Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/22883 E. 2025/9390 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/22883
- Karar No
- 2025/9390
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/22883 Karar No : 2025/9390
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve 2022/12 sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, komiserlik sınav sorularının kendisine verildiğine ilişkin beyanı haricinde örgütle ilişkilendirilecek bir hususun bulunmadığı, nitekim komiserlik sınavını da kazanamadığı, 15 Temmuz darbe girişiminde FETÖ ile sonuna kadar mücadele ettiği, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, bu durum idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Bu itibarla, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanık her ne kadar soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; ...2 veya 3 haftada bir olmak üzere mesai saati sonrasında sohbet toplantıları düzenlediklerini, sohbetlerde FETÖ’ye ait kırık testi kitabından, Laptop bilgisayarda yüklenmiş olan vaaz kasetlerini izlediklerini, bu toplantıları C.G.'in organize ettiğini, 2010 yılında yapılacak olan Komiser Yardımcılığı sınavına girmeden önce Polis Memuru N.Y.'ın kendisinin ikamet ettiği Polis Lojmanlarına taşındığını, bu nedenle sohbetlerin bu evde de yapıldığını, kendisinin de gittiğini, diğer gruplar birbirini tanımasın diye her grubun kendi çalıştığı şube-büro veya İlçe bazında irtibatlandırıldığını, ayrıca A.G. isimli şahsın kendisine; 2009 yılında yapılacak Komiser Yardımcılığı Sınavı Öncesi şubedeyken ders çalışmamasını, kitabının hep önünde açık kalmasını, soru çözüyormuş gibi yapmasını, gerisini onlara bırakmasını söylediğini ve arkadaşlarının 'Ders adı altında kamp yaptıklarını' istemesi halinde kendisinin de gelebileceğini söylediğini ancak eşinin çalışması nedeni ile hiç gitmediğini, o yıl sınava girdiğini ancak soruların verilmediğini, 2010 yılı Komiser Yardımcılığı sınav öncesi ise; örgüt içerisinde olan C.A.'ın 15-20 gün senelik izne ayrılmalarını söylediğini, kendisinin hatırladığı kadarıyla rapor ve izin aldığını, İstihbarat Şube Müdürlüğü İKK’ da görevli Polis Memuru C.A.'ın kendisini 'sınavdan yaklaşık olarak 10 gün kadar önce' aradığını, Vatan Emniyete gelmesini ve Kantinde beklemesini söylediğini, kantinde buluştuklarında yanında onun yanında Polis Memuru Y. isimli şahsın da olduğunu ve Polis Memuru Y. isimli şahsın kendisine 'Seni Komiser Yapacağız' dediğini, kendisine 'bu iş nasıl olacak' diye sorduğunda, 'vereceklerime çalışacaksın' dediğini, ancak 'önce Kuran-ı Kerim ve namusun ve şerefin üzerine yemin et kimseye söylemeyeceğine dair' dediğini, Polis Memuru Y. isimli şahsın yanında getirmiş olduğu, 'beyaz şeffaf bir dosya verdi içerisinde A4 kağıt olduğunu' gördüğünü, bir de 'flaş bellek' verdiğini, bunları alarak eve gittiğini, 'A4 kağıtlarının 10 sayfa olduğunu, yaklaşık olarak 300 civarı soru' olduğunu, 'Flaş Bellekte' ise 200 civarında soru olduğunu, aldıktan sonra bu sorulara sınava kadar evde çalıştığını ve bu soruların cevaplarını ezberlediğini, soruları Polis Memuru Y.'un verdikten 1-2 gün kadar sonra cep telefonu ile kendisini aradığını ve TOKİ Polis Lojmanlarına çağırdığını, belirttiği daireye çıktığında evde yalnız olduğunu, burada kendisini salona aldığını ve 'seni komiser yapacağız it kopuk olacağına bizim arkadaşlar olsun' dediğini, bana yanında bulunan Kuran-ı Kerim'i göstererek el basarak namusu ve şerefi üzerine yemin etmesini istediğini, Kuran-ı Kerim’e el basarak yemin etmek zorunda kaldığını, yanında bulunan yaklaşık 12-13 sayfa olan içerisinde 250-300 civarında sorular ve cevaplarını tekrardan verdiğini, bu sorulara ve cevaplarına çalışmasını söylediğini, ilk verdiğinin çıkmış sorular olduğunu söylediğini ve bu verdiği sorulara ve cevaplarına çalışmasını istediğini, ... kendisine verilen soruların yarıdan fazlasının sınavda çıktığını,... 