Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/11115 E. 2025/15298 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/11115
- Karar No
- 2025/15298
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/11115 Karar No : 2025/15298
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 22/07/2014-17/08/2015 tarihleri arasında 582,00-TLödeme bilgisinin bulunduğunun tespit edildiği, hakkında yapılan idari soruşturma sonucunda davacının en son görev yaptığı kurum tarafından FETÖ/PDY Terör Örgütü ile iltisaklı olduğu, bu hususun görev yaptığı birimde görevli müfettişler tarafından da bilindiği, mezkur yapıya ait örgütsel programlara aktif olarak katıldığı, çevresindeki iş arkadaşlarını bu örgütsel toplantılara davet ettiği, bu yapı lehine propaganda yaptığı ve bu yapı ile bağını gizlemediğine dair bilgiler bulunduğunun tespit edildiği, söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, ayrıca UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede davacının kardeşi E.B.'nun 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Jandarma yapılanmasında mahrem imam olarak görev aldığı, sorumluluğundaki örgüt mensubu askerlerle sohbet adı altında örgüt toplantıları düzenlediği, sohbet hocalığı yaptığı ve bu hususta ikrarının bulunduğu hususlarında adli işlem yapıldığı, bu durumda, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen Komisyon tespitleri dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Cihan Medya ödemesini dedesi için yaptığı, dedesinin yaşlı olduğu ve ödeme ve diğer işlerle uğraşmak istemediği için ödemeyi kendisinden yapmasını istediği, gazeteyi kendisinin değil dedesinin aldığı, kurum kanaatine ilişkin bilgilerin kaynağının kim olduğu, hangi somut bilgi, belge ve emareye istinaden böyle bir değerlendirme yapıldığı gibi hususlarına ilişkin bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, kardeşi hakkında tespitlerin karara gerekçe yapılmasının suç ve cezaların şahsiliği ilkesini ihlal ettiği, mahkemenin lehe olan hususları görmezden geldiği, istinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği, bölge idare mahkemesi kararında kişiselleştirme ve somutlaştırma yapılmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesinin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde vergi müfettişi olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, anılan Komisyonun ... tarihli ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan başlatılan adli soruşturma ya da kovuşturma bulunmadığı anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının kardeşi hakkındaki tespit ile kurum değerlendirilmesi ve Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemeler davacının FETÖ terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli delil olarak görülmüştür. Dosyanın incelenmesinden, davacının kardeşine ve aile çevresine yönelik olan söz konusu iddiaların doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olduğu, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, son görev yaptığı birim tarafından, davacı hakkında yapılan değerlendirmenin soyut nitelikteki bir iddiadan ibaret olduğu ve işbu iddiayı destekler nitelikte somut bilgi ve belgelerin bulunmadığı, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014-2015 yıllarında ödeme bilgisinin ise başka delillerle desteklenmediği anlaşıldığından, sözü edilen hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat veya iltisakının tespiti açısından yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı görülmekle dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla kararın eksik inceleme nedeniyle bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.