Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/1317 E. 2026/76 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/1317
- Karar No
- 2026/76
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1317 Karar No : 2026/76
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ... 2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Köy Tüzel Kişiliği 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların, Giresun ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde müdahil ...'na ait II (a) grubu kalker sahası ve kırma - eleme tesisi için Giresun Valiliği İl Özel İdaresince verilen ... tarih ve ... sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar düzenlenen bilirkişi raporunda, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 23. maddesinin ikinci fıkrasında getirilen kriterler bakımından dava konusu taş ocağı için işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesinde bir aykırılık bulunmadığı belirtilmekte ise de, dava konusu taş ocağı için düzenlenen birinci maden işletme ruhsatının Mahkemelerince iptaline karar verildiği, işletme ruhsatı bulunmayan taş ocağı madeni için ise işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı Giresun İl Özel İdaresi tarafından, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapora göre idare mahkemesi kararının hatalı olduğu, 2011 tarihli işletme ruhsatının yargı kararıyla iptal edildiği, 2021 tarihli işletme ruhsatının dava konusu işlemin dayanağı olduğu, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla değerlendirme yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı Yanında Müdahil ... tarafından, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davacıların dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı, çed gerekli değildir kararına karşı açılan davanın reddedildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu II (a) grubu kalker sahası ve kırma - eleme tesis işyeri açma ve çalışma ruhsatının dayanağı olan 2011 ve 2021 yılı II (a) grubu maden işletme izinlerine karşı açılan davalarda verilen iptal kararlarının Danıştay Sekizinci Dairesinin 28/04/2025 tarih ve E:2023/3295, K:2025/4125, E:2023/6005, K:2025/4127 sayılı kararlarıyla bozulduğu, söz konusu bozma kararlarına uyularak davaların reddedildiği; yine, maden sahası ile çakışan alanın kısıtlanan alan edilmesine ilişkin işleme karşı açılan davada, yargılama sırasında kısıtlanan alandan çıkarılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın Danıştay Sekizinci Dairesinin 28/04/2025 tarih ve E:2025/2220, K:2025/4126 sayılı kararıyla kesin olarak onandığı anlaşılmakla, Danıştay Sekizinci Dairesinin belirtilen bozma kararlarının sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, temyiz istemlerinin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış (60) ve vergi mahkemelerinde otuz (30) gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı hükmüne; "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hükmüne; "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde, ilgililerin, haklarında, idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği ve 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılarak, bu altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, idari dava açmadan önce ilgililerin, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde isteyebileceği ve bu başvurunun, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durduracağı, 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı ve isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde, dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı; 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği, aynı maddenin 6. fıkrasında, 3. fıkrada belirtilen hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, davada, süre aşımı bulunması halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi; idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihidir. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, ilgililerin dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda; bir idari işlemin iptali istemiyle açılan davada usul ve esas yönünden hukuki denetim yapılabilmesi; işlemin içeriğinin tebliğe veya duyuruya ilişkin olarak düzenlenen belgeden kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça anlaşılabilmesi halinde mümkündür. Dava dosyasının incelenmesinden; Giresun ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde müdahil ...'na ait II (a) grubu kalker sahası ve kırma - eleme tesisi için Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce 23/08/2011 tarihinden itibaren 10 yıl süreli II (a) grubu maden işletme izni verildiği, sonrasında Giresun Valiliği İl Özel İdaresince 09/12/2011 tarihinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği, on yıllık işletme izin süresinin dolduğu 23/08/2021 tarihinde söz konusu saha ve tesis için yeniden on yıl süreli maden işletme izninin verilmesi üzerine, saha ve tesis için Giresun Valiliği İl Özel İdaresince 12/04/2021 tarihinde II (a) grubu kalker sahası ve kırma-eleme tesisi için işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği, davacıların 28/07/2021 tarihinde davalı idareye yaptıkları başvuruya verilen cevabın davacılara tebliğ edildiği 30/07/2021 tarihinde davacılara tebliğ edilen cevap üzerine, söz konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle 07/09/2021 tarihinde temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; uyuşmazlık