Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/6457 E. 2025/15795 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/6457
- Karar No
- 2025/15795
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6457 Karar No : 2025/15795
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesİ uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddine karar verildiği, karara karşı yapılan temyiz başvurusunun ise Yargıtayda temyiz incelemesi aşamasında olup,kararın kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde kararında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "..... Tanık F.Ç. Beyanında:... 2003 yılında Ankara'da göreve başladığını, Ankara'da göreve başladıktan sonra yapı mensuplarının kendisi ile iletişime geçtiğini, ismini hatırlamadığı yapı mensubu bir şahsın kendisini, devresi S. T. ile tanıştırarak bir grup yaptığını, buluşmalara birlikte gidip gelmelerini söylediğini, S.T. ile birlikte bu yapı mensubu ile buluştuklarında birlikte namaz kılıp, Fetullah Gülen'in kitaplarını okuduklarını, S. T.'ın tayini çıktıktan sonra kendisinin yapı ile bağının neredeyse koptuğunu, kendisini sürekli arayarak rahatsız ettiklerini, sonrasında Ankara'da Ö. K. isimli, İçişleri Bakanlığı'nda çalışan bir yapı mensubunun kendisi ile ilgilenmeye başladığını, Ö.K. isimli şahsın 2014 yılına kadar kendisi, astsubay H. Y. ve astsubay Yılmaz Aşnas ile ilgilendiğini, Ö.K.'nın kendisini bu şahıslarla, kendisinin yapıdan kopmaması için grup yaptığını değerlendirdiğini, buluşmaların Ö.K.'nın Etimesgut'taki evinde olduğunu, buluşmalarda namaz kılındığını, Fetullah Gülen'in kitaplarının okunduğunu, videolarının izlendiğini, Ö.K.'nın kendilerinden himmet adı altında para istediğini, kendisinin vermediğini, diğer şahısların verip vermediğini hatırlamadığını, 2014 yılı Ağustos ayı gibi kendisinin tayininin Bartın'a çıktığını, sonrasında H. Y. ve Y.A. ile irtibatının koptuğunu beyan etmiş ve sanığı teşhis etmiştir. ..... Sanığın adına kayıtlı ... numaralı gsm hattının 2010,2012,2013,2014 yıllarında, Ankara ilinde kurulu 8 farklı ankesör-büfe-market gibi kamuya açık yerlerde bulunan sabit telefon hatlarından çeşitli tarihlerde arandığı, söz konusu sabit hatlardan farklı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinin de arandığı, sanığın 02.10.2010 tarihi içerisinde, iki kez H.Y. (ASB. KD. BÇVŞ.) ile; 19.11.2012 tarihinde bir kez S. T. (ASB. BÇVŞ.) ile aynı sabit hattan peşi sıra aranmak suretiyle ardışık olarak arandığı görülmüştür. Sanığın arandığı belirtilen sabit hatların, aranma günlerine ilişkin HTS kayıtları BTK'dan celp edilerek, sanığın hangi tarihlerde arandığı ve arandığı tarihlerde 15 dakika öncesi ve sonrasında ardışık arama olup olmadığı hususlarında mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 23.08.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda, sanık adına kayıtlı 0533 523 45 15 numaralı telefon hattının 01.01.2010-21.08.2016 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan HTS iletişim (Baz) verisi kayıtlarına göre, 4 farklı sabit hattan 5 farklı tarihte toplam 5 kez iletişim kaydının bulunduğu; ... numaralı telefon hattının 01.01.2010-21.08.2016 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan HTS iletişim (Karşı Baz) verisi kayıtlarına göre, 8 farklı sabit hattan 8 farklı tarihte toplam 17 kez iletişim kaydının bulunduğu belirtilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporu incelendiğinde, sanığın kullandığını beyan ettiği gsm hattının, 02.10.2010 tarihinde ... numaralı sabit hattan saat 00:04:46 ve saat 00:05:24 de arandığı, aynı gün aynı sabit hattan H.Y. adına kayıtlı hattın saat 00:05:44 de arandığı; sanığın kullandığını beyan ettiği gsm hattının, yine 02.10.2010 tarihinde ... numaralı sabit hattan saat 12:44:27 de arandığı, aynı gün aynı sabit hattan H. Y. adına kayıtlı hattın saat 12:45:30 da arandığı; sanığın kullandığını beyan ettiği gsm hattının, 19.11.2012 tarihinde ... numaralı sabit hattan 19:08 ve 19:09 saatleri içerisinde arandığı, aynı gün aynı sabit hattan S.T. adına kayıtlı hattın da saat 19:11:10 da arandığı görülmüştür. Bilirkişi raporu incelendiğinde, 27.07.2012 tarihinde sanığın sabit hat numarasından aranmasından hemen sonra O.Y. adına kayıtlı bir numaranın arandığı, 12.10.2012 tarihinde sabit hattan sanığın aranmasından hemen önce O. Y. adına kayıtlı numaranın arandığı, 19.11.2012 tarihinde sabit hattan sanığın aranmasından hemen sonra O.Y. adına kayıtlı numaranın arandığı, sonrasında tekrar sanığın arandığı, akabinde tekrar O. Y. adına kayıtlı numaranın arandığı, sonrasında S.T.'ın arandığı, yaklaşık 18 dakika sonra sanığın tekrar aynı sabit hattan arandığı, sanığın aranmasından hemen sonra tekrar O.Y. adına kayıtlı hattın arandığı, 15.01.2013 tarihinde sabit hattan sanığın aranmasından yaklaşık 30 saniye önce O.Y. adına kayıtlı numaranın arandığı görülmüştür.. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.