2013 yılı Nisan Mayıs ayına kadar sohbetlere devam ettiğini, ... sohbete ara verildiğinden kendisinin sigara yaktığını, kendisine 'Sen sigara içiyorsan (5/5) olamazsın' dediğini, kendisinin de öyle bir niyetinin olmadığını ve “Fethullah GÜLEN’ in papaya mektup” yazdığını ve “sayın Papa hazretleri, hizmetinizin neferiyim “ şeklinde cümle kullandığını, papanın hizmetinin Hristiyanlığı yayma olduğunu söylediğini, bunun üzerine şahsın kendisine kızdığını ve gittiğini,... bir daha da kendisi sohbet toplantılarına çağırmadıklarını, 17/25 aralık sürecinden önce bu yapı içerisinde bulunduğunu ancak örgütün yapısını anlayınca koptuğunu, sohbet toplantılarının 15 günde bir yapıldığını, bu günü grup abisinin belirlediğini, görevi olan ya da işi olanın gelmediğini, toplantıların 20.30 ile 23.30 arasında yapıldığını, cep telefonlarının toplantı yapılan bir odanın dışında bırakıldığını, sohbet bitiminde toplu evden çıkılmadığını, tedbir gereği toplu çıkışa izin verilmediğini, eve gelirken de aynı şekilde gelindiğini, toplantı yapılan evlerin kendi ikametleri olduğunu, kendisine sıranın iki ayda bir geldiğini, imamın müsaitse hemen hemen her toplantıya geldiğini,... bu yapı içerisine kandırılarak girdiğini ve illegal yapılanma olduğunu anlaması üzerine 2013 yılında koptuğunu, sohbet toplantılarına katılmak ve sınav sorularını almaktan başka herhangi bir suçu olmadığı... Ulusal Güvenliğe Yönelik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazı ekinde yer alan dijital veri içeriğine göre sanığın SC-SDA-C-CD (Geçmişte Fetö sohbetlerine dahil olan ancak güncel olarak irtibat kurulmayan kişilerden tekrar kazanılmaya dördüncü derecede yakın olan kişileri ifade ettiği) koduyla fişlendiği..." şeklindeki beyan ve tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL Temyiz YD harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Gizli tanık ...dan elde edilen kodlama verileri, ilgililerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek, hukuka uygun veri niteliğindedir. Bu çerçevede, “alan-içi” kapsamında kodlanan kişilerin kodlama tanımlarına bakıldığında, örgütle irtibat ve iltisaklı olduklarında herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte, örgütün kodlama sisteminde “alan-içi” kapsamında kodlanmış iken, daha sonra “ümit” kapsamında “C”, “CA”, “CB”, “CC”, “CD”, “CE”, "DA" veya "DP" olarak; “serhat” kapsamında “SC”, “SCA”, “SCB”, “SCC”, “SCD”, “SCE”, "SDA" veya "SDP" olarak kodlanmış kişilerin durumunun ayrıca tartışılması gerekmektedir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma kapsamında ifadesi alınan gizli tanık ...un beyanlarında "ümit" ve "serhat" kategorileri altındaki kodlamalara ilişkin olarak "ÜMİT; Hayatının bir döneminde aidiyet duygusuna sahip olmuş, en az 6 ay boyunca örgütsel toplantılara devam etmiş, örgütün mahremiyetine ve hiyarerşik yapılanmasına dahil olmuş (istişare sistemi-duanamaz-literatür), bu yolda ilerlerken herhangi bir sebepten dolayı, örgütten kopmuş olan şahıslara ÜMİT denir. Örgütün mahrem yapılanması açısından ÜMİT durumuna düşmüş kişiler aşırı derecede önemlidir, ÜMİT konusu ile ilgili olarak hatırladığım kadarıyla özel