Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/1833 E. 2025/12698 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/1833
- Karar No
- 2025/12698
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1833 Karar No : 2025/12698
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın 26/03/2019 tarihli işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin hakkında yürütülen adli kovuşturmaya atıf yapılarak davanın reddine karar verilmiş olmasının masumiyet karinesine ve hukuka aykırı olduğu, ceza davasında yer alan iddia ve delillere ilişkin mahkemece disiplin hukuku açısından herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı, örgütsel toplantılara değil, dini içerikli sohbet toplantılarına katılmış olduğunu ve bu sohbetlerde de herhangi bir örgütsel faaliyete denk gelmediğini, 2013 yılından sonra da bu örgütle bağını kopardığını, yakınlarına ilişkin gerçek dışı bilgilerin araştırılmadan karar verildiği, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği, mahkeme kararında ve istinaf incelemesinde, dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen açıklamaların irdelenmemiş olduğu, tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi :... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "... Tanık C.Ö.'nün, sanığı meslektaşı olması dolayısıyla tanıdığı, sanığın kendi gruplarında olmamakla birlikte sohbetlere bir kaç defa geldiğini, sadece dinleyici olarak katıldığı, himmet verdiğini görmediği; tanık F.K.'nin sanıkla 2012 - 2013 yıllarında Gaziantep Topçu Alayında birlikte çalıştıkları, adını ... olarak bildiği kişinin kendilerini arayarak sohbete çağırdığı, ...'in de sohbete geldiği, şeklindeki beyanda bulundukları, sanığın, örgütle üniversite sınavlarına hazırlanırken kütüphanede yanına yaklaşan ... isimli şahıs aracılığıyla temas kurduğu, askeri okulu bitirdikten sonra Silopi'ye tayin olduğu, Silopi'de iken ... isimli şahsın kendisini aradığı, Çankırı'ya tayin olduğunda ... isimli şahsın kendisini tekrar aradığı ve yanına geldiği, dini kitaplar hediye ettiği, kendisini bir kaç defa ziyaret ettiği, kitaplar hediye ettiği ve kendisini bir arkadaşı ile tanıştırdığını, Afyon'a tayini çıktığında akademisyen olan bir şahısla tanıştırıldığını ve bu şahsın kendisine Kur'an-ı Kerim okumayı öğrettiği, Türkçe Olimpiyatları cdlerini izlettiği, Fethullah Gülen cdlerini izlettiği ve C.Ö. isimli asker şahısla bir kaç sefer görüştürdüğünü, Islahiye'ye tayin olduğunda akademisyen olan şahsın yönlendirmesi ile ... isimli şahısla görüşmeye başladığı, Fethullah Gülen cdlerini izlemeye devam ettiği, F.K. ile grup oldukları, Amasya'ya tayin olduğunda da kendisi ile irtibat kurulmaya çalışıldığını ve kendisinden sorumlu olan mahrem abilerinin kısmen de olsa toplantılara çağırmak amacıyla kendisini sabit veya ankesörlü telefon hatlarından aradığına yönelik beyanda bulunduğu, sanığın, F.K., M.G., C.Ö. ve S.Y.'yi teşhis ettiği, tanık F.K.'nin de ... isimli kişinin ankesörlü telefon üzerinden kendisini veya ...'i aradığını ve birbirleriyle irtibata geçip birlikte sohbetlere gittiklerini beyan ettiği, HTS analiz raporuna göre sanık ... ile aynı kuvvette, rütbede ve ilde bulunan F.K.'nin 15/06/2013 tarihinde ardışık olarak aradıklarının da sabit olduğu cihetle sanığın suçu kabul yönündeki savunmasının aynı zamanda maddi deliller ile de desteklendiği, sanığın kendisi ile ilgilenen mahrem abisinin talimatı ile belirlenen gün ve yerde olduğu başka bir emir ve talimata gerek olmaksızın bahse konu yere gittiği, tayini çıktığında daha önce sosyal ve ailevi olarak hiç tanımadığı yeni abinin kendisine verdiği emir ve talimatlar çerçevesinde belirlenen toplantı yerine giderek sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı göz önünde bulundurulduğunda sanığın kendisine örgütün diğer üyeleri tarafından verilen emir ve talimatlara uymak suretiyle hareket ettiği gibi terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda verilecek emir ve talimatları da almaya açık hale geldiği, nitekim sanığın asker olması sebebiyle yaptığı hizmetin gereği olarak emir ve disiplinin en üst seviyede olduğu askeriyede görev yapması nedeniyle amir ve sıralı amirlerinin kimler olduğu, kimlerden emir ve talimat alabileceğini bildiği, kısmen de olsa kanunlar hususunda bilgi sahibi olması nedeniyle; görev yaptığı her yerde başka bir kişiye devredilmiş olması ve sorgulamaksızın bahse konu toplantılara katılmış bulunmasın göre, sanığın dini amaçla bu toplantılara katıldığının kabul edilemeyeceği ve hata hükümlerinden yararlanamayacağı, sanığın FETÖ/PDY terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde bulunduğu yolunda mahkememizde vicdani kanaat oluştuğu, somutlaşan durumuyla sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği ..." tespitleri dikkate alındığında, örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit telefon hatlarından aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu ve hakkında FETÖ/PDY ile olan irtibatına ilişkin tanık ifadelerinin de bulunduğu anlaşılan davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.