Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/22036 E. 2025/10100 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/22036
- Karar No
- 2025/10100
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/22036 Karar No : 2025/10100
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine karar verildiği, anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararında yer alan; "..Sanığın Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde asker olarak görev yaptığı dönemde kendi kullanımında olan ... numaralı GSM hatlarına ilişkin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ankesör/kontörlü/sabit hatlardan arama sistemine yönelik yapılan araştırma kapsamında düzenlenen güncel ATAÇ raporunda belirtildiği üzere; sanığın Ankara, Giresun, Gümüşhane, İstanbul, Aydın ve Niğde illerinde kurulu bulunan sabit hatlardan 2012-2016 yılları arasında 61 kez tekil olarak arandığı,......aramaların yapıldığının teknik verilerle sabit olduğu, sanığın örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, aramaların sistematik ve düzenli olması gerekmediği, nitekim örgütsel toplantıların tarihlerinin önceki yapılan toplantıda kararlaştırılmış olması durumunda örgüt mensubunun ona göre hareket ettiği, toplantının farklı yer veya tarihte yapılacak olması durumunda örgüt mensubunun haberdar edilmesi için bu şekilde gizlilik esasına uygun arama yapıldığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri şahısları takip ve idare ile görevlendirdiği "mahrem imam" ile irtibatının olduğu, bu duruma göre de sanığın örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt elebaşısı Fethullah Gülen tarafından kurulan ve yönetilen örgütün amacını bilerek örgüt hiyerarşisine katılmakla iradesini sorgusuz sualsiz örgütün belirlediği üst konumdaki mahrem imama terk ettiği, normal yollarla iletişim kurma imkanı konusunda sayısız yol ve yöntem olmasına rağmen, bunun yerine iletişimin tespitinden kurtulmak gayesiyle arayanın belli olmaması için sabit hatla görüşen ve buluşan kişinin yaptığının illegal bir davranış olduğunun farkında olduğu.., " yönündeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.