Danıştay · 2. Daire
Danıştay 2. Daire 2021/9259 E. 2023/6298 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 2. Daire
- Esas No
- 2021/9259
- Karar No
- 2023/6298
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9259 Karar No : 2023/6298 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü . VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Hatay İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, amirin emrini yapmadığı, emrin yerine getirilmemesi sonucu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin itibarının düşürüldüğü ve zarara uğratıldığından bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının, İl Emniyet Müdürünün olay yerine gitmeyerek Kırıkhan'da kalmaları yönündeki talimatına rağmen, Adana Cumhuriyet Savcısının telefonla kendisinin olay yerine götürülmesi yönündeki talimatı üzerine Kırıkhan ilçesinde bekledikleri petrol istasyonundan ayrılarak ekibi ile birlikte jandarmanın sorumluluk sahasında bulunan olay yerine gittiği ve yaklaşık 10-15 dakika boyunca MİT tırının bulunduğu yerde kaldığı hususu sabit olup, davacının adli kolluk personeli olarak amiri konumunda olan Adana Cumhuriyet Savcısının 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'na aykırı olarak vermiş olduğu emri yerine getirmek suretiyle idari amiri olan İl Emniyet Müdürünün emrine aykırı hareket ettiği, öte yandan MİT tırının durdurulması ile eş zamanlı olarak görsel ve yazılı medyada yer aldığı ve yurt içi ve yurt dışı kamuoyunda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin itibarını düşürücü haber içerikleri de göz önünde bulundurulduğunda "davacının amirin emrini yapmamak" şeklindeki eyleminin Türkiye Cumhuriyeti Devletini zarara uğrattığı, fiilin ağırlığına göre davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; idari amiri olan İl Emniyet Müdürünün ''olay yerine gitmeyin'' şeklindeki talimatına uygun olarak uzun bir süre Kırıkhan'da bir petrol istasyonunda beklediği, akabinde adli amiri olan Cumhuriyet Savcısının kendisini olay yerine götürme talimatı nedeniyle olay yerine gittiği, tırların aranması ve durdurulması işlemlerinin jandarma görevlileri tarafından yapılmış olduğu, kendisi ve ekibinin tırın aranması, durdurulması ve bekletilmesi aşamalarında herhangi bir fiillerinin bulunmadığı, olay yerine gidildikten yaklaşık 10 dakika sonrasında da olay yerinden ayrıldıkları, adli görevde iken idarenin hakkında idari soruşturma yapma yetkisi bulunmadığı, devletin itibarının düşürüldüğü ve devletin zarara uğratıldığı ve hizmetin geciktirildiğinden bahisle ağır ceza uygulamasıyla meslekten çıkarma cezası verilmiş ise de; olayda devletin itibarını zedeleyecek ve devleti zarara uğratacak herhangi bir fiilinin bulunmadığı gibi dava konusu işlemde devletin itibarı ne şekilde zedelendiği hususunun da açıkça belirtilmediği, soruşturma dosyasında soruşturma olurunun olmamasının, vali ve görevli savcılar dahil diğer ilgililerin tümünün ifadelerinin alınmamasının usul ve mevzuata aykırı olduğu, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen...günlü, E:..., K... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.