Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/13776 E. 2025/6888 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/13776
- Karar No
- 2025/6888
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13776 Karar No : 2025/6888
DAVACI : ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Antalya İli, Kumluca İlçesi, ... (...) ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı davacının maliki olduğu taşınmaz ile ilgili olarak davacı tarafından yapılan 14/06/2023 tarihli başvurunun reddine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işlemi ile anılan işlemin hukuki dayanağı niteliğindeki 22/05/2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in "Trampa edilebilecek taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında" ibaresi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan (ç) bendinde yer alan "Sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Antalya İli, Kumluca İlçesi, ... (...) ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazın maliki olduğu; anılan taşınmazın Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 28/07/1992 tarih ve 1552 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21/09/2010 tarih ve 4435 sayılı kararı ile sit alanının sınırlarının son şeklini aldığı; Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 26/11/2021 tarih ve 1936486 sayılı yazısında belirtildiği üzere, idarenin bütçe yetersizliği gerekçe gösterilerek kamulaştırma yoluna gitmediği; tarafınca yöneltilen trampa talebinin ise, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 15/f maddesi ve Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin birinci fıkrası gerekçe gösterilerek reddedildiği; anılan Yönetmelik hükmü uyarınca sit alanında kalan ve trampa yapılacak taşınmazla ilgili 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı arandığı, 31 yıldır bölgede koruma amaçlı imar planı yapılmadığı; belediye başkanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında plan yapılması konusundaki uyuşmazlık nedeniyle plan sürecinin sonuçlanmadığı; öte yandan, taşınmazı arkeolojik sit alanı tescil kararından sonra satın alanların trampa hakkından yararlanmasına engel teşkil eden 2863 sayılı Kanun'un 15/f maddesi ile bu Kanun'a dayalı olarak çıkartılan Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine ve Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına aykırı olduğu; Antalya İli, Kumluca İlçesi, ... (...) ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı maliki olduğu taşınmaz ile ilgili olarak tarafınca yapılan 14/06/2023 tarihli başvuru ile trampa talebinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işlemi ile zımnen reddedildiği, söz konusu işlemde, koruma amaçlı imar planının ilgili belediyesi veya bölgedeki taşınmazlar maliklerinin önerisini müteakip hazırlanması gerektiğinin bildirildiği; bu nedenle trampa talebinin reddine dair ... tarihli, ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen 22/05/2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in "Trampa edilebilecek taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında" ibaresi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan (ç) bendinde yer alan "Sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen" ibaresinin hukuka aykırı olduğu; öte yandan, 2863 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan "Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, (…) başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacı tarafından 16/05/2017 tarihinde BİMER başvurusu ile uyuşmazlık konusu taşınmazın trampa edilmesinin talep edildiği, Antalya Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün davacıya bildirilen 26/05/2017 tarih ve 106077 sayılı yazısında, taşınmazın Antalya Müze Müdürlüğünce incelenmesinin istenildiği, Antalya Müze Müdürlüğü uzmanlarınca hazırlanan 15/08/2017 tarihli raporda, taşınmazın Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 28/07/1992 tarih ve 1522 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil ediliği ve 21/09/2010 tarih ve 4435 sayılı kararı ile sınırlarının son şeklini aldığı; davacının maliki olduğu taşınmazın %40'ının 1. derece arkeolojik sit alanı, %30'unun 3. derece sit alanı içinde kaldığı, geriye kalan %30'luk kısmın ise, sit alanı dışında kaldığı; söz konusu alanın izinli kazı alanlarından olmadığı ve koruma amaçlı imar planı bulunmadığı; taşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanında kalmasının mülkiyet hakkının tamamen kısıtlanması anlamına gelmeyeceği, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun (savunma dilekçesinde sehven "Koruma Bölge Kurulunun" şeklinde yazılmıştır.) 