Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/2160 E. 2025/9387 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/2160
- Karar No
- 2025/9387
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2160 Karar No : 2025/9387
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ...tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ve darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yargılamaya esas alınan delillerin hukuki olmadığı, tanık beyanlarının bilgi kirliliğine dayalı olduğu, etkin pişmanlık müessesesinin tek başına örgüt ile bağlantılı olunduğu anlamına gelmeyeceği, Mahkemece eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verildiği, savunma hakkının kısıtlandığı ve adil bir disiplin soruşturması yapılmadığı, masumiyet karinesi, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, bu durum idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık...'ın 06/11/2019 tarihli duruşmasındaki savunmasında: ...bu yapıyla ilk Hatay'da bulunan Önem Dershanesi vasıtasıyla tanıştım. Aydın ili Yenipazar ilçesinde bulunan Üniversiteyi kazandım, bu şahıslar beni aradılar evlerde kalmayı teklif ettiler ben ücreti 100-150 TL olduğu için, 5 kardeşim okuduğu ve babamda işçi olduğu için bu teklifi maddi imkanlardan dolayı kabul ettim ve o zaman için bu yapı muteber olduğundan herhangi bir sorun görmedim. İki yıl bu evlerde kaldım, herhangi bir görevim olmadı. Okul bittikten sonra bana kalmamı teklif ettiler ancak ben istemedim, ayrıldım, sonrasında Astsubaylık sınavlarına girdim bunları kazandım ancak sağlık nedenlerinden dolayı elendim. 2012 senesinde polislik sınavını kazandım ve Aksaray Polis Okuluna başladım. Önceden numaramı olduğu için benimle irtibata geçtiler ve gelmek isteyip istemediğimi sordular yine bu yıllarda örgüt legal ve muteber olduğu için hatta sınıftakilerin yüzde doksanı bunlarla irtibatta olduğu için bir sakınca görmedim ve hafta sonları kahvaltı organizasyonlarına katıldım. Bunlar bütün sınıfa davette bulundular. Sınıftakilerin bir kısmı sonrasında katılmamaya başladı. Bu kişilerin kahvaltıya gelmeleri konusunda bana onlara hatırlatma yapmamı söylediler ben de hatırlattım, yoksa benim organizasyon yapma gibi bir durum söz konusu değildir... ...M.K.'in Aksaray KOM şube Müdürlüğü tarafından 11/01/2018 tarihinde alınan savunmasında; '...ben polis okulu öğrencileri ile ilgilendiğimde bir kaç sefer ... isimli eve götürdüm. Genellikle Kılıçarslan parkında ve pastanelerde buluşurduk. Aksaray ilinde pastanelerde 2-3 kişilik gruplar halinde görüşme yapılırdı. ... kod isimli şahsın polis okulu öğrencilerini aramamız için verdiği telefon ile ilgilendiğimiz sınıfın rehber öğrencisi ile irtibat kurardık. O da görüşeceğimiz öğrencileri bizim yanımıza yönlendirirdi. Rehber öğrenci bir nevi sınıfın cemaat abisi görevindedir....2012-2014 yılı eğitim gören öğrenciler......: Rehber Öğrenci.....2012-2014 yılı eğitim gören yukarıdaki öğrencilerden sorum idim. Bu öğrenciler ile birlikte evde ve çarşıda buluştuk. Çarşıda cami ve pastanede buluşuyorduk. Evde bu şahıslar ile Mondi isimli evde toplanıyorduk. Evde sohbet yapılır namaz kılınırdı. Sohbeti ... kod isimli şahıs verirdi...' ...R.Y.'nın Kars Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından 04/05/2018 tarihinde alınan savunmasında; '...2013 yılında Eylül ayında Aksaray PMYO'da eğitime başladım. Polis okuluna başladıktan bir veya iki hafta sonra aynı sınıftan ... yanıma gelerek cumartesi sabahı sınıfça ev ortamında kahvaltı yapacağız. Gelin kahvaltı yaparız. Sohbet ederiz. Namaz kılar dağılırız dedi. Daha sonra tüm sınıftaki arkadaşları tek tek davet ettiğini öğrendim. Ben de evin cemaat evi olduğunu anladığım için bu daveti kabul etmedim. Ancak daha sonra iki haftada bir ... beni ve tüm sınıfı davet ediyordu. Bir hafta sonu ben, Ö.G. ile birlikte beleş kahvaltı yapar ayrılırız düşüncesi ile kahvaltıya katılmaya karar verdik. Okuldan sabah ayrıldıktan sonra ...'