Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/2423 E. 2025/3889 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/2423
- Karar No
- 2025/3889
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2423 Karar No : 2025/3889
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
TARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara İli, Çankaya İlçesi, ... Mahallesi, ... Cadde No:... (Zemin Kat - ... AVM) adresinde işletilmek üzere içkili lokanta işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ruhsat başvurusu kolluğun olumsuz görüşüne istinaden tesis edilmiş ise de, dava konusu adres ile aynı yerde birden fazla içkili işyerine ruhsat tanzim edildiği, hangi bakımdan genel güvenlik ve asayişin korunamayacağının açık ve net olarak, somut tespitlere yer verilerek ortaya konulmadığı, başka bir ifadeyle işlemin gerekçelendirilemediği, aynı sokakta birden fazla içkili lokantanın hali hazırda faaliyet gösterdiği, olumsuz görüşe ilişkin raporda da işyerine ait somut tespitlere yer verilmediği anlaşılmakla, kolluk kuvvetince düzenlenen tutanağın, genel güvenlik ve asayişin sağlanması noktasında karşılaşılacak zorluğun soyut ifadelerle yetinilmek suretiyle belirtilmesi karşısında idarece içkili lokanta ruhsat başvurusunda bulunan davacının işyerine ruhsat verilmesi için mevzuatta aranılan diğer şartları taşıyıp taşımadığı hususlarının değerlendirmeye alınması gerekirken, anılan nedenle davacının talebinin reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kolluğun olumsuz görüş bildirdiği, işyerinin bulunduğu adreste çok sayıda umuma açık istirahat ve eğlence yeri bulunmasıyla nedeniyle bölgede araç ve insan yoğunluğu oluşacağından meydana gelebilecek adli olaylara müdahale aşamasında olası aksamalar yaşanabileceğine yönelik kolluk görüşü üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, bu nedenle Çankaya Kaymakamlığının davaya dahil edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-f bendinde, dava dilekçelerinin "husumet" yönünden de ilk incelemesinin yapılacağı; 15/1-c bendinde ise, hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek dava açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğ edileceği belirtilmiştir. İdari davaların doğru hasımla görülmesi, sağlıklı ve adil bir yargılama yapılması, savunma hakkına riayet edilmesi ve nihayet doğru ve uygulanabilir bir karar verilebilmesi açısından hayati bir öneme sahiptir. Bu önemi nedeniyle husumet, kanun koyucu tarafından yalnızca taraflarca ileri sürülen bir hukuki sav olmaktan öte, idari yargı mercileri tarafından re'sen dikkate alınması zorunlu kılınan bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle idari yargılamada husumete ilişkin hususlardan sarfı nazar edilerek veya eksik, fazla ya da yanlış hasımla karar verilmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. 10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinin (d) bendinde, Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde genel asayiş ve güvenlik yönünden yetkili kolluk kuvvetinin görüşünün alınmış olması, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilecek işyerlerinde aranacak şartlar arasında sayılmış; umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin açılması başlıklı 32. maddesinde de, il özel idaresi ve belediyelerin, umuma açık istirahat ve eğlence yeri ruhsatını vermeden önce kolluk kuvvetinin görüşünü alacağı, yetkili kolluk kuvvetinin, açılacak yerin genel güvenlik ve asayişin korunması açısından kolaylıkla kontrol edilebilecek bir yerde ve konumda olup olmadığını dikkate alarak, işyeri hakkındaki görüşünü mülki idare amiri vasıtasıyla yedi gün içinde bildireceği, umuma açık istirahat ve eğlence yeri açılması hususundaki başvuruların yetkili idareler tarafından bir ay içinde sonuçlandırılacağı düzenlemesine yer verilmiş, izin almadan açılan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin, yetkili idarelerin ilgili birimleri tarafından sebebi bir tutanakla belirlenmek ve mühürlenmek suretiyle re’sen kapatacağı, kolluk tarafından, izin alınmadan açıldığı tespit edilen umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin düzenlenecek bir tutanakla kapatılmak üzere yetkili idareye bildirileceği, yetkili idarenin, yapılan bildirim üzerine izinsiz açılan yeri kapatarak en geç üç gün içinde kolluğa bilgi vereceği belirtilmiştir. İdare hukukunda idareye herhangi bir hareket serbestisi ve değerlendirme yetkisinin tanınmadığı, alınacak kararın ve yapılacak işlemin önceden belirlendiği, yasada öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde yine yasada belirlenmiş kararın alınarak işlemin yapılacağı hal bağlı yetki olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, bağlı yetki söz konusu olduğunda, idarenin mümkün olabilecek kararlar arasında seçim hakkı yoktur, idareye seçim hakkı tanınmamıştır. Yasal düzenlemeler, belirli şart ve durumları belirlemiş ve bunların gerçekleşmesi halinde idarenin hangi kararı alıp uygulayacağını işaret etmiştir. Ancak elbette idare, olayda yasal düzenlemede aranan koşulların somut olarak gerçekleşip gerçekleşmediğini araştıracaktır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin incelenmesinden, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine ruhsat verilmeden önce yetkili kolluk kuvvetinin görüşünün alınması gerektiği, kolluk kuvvetinin olumsuz görüş bildirmesi halinde ruhsat verilmesi konusunda idarelere herhangi bir takdir yetkisinin tanınmadığı, olumlu kolluk görüşü alınmasının mevzuat gereği zorunlu bir unsur olduğu, bir başka deyişle idarelerin bu hususta bağlı yetki içinde bulundukları görülmektedir. Dosyanın incelenmesinden; Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... Cadde No:... (Zemin Kat - ... AVM) adresinde faaliyette bulunmak amacıyla içkili lokanta işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine, davalı idarece Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğünden kolluk kuvveti görüşünün istenildiği, Çankaya Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve E - ... üzerine davalı belediye tarafından dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Bu itibarla, işlemin sebep unsurunu anılan tespitler ve Kaymakamlık yazısının oluşturduğu, davalı idarenin bağlı yetki kapsamında davaya konu ruhsat iptaline ilişkin işlemleri tesis ettiği dikkate alındığında, dava konusu ruhsat iptaline ilişkin işlemin dayanağı ve gerekçesini oluşturan işlemleri tesis eden Çankaya Kaymakamlığının da hasım mevkiine alınarak dosyanın tekemmülü sağlandıktan sonra davanın çift hasımla karara bağlanması gerekirken, buna uyulmayarak verilen kararda usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle, söz konusu eksiklik giderilmeden verilen kararın usul hükümlerine uygun olmaması nedeniyle İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına esas yönünden katılmakla birlikte belirtilen hususlar yönünden katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY : Dava; Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... Cadde, No:... (Zemin Kat - ... AVM) adresinde işletilmek üzere içkili lokanta işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, her ne kadar İdare Mahkemesince dava konusu adres ile aynı yerde birden fazla içkili işyerine ruhsat tanzim edildiği, hangi bakımdan genel güvenlik ve asayişin korunamayacağının açık ve net olarak, somut tespitlere yer verilerek ortaya konulmadığı, başka bir ifadeyle işlemin gerekçelendirilemediği, aynı sokakta birden fazla içkili lokantanın hali hazırda faaliyet gösterdiği, olumsuz görüşe ilişkin raporda da işyerine ait somut tespitlere yer verilmediği, kolluk kuvvetince düzenlenen tutanağın, genel güvenlik ve asayişin sağlanması noktasında karşılaşılacak zorluğun soyut ifadelerle yetinildiği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, aynı sokakta birden fazla içkili lokantanın faaliyette bulunmakta olmasının bu işyerine de ruhsat verilmesini hukuken zorunlu kılmayacağı, bölgede şikayetlerin arttığı, araç parkı ile ilgili sorunların yaşandığının da belirtildiği, bu işyeri için ruhsat verilmesinin mevcut yoğunlu artıracağından, işyerinin genel güvenlik ve asayişin korunması açısından sakıncalı görüşüne istinaden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.