Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/2627 E. 2025/9391 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/2627
- Karar No
- 2025/9391
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2627 Karar No : 2025/9391
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av....
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ...sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan henüz hakkında kesinleşmemiş ceza yargısı kararının masumiyet karinesi gereği aleyhe değerlendirilemeyeceği, ayrıca, darbe teşebbüsüne ilişkin üzerine atılı suçlardan beraatine karar verildiği, ankesörlü hatlardan aranmasına ilişkin kayıtların örgütsel iletişim kriterlerine uygun olmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ve darbe girişimiyle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sunulan hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyetine dair karar kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla; ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "...Tanık M.U.'ın ...Ağır Ceza Mahkemesinde talimat yoluyla alınan beyanında: Ben 2011 yılında Kara Harp Okuluna girdim 2015 yılında mezun oldum. Sanık ... ile 2010 yılında örgüte ait evde F.T. ve bizden sorumlu olan E.Ö. isimli şahısla birlikte kalıyorduk. Bu evde haftasonları kalıyorduk. Bize burada ders çalışıtırılıyordu. Bunun dışında Kuranı Kerim Risalei Nur ve Fethullah Gülen kitapları okunup CD'leri izleniyordu. 2011 yılında sanık ve ben Kara Harp Okulunu kazandık. 4 yıl boyunca birlikte eğitim gördük. Okuduğumuz dönemde Ankara'da sanık ile beraber önceden kararlaştırılan örgüte ait evlere gidiyorduk. Bu dönemde ankesörlü telefonlardan aranıyorduk. Bu aramalarda irtibat kopukluğu şartı yoktu. Görüşme yerine gitmeme sebebi ile irtibat kopukluğu olmadığı zamanda da arandığımız olmuştur. Bu görüşmelerde biz ve bizden sorumlu olan mahrem imam oluyordu. Yine görüşmelerde Kuran-ı Kerim Risale-i Nur ve Fethullah Gülen kitapları okunup CD'leri izleniyordu. Bu görüşmelerde bizden himmet alınması veya para verilmesi gibi bir durum olmadı. Ben bizden sorumlu olan mahrem imamların kod isimlerini biliyorum. Hatırladıklarım ... ve ...'dir. ... 2015 yılından sonra sanık ile bir irtibatımız olmadı... Isparta C. Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı yetkisizlik kararına istinaden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturmada Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün askeri personellerden sorumlu yönetici pozisyonundaki mahrem imamların kullandığı tespit edilen sabit hatların yapılan HTS analizine göre; örgütün Isparta yapılanması içerisindeki askeri personelden sorumlu yönetici pozisyonundaki mahrem imamlar tarafından sanığın farklı tarihlerde sabit/ankesörlü hatlardan arandığının tespit edildiği, ... sanığın; ... numaralı sabit/ ankesörlü hattan 23/10/2015 günü saat 21.37.11'de arandığı 0 sn. görüşme kaydının olduğunun tespit edildiği, Sanık ...'ın ...nolu hattının, 23/10/2015 tarihinde saat 21.37.11' de ... nolu sabit/ ankesörlü hattan arandığında, aynı gün aynı sabit/ ankesörlü hattan askeri personel oldukları belirtilen F.K. tarafından kullanılan ... nolu telefon hattının saat: 21.34.10 ve 21.34.36 ' da, H.Ç. tarafından kullanılan...nolu telefon hattının saat: 21.34.58 ve 21.37.36'da, M.U. tarafından kullanılan ... nolu telefon hattının ise saat 21.35.21' de sanık ile ardışık biçimde arandıkları..." yolundaki tespitler ve tanık beyanı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.