ın vermiş olduğu adrese gittik. Evde ... bizi ... isimli birisi ile tanıştırdı. ...nın cemaat abisi olduğunu söyledi... İfademde ... olarak bahsettiğim, polis okulunda iken beni ve diğer arkadaşlarımı cemaat evine götüren ve organizeleri yapan kişi...' ...H.Ş.'in 01/11/2018 tarihinde alınan beyanında; '..Eğitimim sırasında 2012 yılında ...'ın daveti ile hafta sonu kahvaltıya gittim. Bu evin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne ait bir ev olduğunu bilmiyordum. ...'da kahvaltıya davet ederken böyle bir şeyden bahsetmedi. Sadece hadi kahvaltıya gidelim şeklinde teklifte bulununca bende ev kahvaltısı yapmak ve ev ortamında bulunmak amacıyla daveti kabul ettim. Kahvaltıdan hemen sonra oradan ayrıldım. Evde kilolu bir şahıs vardı. Bu şahsın ismini bilmiyorum. Bana gösterdiğiniz fotoğraflar arasında resmi yoktu. O şahsın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olabileceğini anlamam üzerine kahvaltı biter bitmez evden ayrıldım. Şahsın abi pozisyonunda birisi olduğunu düşündüğüm için evden uzaklaştım...' A.A.'ın 30/10/2018 tarihinde alınan beyanında; '...2012 yılında Aksaray Polis okulunda eğitimim sırasında ilk dönem ... beni FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait evlere kahvaltılara davet etti. Bu davet birden fazla oldu. Hiçbirine icabet etmedim. Yine davetlerden birisinde ...'a gitmek istemediğim yönünde sert bir şekilde belirttim. Bir daha da beni çağırmadılar...' Z.B.'un 19/06/2019 tarihinde alınan beyanında; '...2012-2013 eğitim öğretim döneminde Aksaray Polis Okulu 1. Sınıf öğrencisi iken kullanmış olduğum telefonu rehberimde kayıtlı olmayan bir GSM numarasından arayan ve kendisini şuan ismini hatırlayamadığım isimle tanıtan bir kişi beni arayarak 'sınıf arkadaşın olan ...'ın arkadaşıyım., birlikte gelin, çay içelim görüşelim' şeklinde bir davette bulundu ve bu davetten sonra aynı gün sınıf arkadaşım olan ... yanıma gelerek 'Çay içmeye beraber gidelim' dedi. Ben de sınıf arkadaşımla gitmekte bir sakınca görmedim. Hafta sonu ... ile birlikte Aksaray merkezde ismini hatırlamadığım bir kafeteryada bu şahısla oturarak çay içtik. Bu şahısla 1 veya 2 kez buluştuk ve çay içtik, normal sohbetler yapıldı, Fethullah Gülen'den bahsedilmedi, gündelik konular hakkında konuşuldu. 2013-2014 eğitim öğretim yılında bu şahısla 1 veya 2 kez yine ... beraberinde buluştuktan sonra 17-25 olayları yaşandı. Babamın aday olduğu siyasi partiye bile oy vermememi ismini hatırlamadığım şahsın söylemesi üzerine bu şahsa çok sert tepki göstererek yanlarından ayrıldım ve bir daha da görüşmedim. ... Tüm görüşmelerimizde sınıfımızdan sadece ... vardı. Bu şahısla görüşmelerimiz kafeteryalarda olmuştur. Evlere kesinlikle gitmedim...' ... Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının... tarihli ve ...sayılı soruşturması kapsamında 'Emniyet Mahrem Yapılanması' listesinin bulunduğu SD kartta, sanığa ilişkin herhangi bir bilginin bulunup bulunmadığı şeklindeki müzekkereye İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından verilen 22/11/2018 tarihli cevabi yazı ekinde sunulan raporda sanık hakkında; RÜTBE: Polis Memuru, ÜNV-LİSE: Lise, TAYİNBB: İstanbul, TAYİNKB: İstanbul, DERECE 1: SSAYA, DERECE 2: 0, YO KAZANMA DURUMU: YOK, 2015 BB: MARMARA, 2015 MART ALAN: SSAYA, 2015 MART ALAN DIŞI: 0, ALAN: DİL, ZÜMRE BAŞKANI: S1 YAVUZ, AÇIKLAMA: '... bey arandı açmadı, ... bey arandı açmadı, ... bey Tictoc'tan ulaşılamadı. Bylock ... İstanbuldan mesaj atıldı, cevap bekleniyor, 9.7.214: ... bey arandı açmadı, ... beye ulaşıldı, ...u ve öğrenciyi tanımadığını ve yanlışlık olduğunu ....' şeklinde kayıtların tutulduğu..." şeklindeki tespitler, tanıklar ve davacının kendi beyanları, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : . Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmıştır.
