Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/2250 E. 2025/3731 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/2250
- Karar No
- 2025/3731
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2250 Karar No : 2025/3731
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Otelcilik ve Turizm Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi,... Caddesinde işletmekte olduğu işyerinin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmadığından bahisle mühürlenmesine ilişkin Alanya Belediyesinin ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararına uyularak Bölge İdare Mahkemesince verilen gönderme kararı üzerine ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerle, mahallinde 11/06/2024 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak alınan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işlem tarihinde davacı şirkete ait otel ile "..." Restaurant isimli işletmenin yerinde, keşif tarihi itibariyle ... Otel ile Cafe Bar & ... Restaurant isimli işletmenin mevcut olduğu; dava konusu işlem tarihi itibariyle yapılan değerlendirmede ise, taşınmazın 2007 tarihinde alınan (içkili otel işletmesi faaliyet konulu, 1.561m2 alanlı) iş yeri açma ve çalışma ruhsatında davacı şirket adına kayıtlı olduğu; resimlerde ... Hotel ve ... Restaurant olarak levhalar görüldüğü; ... restaurantın, otele bağlı restaurant olduğu; parsel sınırı ve otele ait ruhsatta belirtilen 1.561 m² kullanım alanı içerisinde kaldığının fotoğraflar üzerinden de görüldüğü, başka bir ifadeyle dava konusu yerin başka bir bağımsız birimde değil yine otel bünyesinde olduğu; dava tarihinde ...’den alınan resimlerin incelenmesinde, 01/08/2017 tarihli zabıta tutanağı eki fotoğraflarda görülen dava konusu yer ile otelin aynı yer olduğu, dolayısıyla davacı şirkete ait otel işletmesi için alınan işyeri açma ve çalışma ruhsatının aynı otel bünyesinde faaliyette bulunduğu açık olan... Restaurant isimli işletmeyi de kapsadığı ve ayrıca bir ruhsat alınması gerekmediği anlaşıldığından, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığından bahisle mühürlenmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; dava konusu işyerinde hanutçuluk yapıldığı; personelin, işyerinin önünden ve kaldırımdan geçmekte olan turistlere sözlü olarak ve ısrarcı bir şekilde iş yerlerini göstermeye, arkalarından yürüyerek durdurmaya çalıştıkları, müşterileri ve çevreyi rahatsız eden yöntemlerin yoğun bir şekilde kullanıldığının Emniyet Müdürlüğü ekiplerince tespiti üzerine Zabıta tarafından yapılan denetimde işyeri açma ve çalışma ruhsatının sorulduğu, bulunmadığının söylenmesi üzerine de dava konusu işlemin tesis edildiği ve davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, esasta oybirliği ve usulde Üye...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrasında "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." aynı Kanun'un maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesince bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir". kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinin 2. fıkrasında "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." kuralı yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesini değiştiren 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesiyle yapılan değişiklikle, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinde "itiraz usulü" kaldırılarak, "istinaf" kanun yolu getirilmiştir. İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemelerinin kesinleşmemiş nihai kararlarının maddi ve hukukî yönlerden denetlenerek, hukuka aykırılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla düzenlenmiştir. Yukarıda yazılı mevzuatın değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemelerince, ilk derece mahkemelerinin ilk inceleme üzerine verdikleri kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının haklı bulunması durumunda ya da davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın ilgili mahkemesine gönderebileceği, belirtilenlerin dışındaki sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmadığı durumlarda istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilip, karardaki maddi veya hukuki eksiklikler giderilmek suretiyle işin esası hakkında yeniden bir karar vermesi gerektiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda da, ilk derece Mahkemesi tarafından ilk inceleme üzerine verilmiş bir karar olmadığından veya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış bir dava bulunmadığından, bölge idare mahkemesince dava konusu işlemin hukuka uygunluğu yönünden bir inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, Mahkeme kararının kaldırılmasına, uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine dava konusu yapı tatil tutanağı yönünden davanın reddi, dava konusu encümen kararı yönünden ise kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.