gündemler oluşturulurdu; ÜMİT konusu ile ilgili olarak örgüt liderine atfedilen “Beni her vakit kabeye ışınlasanız, bir ümit erinin düzelmesi kadar sevindiremezsiniz. Ümit bağrıma saplanmış bir hançerdir. Çözümü dünyada bulamazsak öbür taraftan getirmeli. Kendi evlatlarımızın kaymaması için nasıl dua ediyorsak, bu işi yapanlar olarak bizde öyle dua etmeliyiz. Normal Müslümanlık performansı yetmez ekstra Müslümanlık ister. Yoğunlaşma olmalı, yeni yöntemler keşfedilmeli, sıfırlama mümkün mü bilmiyorum ama sıfırlama peşinde olalım” şeklinde söylemlerinden bahsedilirdi. Hatta ÜMİT bir kişinin kazanılması ile ilgili nasıl bir yol izlenmesine ilişkin ayrıntılı sunum ve notlar hazırlanırdı. Dijital materyaller içerisinde de bu minvaldeki sunum ve notlarda bulunabilir. Bu noktada şu anda adını hatırlamadığım bir ümitle ilgili olarak kazanılması amacıyla hali hazırda Afrika ülkesinde görevlendirilen bir mahrem sorumlusunun (abi) masrafları karşılanarak getirilmesi ve şahısla görüşme yapılması gündeme alınmıştı. ÜMİT durumunda olan kişi, örgütün mahrem yapısının işleyişini öğrenmiş, mahrem sorumluyu tanıyan ve dolayısı ile örgütsel toplantılara diğer katılanları da bilen bir kişi olması nedeniyle, ÜMİT durumundaki şahsın, örgüte ihanet ederek karşı tarafa geçmesi halinde oluşabilecek durumlara tedbir almak amacıyla ÜMİT konusuna örgütün bu kadar yoğunlaşmasını şimdi daha iyi anlıyorum. Mahrem yapının işleyişinde, bir kez mahrem sorumluyla tanışıp, örgütsel toplantılara katılan, kendisinden görevinin gereği dışında, örgütün menfaati doğrultusunda iş ve işlem yapması istenilen şahısların, örgütten ayrılması kendisi açısından mümkün ancak örgüt açısından mümkün değildir. En sert şekilde örgütü eleştirerek ayrılan kişiler bile ÜMİT olarak değerlendirilir...; SERHAT; 17/25 Aralık sürecinden sonra bilhassa polis memuru rütbesindeki personelde korku nedeniyle yoğun şekilde ayrılmalar söz konusu oldu, bu örgütün yine üst düzey bir toplantısında gündeme geldi, o zamana kadar rastlanılmayan şekilde yoğun bir “ÜMİT” durumu ortaya çıktı. O toplantıda bu kadar çok ÜMİT’in olamayacağı, sürecin normale dönmesi ile pek çoğunun tekrar geri geleceği inancıyla ayrı bir kodlama yapılması gündeme geldi ve “SÜRECİ” ifade eden “S” kodu üretildi”..; .... OFİS; Kodlamalarda, FETÖ mensuplarından bekar veya yeni mezunların cemaat evlerinde kalıp kalmama durumlarını gösteren “Ofis” sütunu bulunmaktadır. FETÖ’de bekar veya yeni mezun memurlar için oluşturulan örgüt evleri bulunmaktadır. Bu evlerde kalanlar için genel olarak “EVET“, kalmayanlar için “HAYIR” tabiri kullanılır...; KURS TAKSİDİ; Kodlamalarda, FETÖ mensubu şahsın örgüte aylık olarak verdiği TL cinsinden himmeti gösteren “Kurs Taksidi" sütunu bulunmaktadır. Burada fişleme/kodlaması yapılan personelin kodlaması ile ters orantıda himmet kayıtları görülebilir. Örneğin, “SAYV” pozisyonunda olan birinin himmet kaydının bulunmaması şahsın hiçbir zaman himmet vermediği anlamına gelmez, şahıs listenin düzenlendiği tarihte çeşitli ekonomik gerekçelerle ev alma, araba alma, borçlu olma, hastalık vb. durumlarda mahrem sorumlusunu bilgilendirerek himmet vermeyebilir. Yine, CA veya SCB kodlaması bulunan kişinin himmet kaydının bulunması ise şahsın bilhassa 17/25 Aralık süreci sonrasında hem mahrem sorumlu ile arayı iyi tutmak, bağı koparmamak adına himmet miktarını verirken, diğer bir taraftan da birlikte görünmemek ve görüşmek istememesi hususları ile alakalı olabilir. Bu sebep ile örgütten ayrıldığı yönünde kodlaması olan şahısların