Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/7949 E. 2026/384 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/7949
Karar No
2026/384
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7949 Karar No : 2026/384

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, meslek hayatı boyunca adli ya da idari soruşturma geçirmediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğunu gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, Anayasa'nın 2., 15., 38/1.maddelerine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7. maddesine aykırı işlem tesis edildiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkının, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, eğitim hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1., 6/2., 6/3/a,b,c,d., 7., 8. maddeleri ile Ek Protokol No:1'in 1. ve 2. maddelerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 4/a. fıkrası uyarınca davacı hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "...Hakkında başlatılan soruşturma kapsamında kolluk tarafından yakalanıp yargılamanın tüm aşamalarında ifadelerinde değişiklik yapmaksızın örgütte kaldığı süre ve örgütsel konumuna uygun bilgi verdiği kabul edilen ve etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 314/2. ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddeleri uyarınca, tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesi gereğince makul oranda bir indirim yapılmak suretiyle ceza tayini gerekirken, şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 314/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 221/3. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/4-a. maddesi uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi kanuna aykırı, ..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması üzerine bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda yer alan; "...Sanığın ikrar içerikli beyanı ve tanık beyanları ile; sanığın FETÖ/PDY'nin mahrem askeri yapılanması içerisinde bulunduğu, örgütle irtibatının lise yıllarında başladığı, lise son sınıfta örgütün askeri okullara öğrenci hazırlayan evlerine gittiği, örgütün üyelerinin yönlendirmesi ile askeri okul sınavlarına hazırlandığı, Balıkesir Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulunda eğitimi sırasında mahrem abisi ile sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara ve kamplara katıldığı, askeri okuldan mezun oluncaya kadar S.B. isimli devre arkadaşı ile düzenli olarak Ö. (k) isimli şahıs ile görüştüğü, göreve başladıktan sonra da irtibatını bir süre daha devam ettirdiği, mahrem abisinden emir ve talimat aldığı ve takibinin yapıldığı, sanığın bu şekilde örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk göstermesi karşısında adı geçen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği sabit görülmüş olmakla birlikte; sanığın örgüt faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suça iştirak etmeksizin yakalandıktan sonra etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak FETÖ/PDY örgüt mensubu olduğunu beyan ettiği şahıslar hakkında beyan ve teşhiste bulunduğu, Balıkesir mahrem yapılanmasında mahrem imam S.A. ve asker şahıs S.B. isimli kişileri teşhis ettiği, sanığın pişmanlık duyarak konumu itibarıyla örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi verdiği anlaşılmış, alınan mahkeme beyanlarının da mahkememizce samimi olduğu değerlendirilmiştir. Sanığın konumu gereği bilmesi beklenen bilgileri de samimi olarak ortaya koymuş olması, bu bağlamda verdiği bilgilerin özellikle; örgüt ile hangi tarihte tanıştığından başlayarak, hangi örgütsel faaliyetlerde bulunduğu, bu faaliyetleri kimlerle birlikte yaptığını, yer ve zaman bildirmek ve teşhis etmek suretiyle anlattığı, sohbet toplantılarına birlikte katıldığı kişilerin ve mahrem imamlarının isimlerini bildirdiği, bu bilgilerin örgütü zaafa uğratacak, örgüte zarar verecek, örgüt faaliyetlerini belli ölçüde sekteye uğratacak elverişli bilgi boyutunda olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere suç örgütleri ile mücadelenin en önemli vasıtalarından biride TCK'nın 221/2-3-4. maddelerinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin örgütün çökertilmesinde ve suçun önlenmesinde en önemli yasal mücadele yöntemlerinden birisi olduğu ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının ve örgüt mensuplarının etkin pişmanlığa özenlendirilmesinin suç ve suç örgütleriyle mücadele için gerekli ve etkin bir şekilde kullanılmasının gerektiği, TCK'nın 221/3. maddesi 'Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz' şeklinde düzenlemenin bulunduğu, hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Mahkememizce uyulmasına karar verilen Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih, ... esas ve ... sayılı kararı ile bozma ilamında 'hakkında başlatılan soruşturma kapsamında kolluk tarafından yakalanıp yargılamanın tüm aşamalarında ifadelerinde değişiklik yapmaksızın örgütte kaldığı süre ve örgütsel konumuna uygun bilgi verdiği kabul edilen ve etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 314/2. ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddeleri uyarınca, tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2. cümlesi gereğince makul oranda bir indirim yapılmak suretiyle ceza tayini gerektiği' belirttiği üzere sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği mahkememizce sabit görüldüğünden, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki, suç kastının yoğunluğu, şahsi ve sosyal durumu göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2. maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın cezasının, 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırılmasına, sanığın beyanlarının etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirir mahiyette olduğu değerlendirilmekle TCK'nın 314/3. maddesi delaletiyle TCK'nın 221/4-2. maddesi gereğince takdiren cezadan 3/4 oranında indirim yapılmasına, sanığın yargılama sırasındaki pişmanlığını gösterir tutum ve davranışları ve verilen cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri de göz önünde bulundurularak, 7406 sayılı Yasayla değişik 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca, verilen cezadan takdiren altıda bir (1/6) oranında indirim yapılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/7949, K. 2026/384, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-7949-e-2026-384-k-15780adeb679