Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2022/1542 E. 2025/10466 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2022/1542
Karar No
2025/10466
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1542 Karar No : 2025/10466

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik ve Pazarlama Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tunceli ili, Pülümür ilçesi sınırları dahilinde bulunan sicil:... sayılı IV (c) grubu maden sahasında faaliyet gösteren davacı şirketin, temdit talebinin kabul edilmeyerek 29/07/2014 tarihinden itibaren maden ruhsatının iptal edilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece, tespit edilen projedeki teknik eksiklikler ve mali eksikliklerin giderilmesi için mevzuata uygun olarak davacı şirkete iki kez süre verildiği, temdit talebinin kabul edilebilmesi için tespit edilen eksikliklerin öngörülen sürede giderilmesi gerekir iken, bu süre içerisinde tespit edilen eksikliklerin davacı şirket tarafından giderilmediği anlaşıldığından, davacı şirketin temdit talebinin kabul edilmeyerek 29/07/2014 tarihinden itibaren ruhsatının iptal edilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Temyiz konu edilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararında; olayda, işbu bu dosya ile Dairenin E:... sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; davacının temdit talebi üzerine mevcut eksikliklerin giderilmesi için davalı idarece ... tarih ve ... sayılı ile ... tarih ve ... sayılı yazıların yazıldığı ve üçer aylık süreler verilerek eksiliklerin giderilmesinin istenildiği, söz konusu yazıların ... adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ evrakının "gösterilen adreste işyeri yetkilisi ..." imzasına tebliğ edildiği, Mahkemesince söz konusu şahsa yapılan tebliğin geçerli kabul edilerek davanın reddine hükmedildiği, davacı tarafından istinaf dilekçesiyle söz konusu şahsın şirket yetkilisi olmadığı ve şahsın tanınmadığıyla alakalı iddiaları ve şirketin temsile ilişkin kişilerin seçildiği genel kurul kararlarının dosyaya ibrazı neticesinde Dairece E:... sayılı aynı davacıya ait Daire dosyasında 29/09/2021 tarihinde ara kararı yapılarak ... isimli şahsın şirket yetkilisi olduğuyla alakalı idarece yapılmış tespitleri içerir işlem dosyasının istenildiği ancak idarece verilen cevapta şirket yetkililerine ilişkin ellerinde herhangi bir kaydın bulunmadığının belirtildiği, bu durumda, 7201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri gereğince; hükmi şahıslara yapılarak tebliğin bunların salahiyetli mümesillerine yapılacağı, hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, bütün bu işlemler yapılırken de yine Kanun hükmüne göre söz konusu durumu gösterir şerhlerin tebliğ alındısına işleneceği, buna göre, hem Dairece haricen yapılan araştırmalardan hem de davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerden ... isimli şahsın şirket yetkilisi olmadığı anlaşıldığından işyeri yetkilisi sıfatıyla davalı idarece yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmış ve buna dayanılarak Maden Kanun'u 24. maddesi göre tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka uygunluk bulunmamış olup aksi yönde verilen mahkeme kararının kaldırılarak işlemin iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yasal süreler verilmek suretiyle eksikliklerin tamamlanmasının istenilmesine rağmen davacı tarafından temdit eksikliklerinin tamamlanmaması nedeniyle davacı şirket hakkında Maden Kanunu'nun 24/2. maddesi uyarınca işlem tesis edildiği, dava konusu işlemden önce tesis edilen iki bildirim işleminin davacı şirketin sistemde kayıtlı adresine, dava konusu işlemin ise davacı tarafından bildirilen KEP adresine tebliğ edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olup, bozulmasını gerektirir bir husus bulunmadığı, istinaf edilen kararda da açıkça belirtilmiş olduğu üzere Tebligat Kanununa aykırı olarak yapılmış olan tebligat neticesinde idari yaptırım konusu işlemin tesisinin usul ve yasaya aykırılığı açık bir şekilde belirtilmiş olup, davalı idarece tesis edilmiş olan usul ve yasaya aykırı işlemin kabulünün mümkün olmadığı, dosyaya sunulu bulunan tüm evrak ve dilekçelerde de ileri sürüldüğü üzere davalı idarece tesis edilmiş olan dava konusu işlemin usul ve yasaya aykırı bir işlem olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Tunceli ili, Pülümür ilçesi sınırları dahilinde bulunan sicil:... sayılı IV (c) grubu işletme ruhsatlı saha ile ilgili olarak; davacı