da kurs taksiti verdiği görülebilir...; ETÜT; FETÖ mensuplarının haftalık ders programlarının dışında, bekar memur evleri ya da özel olarak bu iş için tutulmuş evlerde veya evi müsait olan personelin evinde, bazen yatılı olmayı da içeren yoğunlaştırılmış ders programı (manevi tören) sayısı örgüt mensubu açısından fişleme/kodlama listelerine kayıt edilir. Bu listelerde karşılaşılan buçuklu ifadeler, yarım günü ifade eder. Normalde her FETÖ mensubunun yılda 15 günlük bir programı tamamlaması hedeflenir ancak yoğun mesaide çalışan kişilerin manevi törene katılma sıklığı eksik olsa da mazur görülür. Burada ana amaç ETÜT’e katılan örgüt mensuplarına dini bilgilerin yanı sıra örgüt ideolojisini benimsetmektir. ETÜT örgüt içerisinde rutin hale gelen sohbet adı altındaki haftalık veya aylık toplantılarla karıştırılmamalıdır. Burada örgüt mensubundan yıllık izninin belirli kısmını örgüt tarafından belirlenecek adreste geçirmesi beklenir...” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.
"Ümit" kategorisi altında yer alan kodlamalar: "C/C?/XC/ ÜMİT Daha önce sohbetlere katılmış ancak daha sonra irtibatını kesmiş olan kişilerdir. CA/CA?/ Öğretmenin/vekil öğretmenin, hizmet adına belirli bir trafikle düzenli görüştüğü, grup programlara katılan kişilerdir. CAKT Örgütten kopup tekrar örgüte dahil edilmiş kişilerdir. CB/CB? Öğretmen veya stajyerin hizmet adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü kişilerdir. CC/CC? Stajyer ataması yapılıp ilk faaliyete başlanmış ve hizmeti temsil etmeden görüşülen kişilerdir. (dostluk ilişkisi) CD Vasıfları itibari ile görüşme planlanan nitelikte, ancak şu an itibari ile irtibat olmayan ümitlerdir. (Stajyer atanmamış) CE Örgüt üyesinin kendisini örgüt adına hatırlatmayacağı ancak beşeri irtibatını devam ettirebileceği, güven sorunu, karakter bozukluğu olan (satmaya matuf) kişiler veya artık başka bir cemaate kesin intisap etmiş kişilerdir. CF Ümit kodlaması ile alan kodlamalarında F kodlaması arasında kalan kişiler için kullanılmıştır. Kodlaması/fişlemesi yapılan şahsın sonraki kodlamalarında net durumu ortaya konulmuş olması gerekir. CS Ümit kodlaması ile alan kodlamalarında Serhat kodlaması arasında kalan kişiler için kullanılmıştır. Kodlaması/fişlemesi yapılan şahsın sonraki kodlamalarında net durumu ortaya konulmuş olması gerekir. DA/XDA Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenlerden örgüt aleyhinde çalışan, zarar vermek için konuşan kişilerdir. Ön kısmında yer alan X ibaresi ise kodunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermek için kullanılırdı. DP/ DP?/XDP Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenler içinden, örgüte ters bakan ancak örgüte karşı eylemsiz olan kişilerdir. İlgili kodun ön veya arka kısmına konulan X ve? İbareleri ise kodunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermek için kullanılırdı. TARAMA Durumunun tekrar değerlendirilmesi veya geçmişine tekrar bakılması gereken ümitler için kullanılmıştır. AĞIR SIKLET bu kişi okula girmeden önce veya okulda iken örgüt ile bağlantısı bulunan ve bağlantısını koparan, akabinde örgüte ihanet edebilecek düzeyde düşmanlık besleyen kişidir. GREKOREMEN GÜREŞ bu kişi okula girmeden önce veya okula hazırlanma sürecinde örgüt ile teması olan ancak okula geldiğinde temasını koparan kişidir. SERBEST GÜREŞ bu kişi, okula girmeden önce veya okula hazırlanma sürecinde örgüt ile teması olan ancak okulda iken temasını koparan kişidir. VOLEYBOL bu kişi “3” Ümit durumundaki kişidir" şeklinde tanımlanmıştır.
