Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/9042 E. 2025/12257 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/9042
Karar No
2025/12257
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/9042 Karar No : 2025/12257

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kararın gerekçesiz olduğu, hakkında yürütülmekte olan kovuşturmanın varlığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığının incelenmediği, dava konusu işlemin sebep unsuru açısından hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile Dava Dairesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 Sayılı Kanun ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır. Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezasıyla cezalandırıldığı ve davalı idarece, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu değerlendirilen davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Öte yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "...Örgüt içindeki konumu, üstlendiği görevler ve yapmış olduğu eylemlerin açığa çıkmaması ve tedbir adını verdikleri uygulamadan dolayı gerçek adı yerine "..." kod adını kullandığını ikrar etmese dahi örgüt içerisinde sanıktan sorumlu olan örgüt abisi tanık E.G.'nin "... Huzurda SEGBİS'de gördüğüm şahsı "..." diye biliyorum, ben Konya'da vermiş olduğum beyanlarımı tekrar ediyorum, şahsın gerçek ismini bilmiyorum, bildiğim bu kadar, bana polisler sanığın fotoğrafını gösterince bu kişinin ... olduğunu beyan ettim, sanık ile 2013 yılına kadar sanık ile gruptuk..." şeklindeki beyanı, sanığın örgüt içerisinde aynı grupta bulunduğu tanık M.Y.'ın gerek soruşturma aşamasında gerekse mahkememiz nezdinde "...Konya'ya döndükten sonra E.G. isimli şahıs beni Deniz Harp Okulunu kazanan ... kod ismini kullanan ... isimli şahısla tanıştırdı. Bundan sonra ikimizin grup olarak devam edeceğimizi ve Harp Okulu döneminde bizimle kendisinin ilgileneceğini söyledi..." şeklindeki beyanıyla sanığın kod adı kullandığının sabit olması, Yukarıda açıklandığı üzere örgüt üyesi olmayan kimsenin dışarıdan harici olarak katılamadığı, her ne kadar belli bir sürece kadar legal görünümle dini saiklerle yapılmış olsa da sonrasında aslında örgüte dair kararların alınıp, talimatların hiyerarşik bir silsilede aktarıldığı, maddi yönden örgütün ihtiyaçlarını karşılamak için himmet, burs, yardım adı altında paraların toplandığı, katılan sorumluların ve imamların ifşa olmamak için kod isimler kullandığı sohbet adı altında yapılan toplantılara katıldığı, bu durumu kabul etmese dahi tanık M.Y.'ın mahkememiz nezdinde "......'i daha önceden tanımıyordum. Harp okulunu kazandığımda deniz harp okuluna girecekler olarak bizimle ilgilenen şahıs Konya'da bizi grup yaptı. İçerisinde ... vardı. Önce ikimiz buluştuk. Daha sonra gruba çeşitli tarihlerde iki farklı arkadaş daha Konya'dayken katıldı. Sürekli harp okulunda İstanbul Tuzla'da bir aradaydık. Konya'da başladı ve İstanbul'da devam etti. Bize gösterilen evlere sanıkla birlikte hafta sonları giderdik. İlk başta üç kişiydik. Daha sonra dört kişi olduk. Bizimle ilgilenen E.G. vardır. H.Ş. ismiyle hatırladığım ... lakaplı bir kişi ilgilendi bizimle sonra başkasına devrettiler. 2015 yılında İstanbul'da bir araya geldik. Tatil döneminde de Konya'da buluşuyorduk. Bizimle ilgilenen şahıs aynıydı, zaten Konya'dan hafta sonları gelip giderdi. 2015 yılından sonra sanık Deniz sınıfı olduğu için bizden ayrıldı. Biz sahil güvenlik sınıfı olarak Antalya'ya gittik. Kendisini 2015 yılından sonra gördüm ancak örgütle alakalı olarak değil, denk geldiğimiz, görev yerinde çakıştığımız oluyordu. Harp okulunda sürekli haftada bir grup olarak beraberdik. Bize tahsis edilen bir ev vardı. Harp okulunda yatılı kalıyorduk. Hafta sonu izne çıkınca bu eve geliyorduk. Bizimle ilgilenen E.G. geliyordu. Kendi aramızda muhabbet ediyorduk. Bize Fetullah GÜLEN videoları izlettiriyorlardı. İlk başlarda sanık ile samimiydik. Daha sonra kişisel sorunlar oldu. Ancak mecbur kaldığımız için görüşürdük. En son görüştüğümüzde de kavgalı ayrıldık. Sanıkla geçen sene görüştük. Birbirimizi itip kaktık. Biz genelde kendimiz ankesör ile arardık. Kendi dosyamdan bildiğim kadarıyla iki kez ankesörden aranmışız..." şeklindeki beyanı ve bu beyanda sanığın da içinde bulunduğu grupla ilgilenen, örgüt abisi