Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/1292 E. 2025/7010 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/1292
Karar No
2025/7010
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1292 Karar No : 2025/7010

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 28/04/2011 tarih ve 27918 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 07/04/2011 tarih ve 2011/1677 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki listenin değiştirilmesine ilişkin 19/11/2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 09/11/2015 tarih ve 2015/8220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Aksu Çayı Taşkın Koruma Projesi kapsamında, Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu yeni ... ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; ... ada ve ... parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacının anılan taşınmazda hissesinin bulunmadığı, dolayısıyla mülkiyet ilişkisi kurulamadığı ve davacı tarafından bu durumun aksi ortaya konulamadığından, davacının anılan taşınmaz bakımından dava konusu edilen toplulaştırma işleminin iptalini istemekte hukuken korunabilir kişisel ve meşru bir menfaati bulunmadığından anılan parsel yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden, kısmen imar planı içerisinde kaldığından ayırma çapı düzenlenmek sureti ile arazi toplulaştırma uygulaması dışında bırakılmasının Arazi Toplulaştırılması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 13/3. maddesindeki ''Birinci derece sit alanları, ormanlar, imar alanları ve farklı kullanım amacı taşıyan tarım dışı alanlar arazi toplulaştırmasına konu olamayacağından blok planında proje dışı bırakılır.'' hükmü doğrultusunda yapıldığı anlaşıldığından işlemin bu parsele yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden, uygulama neticesinde oluşturulan, herhangi bir sabit tesis niteliğini haiz olmayan ve hisseli olduğu parsel içerisinden verildiği anlaşılan taşınmaza ilişkin yapılan uygulama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı; ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden, uygulama öncesinde taşınmazda sabit tesis niteliğinde seralar bulunduğu, idarenin söz konusu parselde Arazi Toplulaştırılması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 16/c maddesindeki ''c) Sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesisler mümkün olduğunca eski maliklerine verilecek şekilde parselasyon planlaması yapılır. Ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteği dikkate alınır.'' hükmünü uygulayarak uygulama öncesinde sabit tesis olarak kullanılan parselde hissedar olan davacıya, hissesi oranında aynı yerde yerinden ve diğer parsellerdeki hisselerinden toplayarak yer verildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda sabit tesis olarak kullanılan bu parseli hissedar olmayan başka bir şahıs ile hisselendirerek yanlış uygulama yapıldığı belirtilmekte ise de, dosyada yer alan AT cetvelleri incelendiğinde, ... ada ... parselin uygulama öncesi geldisi olan parselin ... ada ... sayılı parsel olduğu ve ... ada ... parselin hissedarlarının (davacı ... ..., ..., ..., ... ve ...) ... ada ... sayılı parselin de hissedarları olduklarının görüldüğü, dolayısıyla hissedar olmayan başka kişiler ile hisselendirme durumunun olmadığı anlaşıldığından, anılan parsel yönüyle toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı; ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden taşınmaz içerisinde davalı idarenin sulama tesisine ait sulama kanalet hattının tespit edildiği, dolayısıyla verilen parsel içerisinde idareye ait olan bir tesisin bir parçasının bırakılarak davacıya verilen parselin bütünlüğünün bozulduğu, bu durumun Arazi Toplulaştırılması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 15/a, 16/f ve 16/g maddelerine aykırı olduğu anlaşıldığından toplulaştırma işleminin anılan parsele ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davaya konu toplulaştırma işleminin ... ada ve ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden davanın ehliyet yönünden reddine; ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden ise dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; dava konusu ... ada ... sayılı parselin kısmen imar planı içerisinde kalması sebebiyle ayrılarak toplulaştırma işlemi haricinde bırakıldığı, dolayısıyla bu parsel yönünden idari davaya konu edilebilecek bir işlem ve davanın esasının incelenmesine imkan bulunmadığından, davacının bu parsel yönünden yapılan istinaf başvurusunun bu gerekçeyle reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, başvuruya konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun ise ... ada ... sayılı parsel yönünden kısmen yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Mahkeme kararının eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayandığı, bilirkişi raporundaki eksikliklerin giderilmesi için mahkemeye yapılan itirazın dikkate alınmadığı, toplulaştırma mevzuatındaki hükümlerin yanlış değerlendirildiği, serasının bulunduğu parselin müstakil olarak verilmesi gerekirken hisseli olarak verildiği, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların tarafına tahsis edildiği, verilen bu parsellerin bitişiğinde bulunan ... ada ... ve ... sayılı taşınmazlarda kendisine ait 30 yıllık palmiye ağaçlarının bulunduğu, tarafına verilen parseller yerine bu parsellerin bitişiğinde ağaçlarının bulunduğu parselin tahsisinin daha doğru olacağı, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz 1.419 m² büyüklüğünde olmasına rağmen birçok hissedarla verilmesinin taşınmazın kullanılmasında büyük sorunlara neden olacağı, anılan parsel ve çevresinin tarafından kullanıldığı bu nedenle kendine verilmesi gerektiği, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda kullanımı olan kişilere müstakil dağıtım yapılması gerekirken kullanımı olmayan kişilerin hissedar yapıldığı, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda seralarının bulunduğu ve seralarının pencere açma, naylon değiştirme ve atık suların akması vb. işlemler için makul boşluk bırakılması gerektiği halde böyle bir boşluk bırakılmadığından bu işlemleri