa bile, ortada davacının şeref, haysiyet, onur gibi manevi kişiliğini sarsacak bir idari işlem veya eylemin olmaması karşısında manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartların oluşmadığı kanaatine varılmakla, manevi tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davaya konu edilen miktarın (toplam 20.000,00-TL) karar tarihi olan 2024 yılı için istinaf sınırı olarak belirlenen 31.000,00-TL'nin altında olduğu görülmekle, ... İdare Mahkemesince verilen kararın, dava konusu edilen değer yönünden istinaf sınırının altında olması nedeniyle kesin olduğu ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, istinaf kanun yoluna başvurma sınırının hesaplanmasında davanın açılış tarihi olan 2023 yılının esas alınması gerektiği, somut olay manevi tazminat istemine ilişkin olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yolunun açık olması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine dair karara ilişkin temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiş ve anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu dokuz yüz yirmi bin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, ayrıca aynı Kanun'un Ek 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.''; anılan maddenin 2. fıkrasında ise, ''17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır.'' düzenlemelerine yer verildiğinden, temyize konu edilen uyuşmazlığa ilişkin davanın açıldığı 2023 yılı için temyiz sınırı 581.000,00-TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu, 20.000,00-TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarihteki temyiz parasal sınırının altında kaldığı görüldüğünden, temyize konu Dava Dairesi kararı kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki imkan bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılması gerekmekte ise de, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek davacının yanlış yönlendirilmesi sebebiyle müzekkere yazılmamasına, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.