olarak bahsi geçen tanık E.G.'nin "...Huzurda SEGBİS'de gördüğüm şahsı "..." diye biliyorum, ben Konya'da vermiş olduğum beyanlarımı tekrar ediyorum, şahsın gerçek ismini bilmiyorum, bildiğim bu kadar, bana polisler sanığın fotoğrafını gösterince bu kişinin ... olduğunu beyan ettim, sanık ile 2013 yılına kadar sanık ile gruptuk, 3 kişiydik, bu arkadaş, M.Y. ve ... isimli kişiyle birlikte 3 kişiydik, ben harita mühendisiyim, sanığı asker olarak biliyordum, ... dediğim kişiyle bir mahkemede görüşmüştüm gerçek isminin S.M.O.olduğunu öğrendim, biz 3 kişi grup olarak iki haftada bir olmak üzere İstanbul'da görüşüyordum, daha çok kuranı kerim, risalei nur okur ve Fethullah Gülen videoları izliyorduk, 2013 yılından sonra ben okul uzatığım için bu arkadaşları ... kod isimli şahsa devrettim, ben kendisini Hafız olarak biliyordum... Beni o dönem bu şahıslar ankesörlü telefondan arardı, İstanbul'da isem görüşürdük, Konya'da isem görüşemezdik, onlar beni ararlardı..." şeklindeki beyanı ile de bu sohbetlere, .... mahrem imamın sorumlu olduğu personel ile kontörlü telefondan haberleştiği ve onu örgütsel talimatların aktarıldığı toplantılara çağırdığı, genellikle öğrenciler ile bir toplantı gerçekleştirildiğinde toplantıda bir sonraki toplantının tarihi ve yerinin kararlaştırıldığı hatta aynı toplantıda alternatif günün de belirlendiği ancak bu şekilde her zaman irtibat kurma imkanı bulunmadığından sabit hatların kullanılmasının mahrem yapılanmada bir iletişim kurma şeklinin olduğu ve sanıkla bu şekilde irtibatın sağlandığı, her ne kadar bu durum sanık tarafından kabul edilmese dahi sanık ...'in görev yaptığı Konya ilindeki ankesörlü-sabit-kontörlü telefonlardan 2012 ve 2014 yıllarında arandığına ilişkin, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ibraz edilen, Konya İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünün 29.05.2019 tarihli analiz raporuna göre sanığın babası Y.A. adına kayıtlı olan ancak tespit tutanağı ile sanık tarafından kullanıldığı sabit olan ... numaralı hattın ve sanığa ait olan ve sanık tarafından kullanıldığı sabit olan ... numaralı hattın, 2012 ve 2014 yıllarında Konya'da bulunan 2 farklı ankesör/ücretli sabit telefon ile 4 kez arandığının, 29/06/2014 tarihinde 14:24:29 ve 14:25:02'de tekil olarak, 12/09/2012 tarihinde ardışık olarak 09:44:45'te Deniz Harp Okulu Komutanlığında görev yapan ve aynı zamanda sanık hakkında "örgüt içerisinde grup abisine bağlı olarak aynı grupta yer aldıkları" yönünde beyanları bulunan M.Y., 09:45:44 ve 09:46:33'te sanık ... aranmak suretiyle irtibat kurduğunun tespit edilmesi, yine Ankara ilindeki ankesörlü-sabit-kontörlü telefonlardan 2013 yılında arandığına ilişkin, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ibraz edilen, Konya İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünün 09.07.2019 tarihli analiz raporuna göre, sanığın babası Y.A. adına kayıtlı olan ancak tespit tutanağı ile sanık tarafından kullanıldığı sabit olan ... numaralı hattın Ankara ilindeki ankesör/ücretli sabit telefon ile 01/11/2013 tarihinde 1 defa tekil olarak aranmak suretiyle irtibat kurulduğunun anlaşılması ile sanık ...'in de ankesörlü/ sabit hatlarla aranma ve ardışık aranma yöntemiyle arandığının tespit edilmesi, Konya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünün 08.05.2020 tarihli raporuna göre de, sanığın babası Y.A. adına kayıtlı olan ancak tespit tutanağı ile sanık tarafından kullanıldığı sabit olan ... numaralı hattın ve sanığa ait olan ve sanık tarafından kullanıldığı sabit olan ... numaralı hattın, 2011 yılında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem yapısı içerisinde görev aldığı tespit edilen ve dosya kapsamındaki beyanlardan anlaşılacağı üzere sanığın örgüt içerisinde bağlı olduğu, örgüt abisi olan E. G. (Askeri Yapılanma- şehir dışı talebe mesulü) ile 10 defa irtibat kurduğunun tespit edilmesi, yine aynı rapora göre 2010 ve 2011 yıllarında F.A. (Taşra İlçe İmamı), S.K. (Bölge Talebe Mesulü) ve K.D. (Askeri Yapılanma-doktor) ile irtibatlarının tespit edilmesi,..." yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda hapis cezasıyla cezalandırıldığı gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/9042, K. 2025/12257, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-9042-e-2025-12257-k-ec753afeddd5