Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/14892 E. 2025/10231 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/14892
- Karar No
- 2025/10231
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/14892 Karar No : 2025/10231
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, savunma hakkının kullandırılmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ByLock programını kullanmadığı, örgütle iltisaklı dernek ve sendikada üyelik kaydının ve Bankasya hesabının bulunmadığı, örgüte müzahir şirketlerde SGK kaydının olmadığı, örgüte yönelik çatı soruşturmalarında HTS kayıtları alınan kişilerle irtibatının bulunmadığı, ankesörlü telefonlardan ardışık arama yöntemiyle aranmadığı, örgüt kodlamasının delil olarak kabul edilemeyeceği, hakkındaki tanık ifadelerinin doğru olmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan kovuşturmasının bulunduğu hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, anılan karar kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarih, E:..., K:...sayılı kararında davacı hakkında, "...Denizli ilinde düzenlenen büyük sohbet toplantılarında benim konumumda olan genç polis memurlarına "siz gençsiniz, itikatlı insanlarsınız, devletin sizin gibi insanlara ihtiyacı var gibi konuşmalarla komiser olmamız yönünde sürekli telkinlerde bulunulup bu durum empoze ediliyordu. Neticede bu telkinler ve yönlendirmelerin etkisiyle 2010 yılında ilk defa komiserlik sınavına girdim, 2010 yılında sınav yaklaşınca Denizli ilinden bir polis memuru beni aradı. Kim olduğunu hatırlamıyorum. Bana Denizli'de sınava hazırlanmak için çalışma evi kuruldu dedi. Bunun Özerine beş altı gün yıllık izin alıp Denizli'ye gittim. Bu ev Denizli nin Sarayköy tarafında olan bir mahallesinde bulunun bir öğrenci eviydi. Ben bilgi alışverişinin yapılacağım, şnava hazırlanılacağını, herkesin iyi olduğu konuda diğerlerine ders anlatacağını düşünmüştüm. Bu eve gelen 4-5 Denizli nin çeşitli ilçelerinde ve il merkezinde çalışan polis memurlarıydı. Bu nedenle kendileri tam olarak tanımıyorum. Güney kadrosundan Ö. T. m bu evde kaldığını net olarak hatırlıyorum. Bu çalışma evinde polis memurlarından ... ve İ. Ş. de benimle birlikte kalmış olabilirler ancak net olarak hatırlamıyorum. Evden çıkmamıza bir gün kala bir şahıs geldi. Kuran'ı Kerim'e el bastırarak yemin ettirdi. Bize göstereceği sınav sorularının benzerlerinin sınavda çıkabileceğini söyledi. Ben bu şahsın ismini bilmiyorum ancak bu şahıs R. T. isimli polis memuru olabilir. Bizler o gün kaldığımız evde bu sorulara çalıştık ve sorulan o evde bırakarak evden ayrıldık. Sınavdan bir gün önce ... ve Ö. T.R isimli polis memurları ile birlikte İzmir' e gittik.. Burada birkaç kişi daha vardı ancak isimlerini hatırlamıyorum. Orada bir öğrenci evinde kaldık. Burada sınava girecek olan yaklaşık 10-15 kadar polis memuru vardı. Ben bu polisleri tanımıyorum. Burada da bize Denizli deki evde gösterilen soruların aynısı gösterilere bunlara çalışmamız istendi. 2010 komiserlik sınavında çıkan sorular bana kaldığım öğrenci evlerinde verilen soruların aynısıydı...." yönündeki Ö.T., "...15 Numaralı fotoğrafta bana gösterilen şahıs ifâdemde Bursa ilinde 2010 yılı Komiser Yardımcılığı kursunda tanıştığımı bana yalan davranarak çay daveti adı altında toplantılara çağırdığını ancak davetini reddettiğimi beyan ettiğim, ismini ... olarak bildiğim şahıstır..." yönünde Y.B., "...Bursa da eğitim gördüğüm dönemde polis memuru iken Buldan İlçesinde görev yapan ... vardı. Kendisi başka bir sınıfta öğrenci idi ve başka bir örgüt evinde kalıyordu. Kendisi komiser yardımcısı olarak Muğla iline atanmıştı..." yönündeki A.A. isimli tanık beyanları, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.