"Serhat" kategorisi altında yer alan kodlamalar ise: SC 17-25 Aralık sürecinden sonra örgütten kopmuş olan ancak tekrar örgüte dahil edilmeye çalışılan kişilerdir. SCA 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından, vekil öğretmenin (polis memuru) örgüt adına düzenli görüştüğü ve vekil öğretmenin grup programlarına katılan kişilerdir. SCB 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından, stajyerin (polis memuru) örgüt adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü kişilerdir. SCC 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından, örgüt adına stajyer (polis memuru) atanmış, insani boyutta, dostluk boyutunda görüşmelerin yapıldığı kişilerdir. SCD/SDC 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarından tespit edilmiş olan, boşta olan ve henüz stajyer (polis memuru} atanmamış kişilerdir. SCE 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan örgüt mensuplarıyla örgüt adına olmadan ve örgüt ilişkisi hatırlatılmadan beşeri irtibatın devam ettirilmesi düşünülen kişilerdir. SDA Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüt ile ilgili olumsuz düşünceleri olan kişilerdir. SDP Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüte ters bakan, düşman olan ancak eylemsiz kişilerdir" şeklinde tanımlanmıştır. Bu itibarla "C" kodunun "ümit" kategorisini, "SC" kodunun ise "serhat" kategorisini tanımlayan kodlar olduğu, bu kodlar altında kişinin örgüte yeniden kazandırılması çalışmalarına hedef olma ve temas kurulup kurulmaması derecesine göre de "ümit” kapsamında "C" kodu altında “CA”, “CB”, “CC”,“CD”, “CE”, "DA" veya "DP" olarak; “serhat” kapsamında ise “SC” kodu altında, “SCA”, “SCB”, “SCC”, “SCD”, "SCE”, "SDA" veya "SDP" olarak kodlandığı anlaşılmaktadır. Bu alt kodların karşılığı olarak tanımlanan faaliyetlere bakıldığında ise, örgüt tarafından "CA” ve “SCA” olarak kodlanmanın sırasıyla, "Öğretmenin/vekil öğretmenin, hizmet adına belirli bir trafikle düzenli görüştüğü, grup programlara katılan", "...vekil öğretmenin (polis memuru) örgüt adına düzenli görüştüğü ve vekil öğretmenin grup programlarına katılan" kişiyi; "CB" ve "SCB" olarak kodlanmanın "Öğretmen veya stajyerin hizmet adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü", "stajyerin (polis memuru) örgüt adına henüz periyodik olmayan bir şekilde yüz yüze görüştüğü" kişiyi; "CC" ve "SCC" olarak kodlanmanın ise "Stajyer ataması yapılıp ilk faaliyete başlanmış ve hizmeti temsil etmeden görüşülen", "..örgüt adına stajyer (polis memuru) atanmış, insani boyutta, dostluk boyutunda görüşmelerin yapıldığı" kişiyi ifade ettiği anlaşılmaktadır. Gizli tanık ...’un yukarıda yer verilen beyanlarına yansıdığı üzere, örgütün ayrılan kişileri yeniden kazanmaya çok önem verdiği ve temel politikalarından birisinin, daha önce “alan-içi” kategoride kodlanan kişilerden çeşitli sebeplerle örgütten ayrılanların tekrar örgüte kazandırılması amacıyla tek taraflı olarak, yoğun ve ısrarlı bir biçimde faaliyetlerde bulunmak olduğu, bu çerçevede ayrılan kişilerin takibinin yapıldığı, bu kişilerle temas kurulmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, daha önce "alan içi" kategoride kodlanan ve örgütün etki alanı içerisinde yer almak suretiyle örgütün yapı ve işleyişine dair bilgisi bulunan emniyet teşkilatı mensubu bir kamu görevlisinin, çeşitli sebeplerle örgütten ayrıldıktan sonraki dönemde yeniden kazanılma faaliyetleri kapsamında örgüt görevlisi ile temasının sürüyor olması anlamına gelen “CA”, “CB”, “CC” veya “SCA”, “SCB”, “SCC” şeklindeki kodlardan birisiyle kodlanmış olmasının, örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olacak nitelikte bir veri olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, örgüt tarafından “CD” veya "SCD" ile kodlanmış olmanın sırasıyla, "Vasıfları itibari ile görüşme planlanan nitelikte, ancak şu an itibari ile irtibat olmayan", "boşta olan ve henüz stajyer (polis memuru} atanmamış" kişiyi; "CE" veya "SCE" ile kodlanmış olmanın "Örgüt üyesinin kendisini örgüt adına hatırlatmayacağı ancak beşeri irtibatını devam ettirebileceği, güven sorunu, karakter bozukluğu olan (satmaya matuf) kişiler veya artık başka bir cemaate kesin intisap etmiş", "örgüt mensuplarıyla örgüt adına olmadan ve örgüt ilişkisi hatırlatılmadan beşeri irtibatın devam ettirilmesi düşünülen" kişiyi; "DA" veya "SDA" ile kodlanmanın "Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenlerden örgüt aleyhinde çalışan, zarar vermek için konuşan..", "Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüt ile ilgili olumsuz düşünceleri olan" kişiyi; "DP" veya "SDP" ile kodlanmış olmanın "Daha önce örgüt derslerine gelip gitmiş alan içi öğrencilerinden küsüp gelmeyenler içinden, örgüte ters bakan ancak örgüte karşı eylemsiz olan", Eskiden örgüt ile bir şekilde irtibatı olan örgüte ters bakan, düşman olan ancak eylemsiz" kişiyi ifade ettiği anlaşılmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü personeli iken FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılan kişilerin, aynı sebeple diğer kamu kuruluşlarındaki görevlerinden çıkarılan kişilerden farklılık arz eden yönü, emniyet personeli hakkında bizzat örgüt tarafından personelin süreç içinde örgütle ilişkisini ortaya koyan kodlama verilerinin bulunmasıdır. Dairemizce, gizli tanık ...'dan elde edilen kodlama verilerinin emniyet personelinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek, hukuka uygun veri niteliğinde olduğu oybirliğiyle kabul edilmiştir. Dolayısıyla hukuka uygun kabul edilen verilerin bir parçası olan, kişinin örgütten ayrılmasını ifade eden kodlama verilerinin de geçerli ve güçlü bir delil olarak kabulü gerekmektedir. İltisak ve irtibat kavramları yargı yerince yorumlanırken, dava konusu işleme dayanak teşkil eden KHK'nın amacının anayasal düzene yönelik açık ve yakın tehlike arz edebilecek kişilerin kamu görevinden çıkartılması olduğunun göz önünde bulundurulması gerekir. Örgütle olan iltisak ve irtibatını kesmeksizin örgütsel faaliyetlere katılan kişiler anayasal düzene açık ve yakın tehlike oluşturmakta iken, hayatının belirli bir döneminde örgütle teması olmakla birlikte, daha sonra bağını kesen ve kimi zaman bağını kestikten sonra örgüte karşı tavır alan kişilerin anayasal düzene karşı açık ve yakın tehlike