yapmak için komşu taşınmaza tecavüz etmek zorunda kalacağı, bu nedenle toplulaştırma işleminin hatalı yapıldığı iddia edilerek kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davacının talebi üzerine hisseli olarak tescil işlemlerinin yapıldığı, davacının ve hissedarların proje alanındaki tüm hisselerin sabit tesislerinin bulunduğu bu alana sığdırılmasının mümkün olmadığı, davacının ... ada ... parsel numaralı taşınmaz üzerindeki seraya ait herhangi bir talebinin bulunmadığı iddia edilerek kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Davalı idarenin temyiz istemi ile davacının temyiz isteminin ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmı yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacının temyiz isteminin ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmına gelince; 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un Ek 9. Maddesinde, (Ek: 19/4/2018-7139/7 md.) arazilerin tabii ve suni etkilerle bozulmasının ve parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerde ise tabii özellikleri, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesi ile köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması maksadıyla arazi toplulaştırmasının yapılacağı, arazi toplulaştırması projesinin uygulanacağı sınırlar içinde kalan alanın arazi toplulaştırması proje sahası olarak belirleneceği; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların DSİ’nin bağlı olduğu Bakanlık tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır. Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. 09/12/2017 tarih ve 30265 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arazi Toplulaştırma Uygulama Yönetmeliği'nin "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde; "a) Yeni blokların oluşturulmasında, yerleşim birimleri arasındaki mevcut veya yeni düzenlenecek kadastral sınır, mevcut yol, kanal, tesis ve projeleri ile topoğrafik yapı dikkate alınır. Oluşturulan Blok Planları Bakanlık tarafından onaylandıktan sonra parselasyon çalışmalarına başlanır. b) Maliklerin istekleri de dikkate alınarak parsellerin arazi derecelendirmedeki hakedişlerden azami yüzde on ortak katılım payı düşüldükten sonra kalan miktarın toplamına eşit değerdeki alan, mümkünse tek parsel olarak tercih sırasına göre verilir. ç) Sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesisler eski maliklerine verilecek şekilde parsel planlaması yapılır. Ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteği dikkate alınır. " hükümlerine yer verilmiştir. 07/02/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Parsellerin yeniden düzenlenmesi" başlıklı 16. maddesinde de aynı hükümler yer almaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte incelenmesinden; davacının toplulaştırma kapsamında 50 taşınmazda toplam 10.214 m² hissesi bulunduğu, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın geldilerinin ... ada ..., ... parsel sayılı taşınmazlar olduğu, 8.312 m² yüzölçümlü ... ada ... parsel sayılı taşınmazda davacının 924,61 m² hissesinin bulunduğu, ... ada ... parsel sayılı taşınmazı davacının kardeşleri ile birlikte kullandığı seralarının üzerinde bulunduğu eski ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinden tahsis edildiği, ... ada ... sayılı taşınmazın 5 hissedar şeklinde tahsis edildiği, hissedarlardan 3 tanesinin, davacının kardeşi olan ve itiraz süreçlerinde davacı ile birlikte dilekçelerde ismi geçen ..., ... ve ... olduğu, bir tanesinin ... olduğu, ...'ın anılan taşınmazda kullanımının olmadığı görülmüştür. Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2025/1227 sayılı dosyasında ... tarafından Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve hissedarı olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada; davacının hissedarı olduğu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma işlemi ile Aksu Çayının yer değiştirmesine bağlı olarak ikiye bölündüğü, parselin bir kısmının Çayın Doğusunda bir kısmının ise Çayın Batısında kaldığı, davacının dava konusu toplulaştırma sahasında ... parselde bulunan toplam 31.795,56 m² hissesinin ... parsele hisseli olarak, ... parselde ise müstakilen dağıtıma tabi tutulduğu, davacının evinin, restoranının ve besihanesinin bulunduğu parsellerde hisseli dağıtım yapılarak müstakil olarak verilip verilmeyeceği hususunun davalı idarece değerlendirilmediği, başka bir deyişle tahsis işlemlerinde fiili kullanıma uygun parsel üretme ve tahsis etme imkanı bulunduğu halde alternatiflerin irdelenmediği, yapılan toplulaştırma işleminin arazi toplulaştırmasının dağıtım ilke, esaslarına, amacına ve ruhuna uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın temyizi üzerine Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/12/2025 tarih ve E:2025/1227, K:2025/7015 sayılı kararı ile İdare Dava Dairesi kararının onanarak kesinleştiği, anılan dosyada toplulaştırma ile ...'ın kullanımında olan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın hisseli olarak tahsis edildiği, hissedarların ..., ..., ..., ... ve .. olduğu, ... dışındaki diğer hissedarların parselde kullanımının olmadığı görülmüştür. İşbu dosya ve E:2025/1227 sayılı dosyadaki hususlar dikkate alındığında; davacının diğer parsellerdeki hisseleri taşınarak davacının kullanımında olan, seralarının bulunduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmaza kardeşleri ile birlikte tahsis yapılıp yapılamayacağı hususunun davalı idarece değerlendirilmediği, başka bir deyişle tahsis işlemlerinde fiili kullanıma uygun parsel üretme ve tahsis etme imkanı bulunduğu halde alternatiflerin irdelenmediği anlaşılmış olup yapılan toplulaştırma işleminin arazi toplulaştırmasının amacına ve ruhuna uygun olarak yapılmadığı ve toplulaştırma dağıtım ilke ve esaslarına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, anılan taşınmaza ilişkin davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ... sayılı parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının ... ada ... sayılı parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/1292, K. 2025/7010, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-1292-e-2025-7010-k-a93fd9f746e8