Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/14284 E. 2025/11613 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/14284
Karar No
2025/11613
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14284 Karar No : 2025/11613

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Kara Kuvvetleri Komutanlığı ...'nci Komando Tugay Komutanlığı emrinde astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 26/05/2016 tarihinden önce cemaat isimli oluşumun terör örgütü olduğu yönünde bir yargı kararının bulunmadığı, hakkındaki mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren somut bir delilin bulunmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... SANIK ... BAKIMINDAN, Sanık üzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün en önemli faaliyetlerinden biri olan sohbet adı altındaki örgüt toplantılarına katılması, örgüte himmet, burs adı altında yardımda bulunması ve deşifre olmamak amacıyla örgütteki sorumlular ile ankesör/büfe telefonları ile itibata geçmesi hususlarını sanık kabul etmese dahi, tanık İ.D.'nin; "Bana sormuş olduğunuz ...'i 2012-2015 yılları arasında ... sağlık Astsubaylığı MYO dan beraber öğrenci olduğumuz için tanırım. Sanık ... ile birlikte 2012-2013 yıllarında ... isimli cemaat abisiyle Ankara da bir esnaf evinde hafta veya 2 haftada bir görüşürdük. Bu görüşmelerde Kur'an-ı Kerim, Risale-i Nur ve Fethullah Gülen'in kitapları okunurdu. ... isimli kişi bize okulda namaz kılmayın, beraber gezmeyin şeklinde söylüyordu. ... isimli kişi ile normal cep telefonu ile irtibat kurmazdık. Görüşmemiz gerektiğinde sabit hatlardan görüşürdük. Sanık ile aynı okulda okuduğumuz için ... isimli abi ikimizden birini bu sabit hatlardan arardı. Bizde zaman zaman görüşmeye gidemeyeceğizde sabit hatlardan bu kişiyi arayarak haber verirdik. Bizim o dönem her hangi bir gelirimiz olmadığı için himmet adı altında bir para vermemiz istenilmedi. Ancak ... isimli bu kişi 2-3 ayda bir 25-30 TL civarı gazete parası adı altında bizden para alıyordu. Biz gazete almamamıza rağmen bu parayı veriyorduk. Bu para cezaevlerine ve okullara gönderilen gazetelerin parası olduğunu söylüyordu. Bu nedenle itiraz etmeden parayı ödüyorduk. Sanıkta bu şekilde benimle birlikte para veriyordu. Ben 17-25 Aralık sürecinden sonra Cumhurbaşkanının çağrıları üzerine bu yapının gerçek yüzünü fark ettim ve bunlarla irtibatımı koparmaya çalıştım. Bu nedenle okulda bu yapı tarafından baskı ve yıldırmalara mağruz kaldım. 2015 yılında istifa ettim. Ancak ...'in asker olarak devam ettiğini biliyorum. Ben 2012-2013 yıllarında birinci sınıftaydım. Sanık ta benimle aynı sınıftaydı. Ben ilk yıl sınıfta kaldım. Sanık ikinci sınıfa geçti. Bu nedenle 2013 yılı sonrasında sanık ile birlikte görüşmelere gitmedik. Ben sınıfta kalınca ayrı bir guruba geçmiştim. Sanığın sonrasında ne yaptığını bilmiyorum. Bu sohbetlere gittiğimizde Fethullah Gülen kasetleri dinletilir, 2012-2013 eğitim yılı sonunda 15 gün süren bir kamp gerçekleştirildi. Bu kampın gerçekleştiği yeri tam hatırlamıyorum. Sanırım Bahçelievlerde bulunan bir öğrenci evinde olabilir. Bu kampa sanık ...'de katıldı. Bu kampta Fethullah Gülen kitapları, Kur'an-ı Kerim falan okurduk. Bu kamp haftalık yaptığımız sohbetlere benziyordu. Önceki beyanlarım doğrudur, aynen tekrar ederim. dedi.......... Ben sanık ...'i 2012/2013 yılları arasında ... sağlık astsubay MYO'da okuduğum dönemden tanırım sanıkla aynı sınıfta bir yıl okuduk okuduğumuz dönemde iki haftada bir, bir haftada bir cemaate ait bir esnaf evinde yapılan sohbete birlikte gidiyorduk. Bu sohbetler genelde 3-4 saat kadar sürer esnaf evinde kaldığımız süre içerisinde kuranı kerim, risale fetö elebaşının kitapları okunur fetö ele başının vaazları dinlenirdi.Bu sohbetlere bizi adını ... olarak hatırladığım bir Tıp öğrencisi çağırırdı. Eğer sohbete gelmeyeceksek ankesörlü telefonla veya büfelerde bulunan telefonlardan ...'i arayarak gelmeyeceğimizi bildirirdik. Okuduğumuz okul askeri okul olduğundan cep telefonu kullanmamız yasaktı ayrıyeten FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne mensup abilerde bizim cep telefonunu kullanmamızı istemiyorlardı. İletişim kuracğımız zaman ankesörlü telefon veya sabit hatlı telefonları tercih ediyorduk. 