Söz konusu kodlama sistemi incelendiğinde, nitelikleri itibarıyla görüşülmesi uygun görülüp örgüt tarafından "ilgi" sınıfı içerisinde kodlanan bir kişinin örgüte kazandırılması çalışmasını yapmak üzere örgüte bağlılığı üst derecelerde kodlanan ve "stajyer" olarak nitelendirilen bir takip görevlisinin atandığı, yaklaşık dokuz aylık süreçte örgüt tarafından kazanılmak istenen söz konusu kişinin, insani ilişki kurmak aşamasından başlayıp, toplantılarına katılmak, himmet vermek, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, verilen görevleri yerine getirmek ve mahrem sorumluyla tanıştırılmak gibi aşamalardan geçirildiği, mahrem sorumludan onay alınmak suretiyle "alan içi" sınıfında kodlandığı anlaşılmaktadır. Bir kişinin "alan-içi" kategorisinde kodlandıktan sonra çeşitli sebeplerle örgütten uzaklaşma sürecine girmesi halinde ise "ümit" veya "serhat" kategorisinde kodlandığı ve örgütün bu şekilde kodladığı kişileri yeniden kazanmaya çok önem verdiği, bu kişilere yönelik takip ve temas faaliyetlerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, örgütün kodladığı kişilere yönelik değerlendirmelerini periyodik aralıklarla gözden geçirmek suretiyle kodlandırmayı tekrarladığı anlaşılmaktadır. Kişinin kodlanmasının, bu kişinin örgüt tarafından söz konusu kodlama için tanımlanan faaliyet aşamalarından geçirilmek anlamına geldiği gözetildiğinde, hakkında kodlama verisi bulunan bir kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığına karar verilebilmesi için, hakkındaki kodlamanın karşılığı olarak hangi faaliyetlerin tanımlandığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, “alan-içi” kapsamında kodlanan kişilerin kodlama tanımlarına bakıldığında örgütle irtibat ve iltisaklı olduklarında herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte, örgütün kodlama sisteminde “ilgi” kategorisinde "Dil" olarak kodlanmış kişilerin durumunun ayrıca tartışılması gerekmektedir. Yukarıda yer verildiği üzere, gizli tanık ... Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması kapsamında, "..İLGİ; Nitelikleri itibarı ile görüşülmesi uygun görülenlerdir. İlgi alanına aktarılması düşünülen emniyet mensubunun, örgütün mahrem yapılanmasında görev alan mahrem sorumlunun toplantılarına katılan öğrencilerden (Emniyet Personellerinden) alınan bilgiler doğrultusunda, nitelikleri itibari ile görüşülmesi planlanan kişiye öncelikle öğrenciler arasından bir stajyer planlaması yapılır, başlangıçta hedef kişinin bu durumdan haberi dahi olmaz. Stajyer tarafından örgütsel bir sistematik içerisinde hedef şahsın aile yaşantısı, ilişkileri, dünya görüşü ve gündemdeki konulara bakışına kadar birçok konudaki görüşleri hakkında bilgiler toplanır, dini konular hakkında gerekli hassasiyet oluşturularak stajyer ile arasında bir vefa ilişkisi oluşturma anlamında gerekli çalışmalar yapılır. Bu çalışmalar ilk başta genel olarak insani ilişkiler üzerinden oluşturulur. Bu ilişkiler genel olarak iş yerinde birlikte yemek yeme, çay içme vb. şeklinde olur. Üç veya dört farklı safhada yaklaşık olarak dokuz aylık süreç sonrasında alana aktarımı yapılabilir. Hedef bu ilgilenme sürecinin sonunda alana aktarımı yapılmadan hemen önce, mahrem sorumluyla tanıştırma ve örgütsel toplantılar ile himmet gündeme gelir. İlgi alanındaki öğrencinin alana aktarılması, örgüt mahrem sorumlusunun üst yönetimden takdir alması açısından önemli bir eylemdir.; "..