Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2024/259 E. 2025/4095 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2024/259
- Karar No
- 2025/4095
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/259 Karar No : 2025/4095
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan iş yerine ait iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin Osmangazi Belediye Başkanlığının 17/12/2020 tarihli yazısı ile bildirilen ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile anılan adreste iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almadan faaliyet gösterildiğinden bahisle ruhsat alınıncaya kadar iş yerinin kapatılmasına ve davacı şirkete 392,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Osmangazi Belediye Encümenin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; tüzel kişilere ait ticari işletmelerin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin olarak tüzel kişiye yapılacak tebliğin geçerli olabilmesi için, tebligatın, ticari işletmenin o işlemde yetkili ticari temsilcisine yapılmasının gerektiği, tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişilerin herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmaması veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olması durumunda, tebliğin tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine de yapılabileceği ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği, bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu hususun tebliğ mazbatasında belirtilerek tebliğin o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılacağına dair açık mevzuat hükümleri karşısında, davacı şirket tarafından işletilen ticari işletmenin, restorasyon projesine uygun hale getirilmesi için şirkete verilen (15) günlük sürenin, şirket adına tebligatı almaya ehil ve yetkili temsilciye tebliğ edilmediği, tebliğ işleminin gerçekleştirildiği mağaza müdürünün, ticari temsilcinin bulunmaması hallerinde tebliğ yapılabilecek kimselerden olduğuna veya ticari temsilciden sonra gelen ve bu işlerle görevlendirilmiş kimselerden olduğuna yönelik olarak dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı gibi, ilgili mağaza müdürüne ait görev tanımlarında da bu konuda bir bilginin yer almadığı, aksinin kabulü halinde dahi, mağaza müdürüne yapılacak tebligatın geçerli olabilmesi için yetkili temsilciye tebliğin yapılamaması durumunun tebliğ mazbatasında açıkça gösterilmesi gerektiği halde, somut olayda bu yönde bir belirlemenin de yapılmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, mağaza müdürüne yapılan tebligatın usulüne uygun şekilde yapılmış bir tebliğ sayılmasına olanak bulunmadığı anlaşıldığından, usulsüz şekilde yapılan tebligat ile verilen süre içerisinde, mevzuata aykırılıkların davacı tarafından giderilmediği gerekçesiyle işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline yönelik olarak tesis edilen davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu ... Tarih ve ... Sayılı Encümen Kararı Yönünden ise bahse konu bu işlemin dayanağı konumunda bulunan işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin işlemin Mahkemelerince hukuka aykırı olarak tesis edildiği tespit edildiğinden, davaya konu Encümen kararında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu işlemlerin hukuka uygun olarak tesis edildiği, şirket yetkilisinin her zaman yerinde olamayacağından mağaza müdürüne yapılan geçerli olacağının açık olduğu, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebligatın Yapılması" başlıklı 1. maddesinde: "Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır." hükmü, "Bilinen adrese tebligat" başlıklı 10. maddesinde; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir." hükmü, "Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat" başlıklı 12. maddesinde, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir" hükmü konulduktan sonra, 13. maddesinde, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlere yapılır" hükmüne yer verilmiştir. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Tüzel kişilere ve ticari işletmelere tebligat" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır." düzenlemesi, "Tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 21. maddesinde ise, "Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır. " kuralı getirilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, hükmi şahıslara yapılacak tebligatın usulüne uygun tebligat sayılabilmesi için öncelikle hükmi şahsın yetkilisine yapılması, yetkili kişinin bulunmaması durumunda, yetkili kişisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi bu işlerle görevlendirilmiş kişilere yapılması, bu kişilerin de bulunmaması durumunda tebligatın yapılacağı anda orada bulunan herhangi bir çalışana yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan iş yerinde yapılan denetim sonrasında düzenlenen 01/07/2020 tarihli denetim raporu üzerine ... tarih ve ... sayılı eksikliklerin on beş günlük süre içerisinde yerine getirilmesi istemli yazının 06/07/2020 tarihinde mağaza müdürü B.G.'e tebliğ edildiği, 29/07/2020 tarihinde düzenlenen denetim raporunda ise eksikliklerin giderilmediğinin görüldüğü, ... tarihli ... sıra nolu tespit tutanağında da eksikliklerin halen devam ettiğinin belirlendiği, bu tutanağında mağaza sorumlusu R.Y. tarafından tebellüğ edildiği, bunun üzerine davacıya ait iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin Osmangazi Belediye Başkanlığının 17/12/2020 tarihli yazısı ile bildirilen ... tarih ve E-... sayılı işlemi ile anılan adreste iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almadan faaliyet gösterildiğinden bahisle ruhsat alınıncaya kadar iş yerinin kapatılmasına ve davacı şirkete 392,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Osmangazi Belediye Encümenin ... tarih ve ... sayılı işleminin tesis edildiği, bu işlemlerin iptali istemiyle de iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu işlemlere esas olmak üzere işyerindeki eksikliklerin giderilmesi amacıyla on beş günlük süre verilmesine ilişkin yazının ve sürenin sonunda yapılan tespite ilişkin tutanağın davacı çalışanlarına tutanak ile tebliğ edilmesinden dolayı davacının eksikliklerden haberdar olduğu görülmektedir. İdare Mahkemesince, her ne kadar on beş günlük süre verme yazısına ait tebligatın yetkili ticari temsilcisine yapılması gerekirken mağaza müdürüne yapılmasının, usulüne uygun şekilde yapılmış bir tebliğ sayılmasına olanak bulunmadığından bahisle işyeri hakkında tesis edilen davaya konu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davaya konu işlemlerin iptaline karar verilmiş ise de; davacı şirket çalışanlarına yapılan tebligatın Tebligat Kanun'un 13. maddesine aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davaya konu işleme esas yazıya ait tebligatın usulsüz olduğundan bahisle dava konusu işlemlerin iptali yolundaki Mahkeme Kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.