tarafından ... tarihli ve ... evrak kayıt sayılı dilekçe ekinde temdit işletme projesi verilerek süre uzatımı talebinde (temdit) bulunulmuştur. Davacı şirkete gönderilen ... tarihli ve ... sayılı yazı ile; Maden Kanunu'nun Ek 18. maddesinde düzenlenen aktif edilmiş tebligata esas kayıtlı elektronik posta (KEP) adresinin sunulmamış olduğu, YTK tarafından Ek Form-14'e göre hazırlanan temdit işletme projesinin ve 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belgenin, ayrıca 2015 yılı işletme ruhsat bedelinin, 2016-2019 yılı işletme ruhsat bedelinin 3 ay içerisinde Genel Müdürlüğü tevdii edilmesinin gerektiği, aksi halde 31.054,00 TL idari para cezası uygulanarak eksikliklerin tamamlanması için 3 ay daha süre verileceği, ikinci üç aylık sürede de eksikliklerin tamamlanmaması halinde temdit taleplerinin reddedileceği davacıya bildirilmiştir. Davacı şirkete gönderilen ... tarihli ve ... sayılı yazıda ise; belirtilen eksikliklerin tamamlanmadığının tespit edildiği, Maden Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrası gereği, davacı şirkete 31.054,00 TL idari para cezası uygulanmasının uygun bulunduğu, yazının tebliğinden itibaren 3 ay içerisinde, YTK tarafından Ek Form-14'e göre hazırlanan temdit işletme projesinin ve 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belgenin, ayrıca 2015 yılı işletme ruhsat bedelinin, 2016-2019 yılı işletme ruhsat bedelinin 3 ay içerisinde Genel Müdürlüğü tevdii edilmesinin gerektiği, aksi takdirde temdit talebi reddedilerek ruhsatın iptal edileceği hususlarına yer verildiği anlaşılmaktadır. Davalı idarece; yasal süreler verilmek suretiyle eksikliklerin tamamlanması istenilmiş olmasına rağmen, davacı tarafından temdit eksikliklerinin tamamlanmaması nedeniyle Maden Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacı şirket uhdesinde bulunan işletme ruhsatının iptal edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun dava konusu işlem tarihindeki haliyle 24. maddesinde; "İşletme ruhsatı taleplerinde, I. Grup (b) bendi ve II. Grup (a) ve (c) bendi madenler için ihale bedelinin yatırılmasından itibaren iki ay içinde, diğer maden grupları için arama ruhsat süresi sonuna kadar, 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunmaması şartıyla Genel Müdürlüğün bütçesine gelir kaydedilmek üzere işletme ruhsat taban bedeli ve işletme ruhsat bedeli yatırılarak, yetkilendirilmiş tüzel kişilerce maden mühendisinin sorumluluğunda hazırlanmış işletme projesi ve bu projenin uygulanabilmesi için gerekli olan mali yeterliliğine ilişkin belgelerin ve aktif edilmiş tebligata esas kayıtlı elektronik posta adresinin (KEP) veya kurumsal elektronik tebligat sistemi (e-Tebligat) adresinin ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Aksi hâlde talep reddedilir ve ilgili saha ihalelik saha konumuna getirilerek ihale yolu ile ruhsatlandırılır. Projedeki teknik eksiklikler iki ay içerisinde Genel Müdürlük tarafından ruhsat sahibine bildirilir, eksiklikler yapılan bildirimden itibaren üç ay içinde tamamlanır. Eksikliklerini verilen sürede tamamlamayanlara 31.054-TL idari para cezası uygulanarak süre üç ay daha uzatılır. Bu süre sonunda projedeki teknik eksiklikleri tamamlamayanların talepleri kabul edilmez ve ilgili saha ihalelik saha konumuna getirilerek ihale yolu ile ruhsatlandırılır. Talebin kabul edilmemesi hâlinde yatırılan işletme ruhsatı taban bedeli iade edilmez, işletme ruhsat bedeli ise iade edilir. Taleplerin uygun görülmesi hâlinde bir ay içinde işletme ruhsatı düzenlenir..." hükmüne yer verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." düzenlemesi; 12. maddesinin 1. fıkrasında, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır." düzenlemesi; 13. maddesinde ise, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." düzenlemesi yer almaktadır. Aynı Kanun'un "Tebliğ evrakının muhatabına verilmemesi ve tebligatı kabulden kaçınma" başlıklı 54. maddesinde, "(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/253 md.) Muhatap namına kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en kısa zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kendisine yapılması gereken tebligatı almayan muhatap ile muhatap adına tebligatı kabule mecbur olup da tebligatı kabul etmeyenler hakkında da yukarıda belirtilen cezalar uygulanır." düzenlemesine; "Yalan beyan" başlıklı 55. maddesinde ise, (Değişik birinci fıkra : 23/1/2008-5728/254 md.) Daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde; a) Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap, b) Muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek olup da, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunan kişi, c) Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alan kimse, her bir bentte tanımlanan fiil dolayısıyla bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır..." düzenlemesine yer verilmiştir. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde, "(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." kuralına; "Kimlik araştırması" başlıklı 36. maddesinde de "(1) Tebliğ memuru, tebligat yaparken muhatabın veya bu Yönetmelik hükümlerine göre onun adına tebliğ yapılacak kişilerin kimlikleri ile bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyıp taşımadıklarını incelemeye yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden; tüzel kişilere ve ticari işletmelere yapılacak tebliğin yetkili temsilcilere yapılacağı, tebligatı almaya yetkili kişilerin, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğin, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; temdit talebinde bulunan davacı şirkete Maden Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gönderilen ... tarihli ve ... sayılı yazının "..." adresinde M.N. isimli kişiye tebliğ edildiği, anılan yazıda hem temdit başvurusuna ilişkin eksikliklere yer verildiği hem de 31/08/2018 tarihine kadar davalı idareye KEP adresi bildirilmediğinden bahisle davacıya idari para cezası uygulandığı hususuna yer verildiği, ... tarih ve ... sayılı yazının temdit başvurusuna ilişkin eksikliklerin tamamlanmasına yönelik ikinci bildirim yazısı niteliğinde olduğu ve anılan yazının yine "..." adresinde M.N. isimli kişiye tebliğ edildiği, belirtilen eksikliklerin tamamlanmadığından bahisle temdit talebi kabul edilmeyerek davacının maden işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemin ise 09/01/2020 tarihinde davacının KEP adresine tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Kanun'un bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin birinci fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16. maddesinin birinci fıkrasına göre bilinen en son adresin tespitinde tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınmaktadır. Bu bağlamda; dava dosyasında yer alan davacının anılan işletme ruhsat sahasına ilişkin davalı idareye sunduğu muhtelif tarihli dilekçelerde (2016 yılı satış bilgi formu, 2017 yılı daimi nezaretçi atama belgesi, 2017 tarihli açık işletme daimi nezaretçilik hizmet sözleşmesi) şirket adresinin "..." olarak gösterildiği ve davacı tarafından da şirketin tebligata esas adresi yönünden aksi bir durumun ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan; M.N. isimli şahsın davacı şirkette çalıştığına ilişkin SGK kaydı bulunmasa da şirkette çalışmayan bir kişinin tebligat esnasında şirket adresinde bulunması ve tebligatı almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi şirket çalışanı olması için de sigortalı olarak görev yapması gerekmediği açık olduğundan temdit başvurusuna ilişkin eksikliklerin bildirildiği, aksi takdirde temdit talebi kabul edilmeyerek ruhsatın iptal edileceğine ilişkin yazının davacı şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği sonucuna varılmaktadır. Ayrıca; re'sen araştırma ilkesi gereğince Dairemizce UYAP ekranından yapılan sorgulama neticesinde; davacı şirkete ait başka bir dava dosyasında da (... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin E:...) uyuşmazlığa esas teşkil eden tebligatların M.N. isimli kişiye yapıldığı görülmüş olup; farklı tarihlerde yapılan tebligatların birden fazla kez M.N isimli kişiye yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, tebligatın muhatabı olan davacı şirketin gösterdiği adreste yapılması halinde yapılan tebligatın hüküm ve sonuçlarından davacı şirketin sorumlu olacağı, bu kapsamda davacı şirket tarafından hak kayıplarını veya meydana gelecek olumsuz durumları bertaraf edecek önlemlerin alınarak faaliyette bulunulması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu işleme esas teşkil eden tebligatların usule uygun olduğu anlaşıldığından Mahkemece işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden davanın reddi yönündeki Erzincan İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 26/12/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2022/1542, K. 2025/10466, T. 26.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2022-1542-e-2025-10466-k-264f474020a6