Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/4834 E. 2025/10059 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/4834
- Karar No
- 2025/10059
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4834 Karar No : 2025/10059
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, sabit ve ankesörlü hatlardan yapılan aramaların örgütsel bir arama olmadığı, söz konusu aramaların ardışık veya periyodik arama olarak nitelendirilemeyeceği, hakkındaki tanık beyanlarının soyut olduğu ve gerçeği yansıtmadığı, FETÖ ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... dosya arasında yer alan sanık hakkındaki HTS analiz tutanağı ve diğer tutanaklar incelendiğinde; sanığın kullandığı ... numaralı hattın Bursa ilinde kurulu ankesörlü ve/ya sabit hatlardan 10/08/2012-12/09/2012 tarihleri arasında 5 adet ardışık aramasının olduğu, sanık ile aynı rütbede bulunan O.K. ve E.S. isimli şahıslarında sanık ile aynı gün çok yakın zaman diliminde ardışık olacak şekilde arandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ve HTS inceleme tutanaklarına göre sanık ile ardışık olacak şekilde arandığı ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı anlaşılan O.K. isimli şahsın aşamalardaki beyanında özetle; "... Ben kayıt işlemleri için ismini bilmediğim (Hakkarili, belinden sakatlığı olan, 1,75 boylarında, zayıf, fotoğrafı gösterildiği takdirde teşhis edebileceğim) şahıs benimle birlikte Balıkesir iline geldi. Bu şahıs Balıkesirde şu an için adresini hatırlamadığım bir eve götürdü. Bu evde Bursa'dan gelen benden sorumlu abi beni yine ismini bilmeğim (hakkında hiçbirşey hatırlamadığım, fotoğrafı gösterildiği takdirde teşhis edebileceğim) kişiye devir etti ve seninle artık bu abi ilgilenecek dedi. Bu abi bir kağıda numarasını yazıp bana verdi ve bana bu numaradan ulaşacaksın dedi. Daha sonra ben bu evden ayrılıp kayıt işlemlerini tamamlamak için okula gittim. Bu evde ilk olarak intibak döneminden sonra buluştuk. Askeri okulda çok fazla ceza almaktaydım. Ancak yinede cezalı olmadığım zamanlar bu eve gidiyordum. Bu abi bize tedbir için askeri okulda ima yoluyla namaz kıl, fayanslardan teyemmüm alarak abdest al kimse sizin namaz kıldığınızı bilmesin derdi. Bu evde dini sohbetler yapar namaz kılar, kuran okur, Fetullah GÜLEN’in kitaplarını okur videolarını izletirdi. İki yıl bu şekilde ... ile birlikte geçti." şeklinde beyanda bulunduğu ... tanık olarak dinlenen ve HTS inceleme tutanaklarına göre işbu dosyada tanık olarak dinlenen O.K. isimli şahıs ile ardışık olacak şekilde arandığı ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı anlaşılan Ö.Ö. isimli şahsın aşamalardaki beyanında özetle; "...Ben örgüt evine gittiğim süre içerisinde R.Ç. benim ile örgüt evine gidip gitmediğim hakkında hiç iletişim kurmadı. Bizde 2009 yılının Aralık ayında bu eve gitmeye başladık. Bu evde Bursa Uludağ Üniversitesinde Matematik Öğretmenliği okuyan ismini “... KOD/AD” olarak bildiğim şahıs ve yine Bursa Uludağ Üniversitesinde Edebiyat Öğretmenliği okuyan hatırladığım kadarıyla son sınıf öğrencisi olan “... KOD/AD” isimli şahıs vardı. Ayrıca bu eve ben ve ... ile birlikte orada tanıştığım H.E. bu eve giderdik.” şeklinde beyanda bulunduğu ..." tespitleri ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.