Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/8885 E. 2025/14896 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/8885
- Karar No
- 2025/14896
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/8885 Karar No : 2025/14896
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı dosyasında, "..örgüt mensubunun kullandığı operasyonel hat ile 01/11/2012-04/02/2013 tarihleri arasında (5) kez görüşme verilerinin bulunduğu tespit edilmişse de, görüşme içeriklerinin tespit edilemediği, bunun mahkumiyet için tek başına delil teşkil etmeyeceği, suçun unsurlarından olan bilerek ve isteyerek terör örgütüne üye olduğuna dair delil elde edilemediği" belirtilerek davacının beraatine karar verildiği, davacı hakkındaki personel bilgi dosyasından edinilen tespitlere gelince; "..." mahlaslı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyal içeriğinde yer alan listede davacının "3" şeklinde kategorilendirildiği, söz konusu (3) kodunun anlamının, "örgütü cemaat olarak bilen, ancak yapının iş ve işleyişi hakkında bilgisi olmayan şahıslar" şeklinde puanlamasının yapıldığı, öte yandan, uyuşmazlıkta resen araştırma ve davanın aydınlatılması yetkisi ve sorumluluğu kapsamında davacının söz konusu örgütle irtibatının tetkiki yolunda davalı idare, ilgili savcılık ve emniyet birimleri ile diğer ilgili kamu ve özel kurum/kuruluşlara yönelik Mahkemelerince tesis edilen 29/09/2022 tarihli ara karar üzerine gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; yukarıda değinilen tespit ve olgular dışında herhangi bir bilginin bulunmadığı, aleyhinde tanık beyanının bulunmadığı, örgüt içi iletişim programı olan Bylock tespiti ile Ankesör/Büfe gibi örgütsel haberleşme tespitinin bulunmadığı, örgütün uzantılarından Bank Asya isimli banka nezdinde hesabının, Cihan Medya Dağıtım A.Ş. nezdinde herhangi bir abonelik bilgisinin ve ödeme kaydının bulunmadığı, örgüte yardım ve destek mahiyetinde herhangi bir eyleminin olmadığı, ayrıca, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmalardan da davacı hakkında tanık beyanı ve herhangi bir bilginin bulunmadığı, somut olay incelendiğinde, dava konusu işlemin gerekçesini oluşturan dijital verilerin içeriğinde yer alan "3" kodlamasının anlamının, "örgütü cemaat olarak bilen, ancak yapının iş ve işleyişi hakkında bilgisi olmayan şahıslar" şeklinde olduğu dikkate alındığında, bunun örgütün içerisinde yer alan ve kazanılmış kişiden ziyade, ağırlıklı olarak örgüt tarafından ilgilenilen ve kazanılmaya çalışılan kişi şeklinde bir değerlendirmeye ve yoruma sebebiyet vereceği, bu durumda, dava konusu işleme esas tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatının ortaya konulması noktasında soyut şüphenin ötesine geçilerek, kabul edilebilir, makul ve objektif kuşkuya sebebiyet verir hukuki yeterliliğe ve elverişliliğe sahip olmadığı sonucuna varıldığından, davacının başvurusunun reddine dair dava konusu komisyon kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi talebine gelince; 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, bu madde kapsamında göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği kurala bağlanmış olup, dava konusu işlemin hukuka aykırılığı saptandığından, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların anılan madde hükmünde belirlenen usul çerçevesinde ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde davacının terör örgütü ile irtibat ve iltisakının olduğu sonucuna varıldığı, 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasının Anayasa ve mevzuat hükümlerine uygun ve kamu yararının gereği olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, yüzlerce asker, polis ve sivil vatandaşın şehit, binlercesinin de yaralanarak gazi olmasına neden olan bu hain darbe teşebbüsü Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratik hukuk düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve bu amacı gerçekleştirmek üzere, özellikle Devletin Mülkiye, Adliye, Emniyet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde kadrolaşmaya giden FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin "kamu görevinde çıkarılmasına ilişkin tedbirler" kapsamında olağanüstü hal döneminde birçok kanun hükmünde kararname yürürlüğe konulmuştur. 