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı "Arkeolojik Sitler Koruma ve Kullanma Koşulları" başlıklı İlke Kararı uyarınca dava konusu taşınmazın 3. derece arkeolojik sit alanında kalan kısımda yeni uygulamalara izin verilebileceği; sit alanının ilk olarak tescil edildiği 28/07/1992 tarihinden itibaren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 6. maddesi uyarınca Bakanlık tarafından fiilen kamu hizmetine ayrılmadığı veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilmediği; kamulaştırma ödeneğinin yeterli olmaması nedeniyle taşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanında kalan kısmının kamulaştırılmasının gerçekleştirilemediği; taşınmazın tapu kaydının "şerh/beyan/irtifak" bölümüne 06/03/2003 tarihinde konulan 1. derece arkeolojik sit alanı şerhinden sonra, davacının taşınmaza 22/06/2012 tarihinde satış yoluyla malik olduğu, dava konusu taşınmazın davacı tarafından arkeolojik sit alanında kaldığına dair bilgi görülerek satın alındığı, bu durumun dava dosyasına sunulan Kumluca Tapu Müdürlüğünün 25/11/2021 tarih ve 3197997 sayılı yazısından anlaşılacağı; dolayısıyla davacı tarafından kısmen sit alanında kaldığı bilinerek satın alınan taşınmaz nedeniyle zarara uğramasından söz edilemeyeceği; diğer taraftan Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulanması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik hükümleri uyarınca koruma amaçlı imar planlarının ilgili yerel idareler veya taşınmaz sahipleri tarafından sit alanı bütününde hazırlanarak Bakanlığa iletilmesi halinde, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu görüşleri göz önünde bulundurularak Bakanlıkça değerlendirme sürecinin başlatılabileceğinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün 10/07/2023 tarih ve 3909946 sayılı yazısı ile davacıya bildirildiği; dava konusu taşınmazın turizm amaçlı kullanma olanağı bulunmadığından, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünce kamulaştırılmaya konu edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Antalya İli, Kumluca İlçesi, ... (...) ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı davacının maliki olduğu taşınmaz ile ilgili olarak davacı tarafından yapılan 14/06/2023 tarihli başvurunun reddine yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işlemi ile anılan işlemin hukuki dayanağı niteliğindeki 22/05/2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in "Trampa edilebilecek taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında" ibaresi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan (ç) bendinde yer alan "Sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen" ibaresinin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı görülmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işleminin, davacı tarafından yapılan 14/06/2023 tarihli başvuruya cevaben tesis edildiği, davacı tarafından söz konusu başvuruda, 2863 sayılı Kanun uyarınca koruma amaçlı imar planı yapılmasının talep edildiği, buna karşın dava dilekçesinde anılan işlemin davacı tarafından "trampa talebinin reddi" olarak nitelendirildiği görüldüğünden; görülmekte olan dava kapsamında iptali istenilen bireysel işlemin açıklığa kavuşturulması amacıyla, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Antalya İli, Kumluca İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, ... Ada ... parsel sayılı hazine arazisi ile trampa edilmesi istemiyle yaptığı 14/06/2023 tarihli başvurunun reddine ilişkin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işlemi ile Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları İle Değiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin "Trampa edilebilecek taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "koruma amaçlı imar planında" ibaresinin ve aynı maddenin 3. fıkrasının (ç) bendinin iptali istemiyle açılmıştır. Davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 15. maddesinin (f) bendinde, "Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez. Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. Bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli, 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödenir. Bu bentle ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 2863 sayılı Kanun'un yukarıda anılan hükmü uyarınca 22/05/2010 tarihli, 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları İle Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in, "Trampa edilebilecek taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinin, davacı tarafından iptali istenilen kısımları incelendiğinde, dayanağı Kanun hükmüne paralel olarak maddenin 1. fıkrasında, sit alanlarından, 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanı ile 1. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen alanların Hazine taşınmazlarıyla trampa edilebileceğinin; 3. fıkrasının (ç) bendinde ise, sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen taşınmazların, mevzuatta öngörülen diğer koşullar gerçekleşse bile, trampa taleplerine konu edilemeyeceğinin düzenlendiği görüldüğünden, dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamamaktadır. Davanın Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işleminin iptali istemine ilişkin kısmına gelince; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları İle Değiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin yukarıda yer verilen hükümlerinin değerlendirilmesinden; bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanının bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durduracağı ve plan yapmaya yetkili idarelere sit alanı ilanından itibaren belirli bir süre içinde koruma amaçlı imar planı yapma zorunluluğunun getirildiği; 2863 sayılı Kanunun ilgili maddesinde ayrı ayrı sayılarak (kaya mezarlıkları, höyükler, tümülüsler vb.) somutlaştırılmış olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve bunların korunma alanları ile tarihi, kültürel veya tabiat güzelliklerinin alanın bütünselliğiyle beraber koruma altına alındığı alanı ifade eden sit alanlarının birbirinden farklılık arz ettiği; bu ayrımın bir sonucu olarak, gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları için anılan Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, Bakanlığın hazırlayacağı programlar dahilinde kamulaştırılma esası getirilmiş iken, sit alanlarında bulunan ve gerçek veya tüzel kişilerin mülkiyetine geçmiş olan taşınmazlar için kamulaştırma esasının benimsenmeyip, bu taşınmazlar için aynı maddenin (f) bendinde, başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilme imkanının getirildiği; bu imkana ilişkin usul ve esasların düzenlendiği Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları İle Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelikte ise taşınmazların 1. veya 2. derece arkeolojik sit veya 1. derece doğal sit alanında olmasının ve eğer belirtilen sit alanı Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alan niteliğinde değilse, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planıyla kesin inşaat yasağı getirilmiş olmasının trampa talebinin kabul edilebilmesi için gerekli şartlar arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait taşınmazın, mülga Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 28/07/1992 tarihli, 1522 sayılı kararıyla 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği ve aynı Kurul'un 21/09/2010 tarihli, 4435 sayılı kararıyla da sınırlarının son şeklinin belirlendiği; taşınmazın bulunduğu alana ilişkin olarak yapılmış bir koruma amaçlı imar planının bulunmadığı; davacının, söz konusu taşınmazı, tapu kütüğüne sit alanı olduğuna dair şerh konulduktan sonra 22/06/2012 tarihinde satış yoluyla edindiği; taşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen kısmında, henüz koruma amaçlı imar planı bulunmasa da, mevzuat gereği geçerli olan kesin inşaat yasağı nedeniyle inşai ve tarımsal faaliyetlerde bulunamadığı anlaşılan davacının, taşınmazının bu kısmının Hazine taşınmazlarıyla değiştirilmesi amacıyla davalı Bakanlığa yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde yukarıda anılan mevzuat kurallarına aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Antalya İli, Kumluca İlçesi, ... (...) ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 28/07/1992 tarih ve 1552 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği ve Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21/09/2010 tarih ve 4435 sayılı kararı ile sit alanının sınırlarının son şeklini aldığı görülmektedir. Davacının maliki olduğu taşınmazın bulunduğu alanda, 2863 sayılı Kanun hükümleri uyarınca koruma amaçlı imar planı hazırlanması talebiyle davacı tarafından yapılan 14/06/2023 tarihli başvuru; taşınmazın bulunduğu alanda Bakanlıkça onaylı alt ölçekli imar planı (koruma amaçlı imar planı dahil) bulunmadığı; alanın 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kalması nedeniyle, Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulanması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, koruma amaçlı imar planlarının ilgili yerel idareler ve taşınmaz sahipleri tarafından sit alanı bütününde hazırlanarak Bakanlığa iletilmesi halinde, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu görüşleri göz önünde bulundurulmak suretiyle Bakanlıkça değerlendirme sürecinin başlatılabileceği gerekçesiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine; davacı tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işlemi (dava dilekçesinde bu işlem davacı tarafından, Antalya İli, Kumluca İlçesi, ... (...) ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın, ... ada, ... parsel sayılı Hazine Arazisi ile trampa talebinin reddedilmesi olarak nitelenmiştir) ile bu işlemin hukuki dayanağı niteliğindeki 22/05/2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in "Trampa edilebilecek taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında" ibaresi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan (ç) bendinde yer alan "Sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen" ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü, Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması" başlıklı 63. maddesinde ise; "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek-1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.." hükmüne yer verilmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde:"Sit"; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır. " olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde "(Ek: 17/6/1987 - 3386/5 md.; Değişik: 25/6/2009-5917/24 md.) Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, (Anayasa Mahkemesinin 3/7/2014 tarihli,E:2014/50, K:2014/124 sayılı kararıyla bu bendin ilk cümlesinde yer alan, “…aynı ada içerisindeki bütün parsel maliklerinin başvurusu ve karşılığında önerilen parsellerin tamamının kabulü koşuluyla,…” ibaresi iptal edilmiştir...) başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez. Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. Bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli, 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödenir. Bu bentle ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Bu hükümle ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmüne; aynı Kanun'un 17. maddesinde ise, "Bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plân uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plân kararları ve notları alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanır.(Değişik ikinci paragraf: 8/8/2011-KHK-648/42 md.) Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, koruma bölge kurulu tarafından üç ay içinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Belediyeler, valilikler ve ilgili kurumlar söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı imar planı hazırlatıp incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna vermek zorundadır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle plan yapılamadığı takdirde koruma bölge kurulunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır. (...)" hükmüne yer verilmiştir. 22/05/2010 tarih ve 27588 sayılı Resmî Gazete yayımlanan Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları İle Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesinde "Bu Yönetmelik; gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan, içinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları bulunması nedeniyle sit alanı ilan edilen ve kesin inşaat yasağı getirilen taşınmazların Hazine taşınmazları ile değiştirilmesi usul ve esaslarını kapsar." düzenlemesine, 2. maddesinde "(1) Bu Yönetmelik; 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine dayanılarak hazırlanmıştır." hükmüne, 4. maddesinin birinci fıkrasında "Sit alanlarından, I. ve II. derece arkeolojik sit alanı ile I. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu yerlerde kalan ve Bakanlık tarafından her yıl belirlenecek trampa programlarına alınan yerlerde bulunan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazlar Hazine taşınmazları ile trampa edilebilir." düzenlemesine, aynı fıkranın dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan (ç) bendinde "Sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen" (anılan bent, 31/05/2024 tarih ve 32562 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesi ile "Sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, hissedarlar arasında yapılan devirler veya sonradan edinime konu kısmın bedelsiz olarak Hazine adına tesciline muvafakat edilenler veya miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen" şeklinde değiştirilmiş olup; Yönetmelik'in iptali talep edilen m.4/1-ç hükmü ile benzer nitelikteki kurala, yeni düzenlemede de yer verildiği görülmektedir.) düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen kuralların birlikte değerlendirilmesinden, kısmen veya tamamen özel mülkiyete geçmiş olan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve koruma alanlarının Bakanlığın hazırlayacağı bir program dahilinde kamulaştırılacağı, sit alanı ilan edilen ve koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen taşınmazlar için takas talebinde bulunulabileceği, takas işlemine ilişkin usul ve esasların yönetmelikte düzenleneceği, takas talebinin kabul edilebilmesi için taşınmazın sit alanında olması ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı bulunmasının gerektiği, kanun hükmü gereği plan yapmaya yetkili idarelere sit alanı ilanından itibaren belirli bir sürede koruma amaçlı imar planını yapma zorunluluğu getirildiği görülmekte olup; sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen taşınmazlara ilişkin trampa taleplerinin değerlendirilmeyeceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir. Dosyanın incelenmesinden; Antalya İli, Kumluca İlçesi, ... (...) ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı 17.630,67 m2'lik tarla vasıflı taşınmazın Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 28/07/1992 tarih ve 1522 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21/09/2010 tarih ve 4435 sayılı kararı ile sınırları son şeklini alması sonucunda, dava konusu taşınmazın 8.059,23 m2'lik kısmının 1. derece, 5.071,23 m2'lik bölümü 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı, 4.500,08 m2'lik bölümünün ise, arkeoljik sit alanı dışında kaldığı, davacı tarafından ... tarih ve ... yevmiye numarası ile dava dışı Mustafa Kaplan'dan satış yoluyla edinildiği; anlan taşınmazın beyanlar hanesinde 1.derece arkeolojik sit alanı şerhi bulunduğuna ilişkin kaydın ise, ilk olarak 06/03/2003 tarihinde konulduğu, yukarıda yüzölçümleri belirtilen bölümlerin 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanında kaldığına ilişkin şerhin ise 23/07/2018 tarihinde tapu kaydına verildiği; öte yandan, söz konusu taşınmazın bulunduğu alana yönelik 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları bulunmasına karşın, koruma amaçlı imar planının henüz yapılmadığı, 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanında kalan bölümünün halihazırda kullanılmadığı ve yüzeyde antik yapı kalıntısının bulunmadığı, taşınmazın bulunduğu alanda bugüne kadar arkeolojik kazı çalışması yapılmadığı hususunun Antalya Müze Müdürlüğü görevlilerince hazırlanan 11/05/2023 tarihli raporda belirtildiği görülmektedir. Davanın düzenleyici işleme (Yönetmelik hükümlerine) ilişkin kısmı yönünden; Davacı tarafından; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan "Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez." hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. 22/05/2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in iptali istenilen "Trampa edilebilecek taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında" ibaresi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan (ç) bendinde yer alan "Sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen" ibaresi incelendiğinde; söz konusu düzenlemelerin dayanağı olan Kanun hükmüyle aynı nitelikte olduğu, Kanun hükmüne aykırı veya bu hükmü değiştirecek nitelikte hususlar içermediği görülmektedir. Bu itibarla, dayanağı Kanun hükmüyle aynı nitelikte olan, Kanun hükmüne aykırı veya bu hükmü değiştirecek nitelikte düzenleme getirmeyen 22/05/2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in "Trampa edilebilecek taşınmazlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında" ibaresi ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan (ç) bendinde yer alan "Sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerh konulduktan sonra, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında sonradan edinilen" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davanın Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işlemine ilişkin kısmına gelince; Uyuşmazlıkta, Antalya İli, Kumluca İlçesi, ... (...) ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın kısmen 1. derece, kısmen 3. derece arkeolojik sit alanı ilan edilen alan içerisinde kaldığından bahisle, taşınmazın bulunduğu alanı da kapsayacak biçimde 2863 sayılı Kanun'un emrettiği biçimde koruma amaçlı imar planının hazırlanması talebini içeren 14/06/2023 tarihli başvuru üzerine, tesis edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı işleminde, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda Bakanlıkça onaylı alt ölçekli imar planı (koruma amaçlı imar planı dahil) bulunmadığı; alanın 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kalması nedeniyle, Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulanması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, koruma amaçlı imar planlarının ilgili yerel idareler ve taşınmaz sahipleri tarafından sit alanı bütününde hazırlanarak Bakanlığa iletilmesi halinde, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu görüşleri göz önünde bulundurulmak suretiyle Bakanlıkça değerlendirme sürecinin başlatılabileceği gerekçesiyle reddedildiği görülmekle birlikte; dava dilekçesinde bu işlemin davacı tarafından, "Antalya İli, Kumluca İlçesi, ... (...) ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın, ... ada, ... parsel sayılı Hazine Arazisi ile trampa talebinin reddedilmesi" olarak nitelendiği hususu dikkate alındığında, gelinen aşama itibarıyla usul ekonomisi gereği, dava konusu işlemin trampa talebinin reddedilmesi olarak değerlendirilmesi ve görülmekte olan davanın bireysel işleme yönelik incelemenin bu kapsamda yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda; uyuşmazlık konusu taşınmazın sit alanı olduğuna dair tapu kütüğüne şerhin ilk olarak konulduğu 06/03/2003 tarihinden sonra, davacı tarafından 22/06/2012 tarihinde satış yoluyla edinildiği, taşınmazın satın alındığı tarih itibarıyla tapunun beyanlar hanesinde yer alan "1. derece arkeolojik sit alanı şerhi" nedeniyle, taşınmaz üzerinde kısıtlama bulunduğunu bilebilecek durumda olan davacının, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri kapsamında yaptığı trampa talebinin değerlendirilmesine yasal olanak bulunmadığından, söz konusu talebin reddine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 23/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.