Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/7124 E. 2025/15349 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/7124
Karar No
2025/15349
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7124 Karar No : 2025/15349

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 13/01/2014 - 18/10/2014 tarihleri arasında toplam 526,90-TL ödemede bulunduğu, örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine sms ile para gönderdiği, FETÖ/PDY'ye müzahir olması nedeniyle kapatılan Altınbaşak Eğitim Yayın Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Şirketi'ne 10/01/2014 - 15/06/2014 tarihleri arasında toplam 4.390,00-TL ödemede bulunduğu, çocuklarının FETÖ/PDY ile iltisaklı özel okullarda kaydının olduğu, davacının kurumu tarafından Komisyon'a intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; sosyal çevresinde ve kurumunda FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğunun bilindiği, FETÖ/PDY mensubu olduğuna dair ihbarın bulunduğu, teknoloji fakültesindeki FETÖ kadrolaşması faaliyetlerinde aktif rol aldığının çalışma arkadaşları tarafından bilindiğinin belirtildiğinin tespit edildiği, anılan tespitlerin incelenip değerlendirilmesinden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup bu haliyle Anayasamızda yer verilen sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılan davacının, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine ekli liste ile kamu görevinden çıkarılmasından sonra kamu görevine iadesi istemiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Üniversite kadrolaşmasında yer aldığı iddiasının gerçek dışı olduğu, bu hususu duruşmada belgelerle mahkeme heyetine aktardığı, üniversite yönetim kurulunun nesnel ve tarafsız şekilde davranmadığı, doçent kadrosunda görev yapıyorken kendi asistanını seçme imkanının üniversite yönetimince verilmediği, FETÖ yapılanması ile bağının bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararda usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NÜN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 19/07/2018 tarihinde sona ermiştir. 06/01/2017 tarih ve 29940 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkına Kanun Hükmünde Kararname'nin, yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun Hükmünde Kararname, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7084 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Daire Kanun ile kanunlaşmış olup, anılan Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2018/79, K:2022/135 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması sonucunda; Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı ve ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararları ile kamu davasının açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; Davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Altınbaşak Eğitim Yayın Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Şirketi'ne 10/01/2014 ve 15/06/2014 tarihleri aralığında toplam 4.390,00-TL ödemede bulunduğu, davacının çocuklarının FETÖ/PDY'ye müzahir eğitim kurumlarında kayıtlarının bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de; davacı tarafından bu tespitlere ilişkin olarak, ödemelerin iki çocuğunun eğitim kaydına ilişkin ücretten kaynaklandığının, ilk çocuğunun başarı bursu kazanması nedeniyle müzahir eğitim kurumuna kaydettirdiği, diğer çocuğunun da kardeş indiriminden faydalanması nedeniyle aynı okula gönderdiği, iki çocuğunun da şubat 2015 tarihi itibarıyla mezkur okullarla ilişiğini kestiği ileri sürüldüğü görülmüş, bu durumda okul eğitim ücreti ödemelerinden kaynaklandığı anlaşılan ödeme bilgileri ile eğitim kurumları arasında yer alan bir kurumda 2014-2015 öğrenim yıllarında kaydı bulunmasının örgütsel saikle yapıldığına ilişkin herhangi bir verinin dava dosyasında bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu ödemelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davacının kurumu tarafından OHAL işlemleri İnceleme Komisyonu'na intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; sosyal çevresinde ve kurumunda FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğunun bilindiği, FETÖ/PDY mensubu olduğuna dair ihbarın bulunduğu, teknoloji fakültesindeki FETÖ kadrolaşması faaliyetlerinde aktif rol aldığının çalışma arkadaşları tarafından bilindiğinin belirtildiği, değerlendirmesinde bulunulduğu tespitine yer verilmiş ise de; dava dosyasının incelenmesinden söz konusu tespiti doğrulayacak nitelikte bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından bu değerlendirmenin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 13/01/2014 ve 18/10/2014 tarihleri aralığında ödeme bilgisinin bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de; davacı tarafından Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemelerin mahiyetinin bilinmediği, devamlılığı konusunda da dosyada herhangi bir bilgi bulunmadığı ve bu ödemelerin örgüte yardım amacıyla yapıldığına yönelik somut bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu ödemelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine SMS yoluyla para gönderdiği hususu İdare Mahkemesi kararında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı noktasında hükme esas alınmış ise de, Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile gönderilen paraların insani duygularla bağış amacı dışında örgüte mali destek sağlamak amacıyla yapıldığına dair dava dosyasında herhangi bir somut tespit bulunmadığı anlaşıldığından, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/7124, K. 2025/15349, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-7124-e-2025-15349-k-0f93e41e068e