İLGİ alanında yer alan kodlamalar şunlardır: DİL/İLGİ: Dil ibaresi ile örgüt üyesi olmayan ancak muhafazakar, kazanılabilir olduğu değerlendirilerek örgüte dahil etme potansiyeli olduğu düşünülen kişiler belirtilmektedir...DİL3/XDİL3/SDİL3/DİL3?: DİL3 seviyesi, grup toplantılarına katılım sağlamış, diğer grup üyeleriyle ve hatta çoğu zaman mahrem sorumlusu ile de tanışmış, alana aktarım aşamasına gelmiş ancak son noktada örgüt mahrem sorumlusu tarafından "bizim" denilmemiş, henüz alana aktarılmamış kişidir. İlgili kodun ön veya arka kısmına konulan X ve S ibareleri şahıs hakkında yeni bir değerlendirme yapılması gerektiğini göstermek için kullanılırdı." şeklinde bilgiler vermiş; aynı ifade tutanağında yer aldığı üzere, KOM Başkanlığı tarafından dosya adı ve dosya yolu belirtilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen dijital materyal içeriğinde (32-AS_PPTX-PERSONEL-A isimli dosya yolu içerisinde bulunan 14.05.2014 eğiştirme tarihli YENİ PERSONEL SEMİNER-MARMARA isimli Word belgesinin 2. maddesinde) yer alan "DİL3: hizmeti benimseme konusunda henüz benim hizmetim demeyen, ancak bizimle olmayı iradi olarak tercih eden namazını aksatmadan kılmaya çalışan, kendi gibi arkadaşlarla beraber haftalık sohbet benzeri programlar yapan (bu sohbet bile olabilir) son noktasında biz deme aşamasına gelmi(ş)" şeklindeki veri sorulduğunda ise "Teslim etmiş olduğum dijital veriler içerisinden çıkan YENİ PERSONEL SEMİNER MARMARA isimli Word belgesinin 2. sırasında yer alan açıklama doğrudur. Söz konusu açıklama beyanlarım ile genel olarak uyumludur. Bu kodlar polis memurları için kullanılan kodlardır. Dil1, Dil2 ve Dil3 seviyesindeki kişiler örgütün alan içi olarak tabir edilen kısmında değildir. Alana aktarılmaya en yakın kişi Dil3 koduna sahip kişilerdir. Ancak belirttiğim gibi bu kişiler örgütün içerisinde yer almaz örgüt bu şahısları kazanmak için ilgilenir ve kazanma adına bir kısım faaliyetler yapmış olabilir."; ".... OFİS; Kodlamalarda, FETÖ mensuplarından bekar veya yeni mezunların cemaat evlerinde kalıp kalmama durumlarını gösteren “Ofis” sütunu bulunmaktadır. FETÖ’de bekar veya yeni mezun memurlar için oluşturulan örgüt evleri bulunmaktadır. Bu evlerde kalanlar için genel olarak “EVET“, kalmayanlar için “HAYIR” tabiri kullanılır... KURS TAKSİDİ; Kodlamalarda, FETÖ mensubu şahsın örgüte aylık olarak verdiği TL cinsinden himmeti gösteren “Kurs Taksidi" sütunu bulunmaktadır. Burada fişleme/kodlaması yapılan personelin kodlaması ile ters orantıda himmet kayıtları görülebilir. Örneğin, “SAYV” pozisyonunda olan birinin himmet kaydının bulunmaması şahsın hiçbir zaman himmet vermediği anlamına gelmez, şahıs listenin düzenlendiği tarihte çeşitli ekonomik gerekçelerle ev alma, araba alma, borçlu olma, hastalık vb. durumlarda mahrem sorumlusunu bilgilendirerek himmet vermeyebilir. Yine, CA veya SCB kodlaması bulunan kişinin himmet kaydının bulunması ise şahsın bilhassa 17/25 Aralık süreci sonrasında hem mahrem sorumlu ile arayı iyi tutmak, bağı koparmamak adına himmet miktarını verirken, diğer bir taraftan da birlikte görünmemek ve görüşmek istememesi hususları ile alakalı olabilir. Bu sebep ile örgütten ayrıldığı yönünde kodlaması olan şahısların da kurs taksiti verdiği görülebilir... ETÜT; FETÖ mensuplarının haftalık ders