22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarih ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararıyla, 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ... ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Adalet Bakanlığı bünyesinde ... olarak görev yapan davacı, 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurusu ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, FETÖ terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf incelemesinden geçmek suretiyle 16/10/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında; "Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Adliye Mahrem Yapılanması içerisinde, ....Denetimli Serbestlik Bünyesinde öğretmen olarak görev yapan Z.Y isimli şahsın mahrem sorumlu olarak faaliyette bulunduğu tespit edilmiş, ayrıca terör örgütünün Adliye Mahrem Yapılanması içerisinde görev aldıkları ve kendi sorumluluklarında bulunan kişilerle operasyonel (kendileriyle ilgili olmayan başka bir kişi adına hat) hat kullandıkları tespit edilen mahrem sorumlulardan, Z.Y isimli örgüt mensubunun kullandığı A.Y.S adına kayıtlı ... numaralı operasyonel hat ile sanık G.A. adına kayıtlı olan ... numaralı hat arasında 01/11/2012 ile 04/02/2013 tarihleri arasında (5) kez olmak üzere toplam 198 saniye görüşme verilerinin bulunduğu" tespitine yer verilmiştir. Öte yandan, yukarıda yer verilen ceza mahkemesi kararında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün adliye mahrem yapılanması içerisinde yer aldığı tespitine yer verilen Z.Y isimli şahıs hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, hakkında verilen 9 yıl hapis cezası Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...tanık M.T. Alınan Beyanında: 'Ben 2012 yılında zabıt katipliği sınavına hazırlanıyordum, o dönemde cemaat olarak bilinen yapı içerisinde halamın oğlu H.B. da vardı, bu kişi bana Burç Okulları'nda katiplik sınav ortamı sağlanarak klavye çalıştırıldığını söylediği için ben de bu okula gitmiştim, böylelikle sanık Z.Y'ı 2012 yılında Burç Okulları'nda gördüm, Burç Okulları'nda on parmak eğitimi için gitmiştim, bu kişi orada gözetmenlik yapıyordu, kendisi bize yani orada bulunan kursiyerlere hitaben kendini ... olarak tanıtıyordu, ben daha sonra girmiş olduğum katiplik sınavını kazandım ve Tarsus ilçesinde göreve başladım, göreve başladıktan 2-3 hafta sonra sanık Zeynelabidin beni arayarak, Tarsus'ta ... isminde biri olduğunu, bu kişi benimle tanıştıracağını ve ihtiyacım olması halinde bana yardımcı olacağını söyledi, tanıştırdığı ... ile birbirimize telefonlarımızı verdik, daha sonra ... isimli kişi beni birkaç kez gülen cemaati sohbetlerine çağırdı, 3-4 kez gittim, bu sohbetlere yine aynı adliyede katip olan arkadaşım U.A. da katılmıştı, ben bir süre sonra ...'a bir daha beni çağırmasınlar katılmayacağım diye söyledim, ... da bana zaten ben de katılmayacağım dedi, hatırladığım kadarıyla ... zaten bu cemaatin evinde kalıyordu, katılmayacağım dediği süreçte evden de ayrıldığını ifade etmişti, ... isimli kişi Tarsus'ta tanıştıktan bir süre sonra himmet mahiyetinde bir talepte bulundu, ancak ben yeni evlendiğimi bahane göstererek vermedim.' şeklinde beyanda bulunmuştur." yönünde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, Denetimli Serbestlik Bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken Adliye Mahrem Yapılanması içerisinde görev alan ve kendi sorumluluğunda bulunan kişilerle operasyonel (kendileriyle ilgili olmayan başka bir kişi adına hat) hat kullanmak suretiyle görüştüğü tespit edilen Z.Y isimli örgüt mensubunun kullandığı A.Y.S. adına kayıtlı ... numaralı operasyonel hat ile davacı adına kayıtlı olan numaralı hat arasında 01/11/2012 ile 04/02/2013 tarihleri arasında (5) kez olmak üzere toplam 198 saniye görüşme verilerinin bulunduğu, Z.Yın silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yargılandığı Ceza Mahkemesi kararında yer alan M.T. isimli şahsın beyanında, Z.Y'ın klavye kursunda gözetmen olduğuna dair beyanları ile "..." mahlaslı gizli tanıktan ele geçirilen dijital materyal içeriğinde yer alan listede davacının "3" şeklinde kategorilendirildiği, söz konusu (3) kodunun anlamının, "örgütü cemaat olarak bilen, ancak yapının iş ve işleyişi hakkında bilgisi olmayan şahıslar" şeklinde kodlandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.