Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/13228 E. 2025/7605 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/13228
Karar No
2025/7605
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/13228 Karar No : 2025/7605

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile hiçbir bağının bulunmadığı, hakkındaki çalışma kaydının somut gerçekliği yansıtmadığı, tek başına çalışma kaydının kamu görevinden çıkarılmaya gerekçe gösterilemeyeceği, hakkındaki beraat kararı dikkate alınmadan karar verildiği, Anayasa Mahkemesi'nin masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin kararlarının dikkate alınması gerektiği, ... adlı gizli tanıktan elde edilen kodlama/fişleme listelerine dayanılarak karar verilemeyeceği, söz konusu listelerin ne şekilde kim tarafından oluşturulduğunun ve doğruluğunun kesin olmadığı, müdahaleye açık bir kaynak olduğu ve hukuki bir vasfının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Y.K. 01-02-03/05/2017 tarihinde müdafii eşliğinde alınan ifadesinde özetle; '... Bu işyerlerinde çalışır iken 2011 yılında M.Ö. beni arayarak benimle görüşmek istediğini söyledi, kendisi benim daha önce polis okulundaki öğrencilerle ilgilendiğimi ve bu mahrem yapıda görev aldığımı bildiği için benden sohbetçi olarak Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli polislerle ilgilenmemi ve onlara sohbet yaparak takibini yapmamı istedi, ben de kabul ettim, 2011 yılı sonlarında M.Ö. beni yine aradı, kendisi ile Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ndeki polislerle görüşmeye bir eve gittik, bu ev polislerin kaldığı cemaat eviydi, yanılmıyorsam bu evde 4 çevik kuvvet polis memuru kalıyordu, bu eve cemaat mensubu olan ancak başka evlerde kalan 2-3 kişi daha gelmişti, bu evde benimle irtibatı kurdurulan ve sohbet yaparak takibinin yaptığım şahıslardan ismini hatırladıklarım; E.T., F.G., H.D.,...( şu an 30-32 yaşlarındadır, yüzde yetmiş beş oranında sohbetlere katılım gösterirdi ve cemaati bilir. Son durumu hakkında bilgim yoktur), Ö.Ç., A.K., Ö.T., A.M., A.S., N.K., H.A., V.Y.'ydi, M.Ö. ile bu eve girdik, beni polisler ile tanıştırdı ve o andan itibaren benim kendilerin cemaat adına sohbet vereceğimi söyledi, tabir-i caizse o polisler bana zimmetlendi, ben kullanımımda olan ... numaralı gsm hattı ile takibinin yaptığım polisler ile iletişim kurup kendilerine nerede ve ne zaman buluşacağımızı söylerdim, onlarda haftalık periyotlar halinde buluşma noktalarına gelirdi, buluşuma noktalarımız genellikle cemaat evinde akşam saatinde olurdu, periyodik yapılan sohbet toplantılarımız 5-6 kişiden oluşmakta idi, bu kişiler değişkenlik göstererek 10 kişiye kadar çıkardı, ben bu sohbetlerde M.Ö. tarafından verilen notlardaki konuları işlerdim, bu konular genelde Fetullah Gülen kitapları ve Risale-i nur'dan alıntılar olurdu, bu sohbetler yaklaşık 1 saat kadar sürerdi, benim sohbetimi dinleyen polisler maaşlarını aldıklarında kendi aralarında toplamış oldukları himmet ve burs parasını bana verirlerdi, ben de M.Ö.'ye verirdim, takibini yaptığım polislerden çalıştıkları birimlerdeki diğer polisler hakkındaki bilgileri sözlü olarak alır, bir üstüm M.Ö.'ye bildirirdim, ben bu polislerin takibini yaklaşık 6 ay kadar yaptım ve 2014 yılının başında iş yoğunluğum ve ikinci öğretim üniversite hayatım nedeni ile bıraktım, takibini yaptığım yaklaşık bu 10 kişilik grubu M.Ö. benden sonra kime devretti bilmiyorum' ... H.K. 18-19/01/2017 tarihinde müdafii eşliğinde alınan ifadesinde özetle; '... Benim İzmir İstihbarat Şube Müdürlüğünde çalıştığım dönemde FETÖ/PDY üyesi olduğunu bildiğim şahısları da burada açıklamak istiyorum. ......, ... isimli şahısların FETÖ/PDY mensubu şahıslar olduğunu biliyorum. Bu isimlerin bazılarına sohbet organizasyonlarında görmüştüm. Bazılarını şube koridorunda, büro kapı önlerinde aralarında görüşmelerden biliyorum. Zaten yaklaşık ... sicil sonrasında olan yukarıda isimlerini söylediğim şahısların birçoğu cemaat referansı ile şubeye geldiklerini biliyorum. Bu şahıslar arasında daha polis okulunda okurken bile istihbarat, kom veya tem şubelerinde hangi bürolarda çalışacaklarını bilebilecek seviyede referans sahibi olduklarını biliyorum' ..." şeklindeki beyanlar, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/13228, K. 2025/7605, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-13228-e-2025-7605-k-58f7302f47b4