Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/8265 E. 2025/12848 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/8265
Karar No
2025/12848
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/8265 Karar No : 2025/12848

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, Aktif Eğitimciler Sendikasının yasal olarak faaliyet gösterdiği, mesleki haklarını koruyabileceği ve hukuksal desteğinden faydalanmak amacıyla sendikaya üye olduğu, sendikaya üye olma hakkının Anayasal bir hak olduğu, Kimse Yok Mu Derneğine dini ve insani duygular ile SMS gönderiği, örgüte yardım amacının bulunmadığı, hakkında yapılan adli soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiği, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kendisinin OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda "katalog evliliği" olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir. Davacının eşi M.Ü. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yürütülen kovuşturma sonucunda, ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayalı kararında; "... FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarının kendi aralarındaki haberleşmelerini sağlamaları amacıyla kullanıma sunulan ByLock isimli kriptolu programını ... Ambalaj Sanayi A.Ş. adına kayıtlı olup fiilen sanık tarafından kullanılan... nolu hat üzerinden ... IMEI numaralı cihazla kullandığı, sanığın bu telefon hattını kendisinin kullandığını beyan ettiği, CGNAT kayıtlarına göre 09/11/2015-12/01/2016 tarihleri arasında 376 kez erişim sağlandığının tespit edildiği, bu numaraya ilişkin ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağının bulunmadığı, her ne kadar ilk derece mahkemesince ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağının bulunmaması nedeniyle sanığın örgüt üyelerinin kendi aralarında gizli haberleşmeyi sağlamak için kullandıkları Bylock isimli uygulamayı kullandığı yönünde kesin bir tespit yapılamadığı belirtilmiş ise de, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair ayrıntılı ByLock tespit değerlendirme tutanağını tespit edilmese dahi, dosyadaki diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde suçun sübutu açısından yeterli olması nedeniyle ByLock tespit değerlendirme tutanağının bulunmamasının sonuca etkili bulunmadığı,..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür. Bu durumda, FETÖ'nün, yukarıda yer verilen mensuplarının aile yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca, evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/8265, K. 2025/12848, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-8265-e-2025-12848-k-2427119b1398