Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/11927 E. 2025/3685 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/11927
- Karar No
- 2025/3685
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11927 Karar No : 2025/3685
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Vakfı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Konya İli, Meram İlçesi, ... Mahalle,... pafta, ... ada,...,...,...,... parsellerde yer alan mülkiyeti özel, davacı idareye ve mülhak vakfa ait olan Gevraki Hanı Dükkanlarının, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. ve 6. maddelerinde belirtilen nitelikleri taşımadığından bahisle, tescilinin uygun olmadığına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Konya Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu kararına karşı yapılan itirazın kabul edilerek, anılan kurul kararının iptaline, ... ada, ...,...,...,... parsellerde yer alan ve kısmen de ... ada, ... ve ... parseller devam ettiği anlaşılan yapıların tescil edilmesine ilişkin çalışmaların yapılarak, konunun Konya Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunca yeniden değerlendirilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararı ile (bu karar doğrultusunda) anılan parsellerde yer alan Gevraki Hanı Dükkanlarının, 2863 sayılı Kanun uyarınca "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine, koruma grubunun "II. grup yapı" olarak belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla iki sanat tarihçisi, mimar, arkeolog ve şehir plancısından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; ... Hanı Dükkanlarının, Geç Osmanlı dönemi yapılarına ait özellikleri taşıdığı, özgün olma niteliğine sahip olduğu, sanatsal özelliklerini devam ettirdiği, taşınmazlar arasında kullanılamaz halde bir işyerinin bulunmadığı, 660 sayılı İlke Kararı kapsamında rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanarak söz konusu taşınmazların ihya imkanının bulunduğu, taşınmazlarda kullanılan taşıyıcı duvarların tamamının özelliğini koruduğu, yapıların Buğday Pazarı, Bulgur Tekkesi ve Bedesten yapılarıyla bir bütünlük oluşturduğu, dükkanların günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerden olan semercilik, keçecilik, demircilik, bakırcılık, kalaycılık, tenekecilik vb işyerlerinden oluştuğu, çevresinin imar planında özgülendiği fonksiyon bakımından söz konusu yapıların kültür varlığı olarak tescillerinin şehircilik ilkelerine de uygun olduğu anlaşıldığından, belirtilen bu sebeplerle Konya İli, Meram İlçesi, ... Mahallede bulunan, ... Ada, ...,...,...... parseller ile kısmen ... ada ... ve ... parsellerde yer alan, Konya Büyükşehir Belediyesi ve mülhak vakıfa ait özel mülkiyet malı olan ... Hanı Dükkanlarının, 2863 sayılı Kanun'un 3. ve 6. maddeleri ve aynı Kanun'un 7. maddesi doğrultusunda korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmesine, yapı grubunun II. grup olarak belirlenmesine ve tescil fişinin onaylanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kaynaklardan edinilen bilgiye göre ... Medresesinin 1718 yılında yaptırıldığı, ancak eserin günümüze kadar ulaşmadığı, dükkanların yok olan Gevraki Medresesi yerine yapıldığı, günümüzde kaybolan mesleklerin icra edilmelerinin mezkur dükkanlara tarihi değer atfedilmesinin gerekçesi olmayacağı, Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından daha önce dava konusu dükkanların, 2863 sayılı Kanun'un 3. ve 6. maddelerindeki nitelikleri taşımadığından korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesinin uygun olmadığına karar verildiği, kurul kararlarının birbiriyle çeliştiği, ... Medresesine ait Vakfiye'de dükkanların belirtilen özellikleriyle fiili durumdaki özelliklerinin uyuşmadığı, dolayısıyla orijinal dükkanların günümüze kadar ulaşmadığının anlaşıldığı, esnafla şifahi yapılan görüşmelerde dükkanların 1950-1960 yılları arasında yapıldığının belirtildiği, dolayısıyla söz konusu yapıların; plan, yapı elemanları ve süsleme açısından tarihi değer taşımadığı belirtilerek, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, ilgili uzmanlar tarafından hazırlanan raporlar, yapıya ilişkin yayınlar, alanın güncel fotoğrafları ile ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, bilimsel verilere dayalı olarak yapıların kültür varlığı özelliği taşıdığı anlaşıldığı, nitekim bilirkişi raporunda da bu hususun vurgulandığı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.