Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/6520 E. 2025/15563 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/6520
Karar No
2025/15563
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6520 Karar No : 2025/15563

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılanmış olduğu ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, fakat davacının FETÖ'ye müzahir Bank Asya'da açılmış hesabının bulunduğu, örgüt liderinin talimatlarına uygun olarak anılan hesabına 02/09/2014 tarihinde para yatırdığı, ayrıca 09/09/2014 katılım hesabı açtığının anlaşıldığı, ayrıca davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile para gönderdiği, örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğunun dosya içeriğinden anlaşıldığı, bu sebeplerle davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu sonucuna varıldığından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bank Asya'ya yatırılan paranın babasının ameliyat parası olduğu, faizsiz bankacılık olduğu için bu bankaya yatırıldığı, silahlı terör örgütüne üyelikten yapılan ceza yargılaması neticesinde hakkında beraat kararı verildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: Davalı idare bünyesinde memur olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde: ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında; Davacının, Bank Asya'da 4111644 müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, hesap bakiyesinin 31/12/2013 tarihinde 0,00 TL iken, hesaba 02/09/2014 tarihinde 10.759,98 TL para yatırdığı ve 09/09/2014 tarihinde 10.719,88 tutarlı 91 günlük katılım hesabı açtığı, -FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 21/01/2014-15/06/2016 tarihleri arasında toplam 784,80 TL ödeme bilgisinin bulunduğu, -FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 24/07/2014-24/09/2014 tarihleri arasında SMS yolu ile para gönderdiği bilgisinin yer aldığı, -FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Burç Özel Eğt. Öğrt. A.Ş'ye 05/06/2014 tarihinde ödeme bilgisinin bulunduğu, -Silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... sayılı soruşturma dosyasının bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir. Davacı tarafından, babasının emekli ikramiyesinin tedavisinde kullanılmak amacıyla faizsiz bankacılık olması sebebiyle Bank Asya'ya yatırıldığı, yardımlaşma amacıyla Kimse Yok Mu Derneğine SMS gönderildiği, Cihan Medya'ya bir ödemesinin bulunmadığı, eğer iddia edilen gazete aboneliği ise bunun suç sayılmaması gerektiği ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçlamasıyla yargılanarak beraatine karar verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararında; ".. her ne kadar sanık ...'ın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kaynağı olan Bank Asya isimli bankada 09/09/2014 tarihinde katılım hesabı açtığından ve 10.719,88 TL para yatırma işlemi gerçekleştirdiğinden bahisle örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın müteveffa babası ...'ın ameliyat parasının faizsiz bir bankaya yatırılmasını istediğine ve hesabı bu nedenle açıp para yatırdığına, söz konusu yatırılan paranın babasının ameliyat parası olduğuna ve bankadaki hesabını Mayıs 2016 tarihinde kapattığına dair savunması ve bu savunmayı destekler mahiyette sanığın müteveffa babasının dosyaya sunduğu dilekçe, sanığın babasına ait dosya kapsamında yer alan tedavi evrakı, sanığa ait Bank Asya hesabının incelenmesinde de, söz konusu bankadaki hesap hareketliliğin bankanın TMSF'ye devredildikten sonra da devam ettiğinin tespit edilmesi karşısında, sanığın örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği.. " tespitlerine yer verilmiştir. İdare Mahkemesince 14/02/2020 tarihli ara kararlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan ve davalı idareden davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisini ortaya koyacak bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiştir. FETÖ/PDY terör örgütü lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Bu nedenle, ilgililerin Bank Asya hesabı ve bu hesaptaki hareketlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebilmesi için, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dava dosyası bu çerçevede incelendiğinde; davacı hakkında verilen beraat kararındaki tespitler ve İdare Mahkemesince yapılan ara karar üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından gönderilen belgelerin birlikte incelenmesinden; davacı tarafından Banka Asya hesabının 16/05/2013 tarihinde açıldığı, davacının müteveffa babası ...'ın ameliyat parasının faizsiz bir bankaya yatırılmasını istediğine ve hesabı bu nedenle açıp para yatırdığına, söz konusu yatırılan paranın babasının ameliyat parası olduğuna ve bankadaki hesabını Mayıs 2016 tarihinde kapattığına dair iddiaları ve dosya kapsamında bulunan bu iddiayı destekler mahiyette müteveffa babasının dilekçesi, tedavi evrakları ve Bank Asya hesabının incelenmesinde de, söz konusu bankadaki hesap hareketliliğin bankanın TMSF'ye devredildikten sonra da devam ettiğinin tespit edilmesi karşısında, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davacının Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Davacının, FETÖ/PDY ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Burç Özel Eğt. Öğrt. A.Ş'ye 05/06/2014 tarihinde ödeme bilgisinin, TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin ve Kimse Yok Mu Derneğine 24/07/2014-24/09/2014 tarihleri arasında SMS yolu ile para gönderdiği bilgisinin de FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ya da iltisak ilişkisi için bu haliyle yeterli bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/6520, K. 2025/15563, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-6520-e-2025-15563-k-9c8b52a0c854