programlarının dışında, bekar memur evleri ya da özel olarak bu iş için tutulmuş evlerde veya evi müsait olan personelin evinde, bazen yatılı olmayı da içeren yoğunlaştırılmış ders programı (manevi tören) sayısı örgüt mensubu açısından fişleme/kodlama listelerine kayıt edilir. Bu listelerde karşılaşılan buçuklu ifadeler, yarım günü ifade eder. Normalde her FETÖ mensubunun yılda 15 günlük bir programı tamamlaması hedeflenir ancak yoğun mesaide çalışan kişilerin manevi törene katılma sıklığı eksik olsa da mazur görülür. Burada ana amaç ETÜT’e katılan örgüt mensuplarına dini bilgilerin yanı sıra örgüt ideolojisini benimsetmektir. ETÜT örgüt içerisinde rutin hale gelen sohbet adı altındaki haftalık veya aylık toplantılarla karıştırılmamalıdır. Burada örgüt mensubundan yıllık izninin belirli kısmını örgüt tarafından belirlenecek adreste geçirmesi beklenir...” şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Örgütün kodlama sistematiğinin işleyişine dair beyan ve tespitlerin incelenmesinden, örgütün topladığı bilgi ve belgeler çerçevesinde nitelikleri itibariyle görüşülmesini uygun gördüğü hedef kişileri "ilgi" kategorisinde kodladığı ve bu kişilerle ilgilenmek üzere "stajyer" olarak tabir edilen bir kişiyi görevlendirdiği, "stajyerin" hedef kişi ile bir vefa ilişkisi oluşturmaya çalıştığı ve bu aşamada hedef kişiyi örgüte kazandırmaya çalıştığına dair amacını gizleyerek, insani ilişkilerden ve dini konulardan ibaret olan faaliyetlerden geçirmek suretiyle dünya görüşü, dini hassasiyetleri, gündemdeki konulara bakışı, aile yaşantısı ve ilişkileri gibi konularda bilgiler topladığı, söz konusu bu faaliyet aşamalarında hedef kişinin örgütün gerçek yüzü ile henüz karşılaşmadığı anlaşılmaktadır. Bu ilgilenilme sürecinin sonunda ve hedef kişinin alana aktarımı yapılmadan hemen önce ise örgütsel toplantılar, himmet ve mahrem sorumlu ile tanıştırılmasının gündeme gelmesi suretiyle hedef kişinin örgütün yapısı ve işleyişi hakkında bilgi edinmeye başladığı, son aşamadaki bu faaliyetlere uyumla katılım sağlamasının ve mahrem sorumlunun onayını almasının ardından ise "alan-içi" kategoride kodlanarak örgütün etki alanı içerisine girdiği sonucuna varılmaktadır. Davacı hakkında düzenlenen 05/07/2021 tarihli veri inceleme raporunun "2015 MART ALAN" kısmında davacının "SSAYA" olarak, ''2015 Mart Alan Dışı'' kısmında ''0'' olarak, raporun "ALAN" kısmında ise "DİL" olarak kodlandığı görülmektedir. Yukarıda değinildiği üzere, örgüt kodlama verilerinin hukuka uygun ve örgüt ile iltisak ve irtibatın bulunup bulunmadığını ortaya koymaya tek başına yeterli olacak nitelikte somut bir veri olduğu; bakılmakta olan dosya kapsamında davacının örgüt ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösterir nitelikte örgüt tarafından "alan-içi" kategorisinde örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak şeklindeki faaliyetlerden geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak suretiyle örgütün etki alanı içerisine dahil edilmiş olmak anlamına gelen SSAYA ile kodlanmış olan davacının, yine Veri İnceleme Raporunun ''2015 Mart Alan Dışı/Alan'' kısmında yer verilen ve ''ilgilenilen'' henüz alan içine girmemiş kişileri" ifade eden "Dil" ile kodlanmasına itibar edilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının yukarıdaki gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.