arz ettiğinden söz edilemez. Yukarıdaki değerlendirmelerin aksinin kabulü, örgütün etki alanı içerisinde olduğu anlamına gelen “alan-içi” kategoride kodlandığı tespit edilen ve son kodlaması da “alan-içi” olan kişilerle; gerek kendi gözlem ve tespitlerine dayalı olarak gerekse gizli tanık ...'un ifadesinde "...17/25 Aralık sürecinden sonra bilhassa polis memuru rütbesindeki personelde ... yoğun şekilde ayrılmalar söz konusu oldu..." şeklinde belirtildiği üzere özellikle 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrası kamu otoritesinin uyarılarını dikkate alarak, kendisini dini bir oluşum gibi takdim eden bu yapının farklı bir gündeminin olduğunun ayrımına varan ve kendi iradesiyle örgütten ayrılan, ayrıldıktan sonra da örgütün ısrarlı şekilde takip ve baskılarına rağmen bir daha örgütle teması olmadığı örgüt tarafından yapılan kodlama verisiyle doğrulanan ve gerek hakkındaki veri inceleme raporunun kurs taksidi, ofis, etüt kısımlarında ek veri olmayan, gerekse bakılmakta olan dosya kapsamında örgüt ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösterir nitelikte başka bilgi, belge veya tespit bulunmayan kişilerin, aynı muameleye tabi tutulmaları anlamına gelir ki, bu durum hem eşitlik, ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerine, hem de anılan KHK'nın amacına aykırı olacaktır. Bu itibarla, "alan içi" kategoride kodlanan ancak çeşitli sebeplerle örgütten ayrılan ve ayrıldıktan sonraki dönemde fiilen temasın kurulmadığını ifade eden "CD”, "CE", "DA", "DP", “SCD”, “SCE”, "SDA" veya "SDP" ile kodlanmış olan kişi hakkında, bu kodlamanın aksini ortaya koyan esasa etkili bilgi, belge veya tespit bulunmadıkça, bu kişinin örgüt ile irtibat ve iltisakının kesildiği sonucuna varılmıştır. Son olarak, "ümit" kategorisini tanımlayan "C" kodu ile "serhat" kategorisini tanımlayan "SC" kodlarından birisiyle kodlanan, ancak bu kategoriler içerisindeki alt kodlardan birisiyle kodlandığı bilgisi bulunmayan kişilerin ise, yukarıda değinildiği üzere kişinin örgütle iltisak ve irtibatını gösterdiği değerlendirilen “CA”, “CB”, “CC” veya “SCA”, “SCB”, “SCC” alt kodlarıyla mı, yoksa iltisak ve irtibatını göstermeye yeterli görülmeyen "CD”, "CE","DA", "DP" veya “SCD”, “SCE”, "SDA", "SDP" şeklindeki kodlardan birisiyle mi kodlandığı tespit edilemediğinden, "C" veya "SC" ile kodlanmanın başka bilgi, belge veya tespitle desteklenmedikçe, tek başına kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olmayacağı anlaşılmaktadır. Davacı hakkında düzenlenen 02/08/2022 tarihli veri inceleme raporunun incelenmesinden, raporun "2015 MART ALAN" kısmında "SC" olarak, "AD" kısmında ise "CD" olarak kodlandığı, bilgisine yer verilmiş olması, öte yandan gerek veri inceleme raporunun kurs taksidi, ofis, etüt başlıkları altında, gerekse dosya kapsamında, davacı hakkındaki "CD" kodlamasının aksini ortaya koyan esasa etkili bilgi, belge veya tespit bulunmaması karşısında, davacının örgüt ile irtibat ve iltisakının kesildiği ve bu nedenle dava konusu işlemin iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıdaki gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.