konusu işyeri hakkında 12/04/2021 tarihinde dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlenmiş olması karşısında, bu tarihten itibaren altmış (60) gün içerisinde ya doğrudan doğruya dava açılması veya aynı süre içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca, ruhsatın iptali istemiyle idareye başvurularak, talebin reddi halinde kalan süre içerisinde dava açılması gerekirken, 07/09/2021 tarihinde açılan bu dava süresinde olmadığından, süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesinde usul yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ile Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/01/2026 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından 28/07/2021 tarihinde yapılan başvuruya davalı idarece verilen 30/07/2021 tarihli cevap üzerine Giresun ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde, II (a) grubu kalker sahası ve kırma-eleme tesisi için Giresun Valiliği İl Özel İdaresince 12/04/2021 tarihinde düzenlenen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali istemiyle 07/09/2021 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40. maddesinin 2. fıkrasında, Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış; 125. maddesinin 3. fıkrasında, 40. maddedeki düzenlemenin devamı niteliğinde, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiş; 56. maddesinde de, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu ve çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu kuralına yer verilmiştir. 3572 sayılı işyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 4. maddesinde, çalışma ruhsatı verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde; a) İnsan sağlığına zarar vermemek, b) Çevre kirliliğine yol açmamak, c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak genel kriterlerine göre düzenlenecek yönetmeliği esas alacakları kuralı; 6. maddesinin 2. fıkrasında ise, ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4 üncü maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde; verilmiş olan ruhsat, ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülkî idare amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca işlem yapılır denilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, dava konusu işlemin tesis edildiği ve dava tarihinde yürürlükte bulunan "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 2. fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde, sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca; idari davalarda dava açma süresinin başlangıç tarihi; idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihidir. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, ilgililerin dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Öte yandan ilgililer menfaatlerinin ihlal edilmesi halinde, öğrenme tarihine göre dava açma süresi içinde idareye başvurarak verilecek ret cevabına karşı dava açabilecekleri gibi idareye herhangi bir başvuruda bulunmaksızın doğrudan iptal davası da açabilirler. İşyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin mevzuat gereği, ruhsatın verilmesi aşamasında olduğu gibi izleyen tarihlerde de ruhsatın, gerek düzenlenmesi aşamasında gerekse işletmenin faaliyeti aşamasında mevzuata aykırılıklar nedeniyle iptalini gerektiren hususlar yönünden her zaman denetlenebileceği, aynı şekilde menfaati ihlal edilenler yönünden de ruhsat verilmesini izleyen dönemlerde de gerek ruhsatın hukuka aykırı bir şekilde verilmesi gerekse ruhsata aykırılıklar yönünden her zaman idareye başvurulabileceği gibi, doğrudan dava açılabilir. Uyuşmazlıkta; dava konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının muhatabının ruhsat sahibi olduğu, işlemin niteliği gereği ilanı gereken bir işlem olmadığı, dava konusu işlem ilan edilmediği gibi önceden davacının öğrendiğine yönelik dosyada herhangi bir bilgi ve belgede bulunmamaktadır. Bu durumda, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesine ilişkin işlemin, öğrenme tarihinden itibaren dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği gibi 10. madde kapsamında yapılan başvuru üzerine verilen ret cevabı üzerine de dava açılabileceği, öte yandan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkını doğrudan ilgilendiren konularda, dava açma süresi geçtikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca idareye yapılacak başvuru üzerine tesis edilecek işlemlere karşı her zaman dava açılabileceğinden, olayda süreklilik arzeden kalker sahası ve kırma-eleme faaliyetinin, anılan işyerinin bulunduğu ... Köyü Köy tüzel kişiliği ve davacıların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkını doğrudan ilgilendirdiği açık olup, davaya konu kalker sahası ve kırma-eleme tesisine ait 12/04/2021 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali talebi ile menfaatlerinin ihlal edildiğinden bahisle davacılar tarafından her zaman dava açılabileceği açık olduğundan, davacıların davalı idareye yaptığı 28/07/2021 tarihli başvuruya verilen 30/07/2021 tarihli cevapla söz konusu işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiğinin öğrenilmesi üzerine 12/04/2021 tarihli işlemin iptali istemiyle 07/09/2021 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, süresinde açılan işbu davanın esasına ilişkin temyiz incelemesinin yapılması gerektiği görüşüyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair Daire kararına katılmıyoruz.