2012/2013 yılları arasında öğrenci olduğumuz için bizden himmet veya başka bir adla herhangi bir bağış alınmazdı. Ancak 2/3 ayda bir gazete parası verirdik. Adımıza abonelik gözükmezdi. Gazete de bize gelmezdi. Bu gazetelerin ceza evlerine ve yurtlara gittiği söylenirdi. Sanığın örgütten burs alıp almadığını bilmiyorum. Sanığın o dönem Bylock kullanmadığını biliyorum sonrasında yükleyip kullanmışsa bilemem, Bank Asya hesabı olup olmadığını, örgütte herhangi bir vazifesi olup olmadığını ilgilendiği öğrencilerin bulunup bulunmadığını bilmiyorum, dedi." şeklindeki beyanı, tanık M.Y.E.'nin; "Biz sanık ile beraberdik. ... diye bir sorumlumuz vardı o bilgi verirdi, giden olursa gidiyordu. Genelde arıyormuş, ardışık aramaya düştüm, ulaşamadığında birimizden birini arıyordu. Sohbet veren doktordu, biz de sağlıkçı olduğumuz için,. Anatomici idi. Fethullah Gülen'in kitaplarından bahsediyordu. Ben 2013 aralık ya da 2014- Ocak ayında irtibatı kestim. Ortalık karışmıştı, benim de pek fazla niyetim yoktu, bir kaç sürtüşmem oldu, gitmedim. En son gittiğimde bir sefer birini gördüm, ..., ben ve ... idi. Gülhane Tıp Akademisi, Sağlık Astsubay Meslek okulunda okuyordum. Grupta İ.D. vardı, A.B.'yi bir defa gördüm, dedi. " şeklindeki beyanı, ve duruşmada tanığa çoklu teşhis işlemi yaptırılmış, tanığın sanığı teşhis etmesi neticesinde sanığın bu sohbetlere katıldığının anlaşıldığı, sanık hakkındaki beyanlar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığı teşhis edemeyen M.A.'nın tanıklığı hükme esas alınmayarak; tanık hakkında tutarlı ve hayatın olağan akışına uygun anlatımları bulunan M.Y.E. ve İ.D'nin beyanları ve soruşturma dosyası arasında bulunan 30/11/2018 tarihli HTS Analiz Raporunda; incelemesi yapılan ..., ... ve ... numaralı (3) sabit hattan ... (T.C...) isimli şahsın kullanmış olduğu ... numaralı hattın toplamda (6) kez arandığı, HTS verilerine göre yapılan çalışmalar neticesinde ... isimli şahsın adına kayıtlı ... numaralı hattın, A.E. isimli şahsın adına kayıtlı ancak M.Y.E. isimli şahsın kullandığı ... numaralı hattın ve İ.D. isimli şahsın adına kayıtlı ... numaralı hattın arada başka numara aranmaksızın ardışık şekilde aranarak görüşme yapıldığı veya cevapsız arama şeklinde kayıt bırakıldığı, yapılan HTS verilerinin incelenmesi neticesinde ardışık görüşmeleri, açık kimlik ve adres bilgileri, görev yerleri ve şu anki durumları yazılı bulunan şahısların FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde kendilerinden sorumlu kişi ile ilişki ve irtibat halinde oldukları ve terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre olmaması amacıyla örgüt içerisindeki kişilerin birbirlerini tanımıyor ve konumlarını bilmiyor olabileceklerini, bu nedenle kendilerinden sorumlu olan kişi tarafından sabit hatlardan tek tek aranarak iletişim kurulduğu değerlendirilmekle sanığın FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının olduğunun anlaşıldığı; sanık hakkındaki beyanlar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile önceden süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğu ve sanığın eylemlerinin bir bütün halinde 3713 sayılı TMK'nın 5. maddesinin 1. fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen Silahlı Terör Örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu ..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/14284, K. 2025/11613, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-14284-e-2025-11613-k-c568afc20ea3