Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/6555 E. 2025/15564 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/6555
- Karar No
- 2025/15564
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6555 Karar No : 2025/15564
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Uyap kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... CBS sayılı dosyası ile FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçu kapsamında soruşturmanın devam ettiğinin görüldüğü, davacının örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; Bank Asya'daki hesabına 15/01/2014, 15/04/2014, 16/05/2014 tarihlerinde para yatırdığı, 28/03/2014, 09/10/2014 tarihlerinde katılım hesabı açtığı, dolayısıyla örgüt liderinin talimatına uygun şekilde hareket ettiği anlaşıldığından, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna ulaşıldığı, ayrıca davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine sms ile para gönderdiği, örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğunun dosya içeriğinden anlaşıldığından, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Soruşturma No:... sayılı dosyasında terör örgütü üyeliği suçuna istinaden soruşturmanın devam ettiği belirtilmekte ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, yargılamanın ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesince derdest durumunda olduğunun görüldüğü, bakılan davanın silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin olmadığı ve söz konusu beraat kararının davacının "iltisak/irtibat" ilişkisinin tespitine yönelik değerlendirmeye engel teşkil etmediğinden dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı açıklamasıyla, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örtüne üyelikten yapılan ceza yargılaması neticesinde hakkında beraat kararı verildiği, Bank Asya'da talimatla işlem yapılmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarih ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararıyla, 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ... ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı, İçişleri Bakanlığı bünyesinde Araştırmacı olarak görev yapmakta iken, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçlamasıyla açılan ceza davasında verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı beraat kararının Yargıtay ... Ceza Dairesince onanarak kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında; Davacının, Bank Asya'da 62021 müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, hesap bakiyesinin 31/12/2013 tarihinde 4.393,23 TL iken, hesaba 15/01/2014 tarihinde 2.500,00 TL, 15/04/2014 tarihinde 3.000,00 TL, 16/0/2014 tarihinde 3.000,00 TL para yatırdığı ve 28/03/2014 tarihinde 5.746,03 tutarlı 46 günlük, 09/10/2014 tarihinde 45.500,00 TL 31 günlük katılım hesapları açtığı, -FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 31/07/2014-25/06/2016 tarihleri arasında toplam 622,80 TL ödeme bilgisinin bulunduğu, -FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel eğitim kurumları arasında yer alan Özel Başakşehir Burç Ortaokulunda çocuğunun 2015-2016 eğitim öğretim dönemine ilişkin kaydının olduğu, -FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 30/01/2014-18/02/2016 tarihleri arasında 390-TL, 19/05/2014-03/10/2014 tarihleri arasında SMS yolu para gönderdiği bilgisinin yer aldığı, -FETÖ/PDY ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Mizan Eğitim İşletmeleri Ticaret A.Ş.'ye 17/01/2014- 30/07/2015 tarihleri arasında toplam 4.640,00 TL ödeme bilgisinin bulunduğu, -Silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... sayılı soruşturma dosyasının bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir. Davacı tarafından, dava konusu işlemi hukuka aykırı olduğu, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelikten verilmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı belirtilerek davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılanarak beraatine karar verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararında; "..Sanığın Bank Asya hesaplarına ilişkin tespitler ve sanığın savunmaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; 28/03/2014 tarihinde 2.622-USD tutarında, 09/10/2014 tarihinde 45.500,00-TL tutarında katılım hesabı açması yukarıda belirtilen iki dönem kapsamında dikkat çekici olsa da sanığın 45.500,00-TL'lik meblağa ilişkin savunmaları ve 3 Şubat 2015 tarihinde TMSF tarafından banka yönetiminin %63'üne el koyulmasının ardından FETÖ destekçisi kişilerin genelde buna tepki göstermek maksatlı hesaplardaki paralarını tamamen çekmek şeklinde gerçekleşen eylemlerinin karşısında bunun tam aksine sanığın 20/02/2015 tarihinde 10.000-USD tutarında katılım hesabı açması hususları göz önünde bulundurulduğunda; sanığın savunmalarının aksini gösterir şekilde sanığın silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan da Mahkememiz çoğunluğunca mahkumiyetine yeter delil bulunmadığı kanaati oluştuğundan, .. " tespitlerine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince 03/01/2020 tarihli ara kararlar ile Türkiye Bankalar Birliğinden, Asya Katılım Bankası AŞ. İflas İdaresinden, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden ve davalı idareden davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisini ortaya koyacak bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiştir. FETÖ/PDY terör örgütü lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Bu nedenle, ilgililerin Bank Asya hesabı ve bu hesaptaki hareketlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebilmesi için, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dava dosyası bu çerçevede incelendiğinde; davacı hakkında verilen beraat kararındaki tespitler ve İdare Mahkemesince yapılan ara karar üzerine gönderilen belgelerin birlikte incelenmesinden; davacı tarafından Banka Asya hesabının 06/10/1998 tarihinde açıldığı, en eskisinin açılış tarihi 06/10/1998 tarihinde olacak şekilde 24 tane hesabının bulunduğu, 2014 yılı Ocak ayından sonra açılış tarihleri 28/03/2014, 28/03/2014, 01/09/2014, 09/10/2014, 20/02/2015, 06/10/2015 ve 03/05/2016 olacak şekilde 7 tane hesabının bulunduğu, davacı tarafından hesaplarına nakit olarak 09/10/2014 tarihinde 45.500,00-TL, 09/12/2014 tarihinde 15.000,00-TL yatırıldığı, 28/03/2014 tarihinde 2.622-USD tutarında, 09/10/2014 tarihinde 45.500,00-TL tutarında, 20/02/2015 tarihinde 10.000-USD tutarında katılım hesabı açıldığının görüldüğü, davacı tarafından, yatırılan bu paralar ile ilgili olarak, ceza yargılamasında, yatırımlarını caiz olan bir şekilde değerlendirmek için katılım hesabı açıldığı, herhangi bir çağrıya uyarak Bank Asya'ya para yatırılmadığı, 28 Ekim 2014 tarihinde yaptığı araç satışından elde ettiği 24.500 TL tutarındaki parayı Vakıfbank'a yatırdığı, katılım hesabındaki paraların bir kısmını bozdurarak 29/12/2014 tarihinde 61.591,50-TL karşılığında araç satın aldığı, geri kalan parayı da dolar katılım hesabı açarak Bank Asya'ya 10.000 $ olarak yatırdığı şeklinde beyanda bulunduğu, buna ilişkin 28/10/2014 tarihinde 24.500,00-TL bedelle aracını sattığına dair noter senetini, Vakıfbank'a 24.500,00-TL yatırdığına dair dekontu ve 29/12/2014 tarihli ... marka araç aldığına dair bayi faturasını sunduğuna dair savunmaları da dikkate alındığında, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davacının Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Davacı tarafından, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 31/07/2014-25/06/2016 tarihleri arasında yapılan ödemenin, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel eğitim kurumları arasında yer alan Özel Başakşehir Burç Ortaokulunda çocuğunun 2015-2016 eğitim öğretim dönemine ilişkin kaydının, Kimse Yok Mu Derneğine 30/01/2014-18/02/2016 tarihleri arasında 390 TL, 19/05/2014-03/10/2014 tarihleri arasında SMS yolu para gönderilmesinin, Mizan Eğitim İşletmeleri Ticaret A.Ş.'ye 17/01/2014- 30/07/2015 tarihleri arasında toplam 4.640,00 TL ödemenin de, salt bu haliyle davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ya da iltisaklı olma kanaatine varılması için yeterli bulunmamıştır. Bu itibarla, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.